Yücel; ‘Bütün Taşeronlar Kadro’ya alınmalıdır’

Röportaj: Fatoş TEKBAŞ Kamuoyu, HAK-İş’i iktidara yakınlığı ile biliyor. Hizmet İş Adana Şube Başkanı Abdurrahman Yücel’e sorduğumuzda, aldığımız yanıt ‘Evet’ oluyor.
Bu haber 2016-03-16 10:31:34 eklenmiş ve 591 kez görüntülenmiştir.

Lakin diyerek şu açıklamayı paymaktan geri durmuyor. ‘Biz hükümete yakınız, yakınlığımız da var, karşı çıktığımız konularda var.’ diyerek 12 Eylül darbesinde yargılanan bir sendika olduklarının altını çizip, 28 Şubat’ta beşli çetenin insiyatifini almayan tek Konfederasyon olduklarını, tek tip sendikal anlayışını yıktıklarına vurgu yaptı. Ak Parti iktidarında emekçi kesimin alacağı 13,5 katrilyon devletten alacağını Hak-İş’in çalışmalar neticesinde kazanıldığını kaydetti. Karşı çıktıkları diğer bir hususun ise, HAk-İş bünyesinde 150-200 bin taşeron işçinin olduğunu, tamamının kadroya alınması için girişim başlattıklarını, yapılmadığı takdirde Hak-İş olarak 81 ilde muaza davaları açacaklarını, yapılanların eşitlik ilkesine aykırı olduğunun alıtın çizerek, taşeron işçilerinin bir an önce kadroya alınması çağırısında bulundu.  

 

Son yıllarda sendikal mücadele de, bir yıldız gibi yükselen ve değer kazanan Hizmet-İş Adana Şube Başkanı Abdurrahman Yücel; 7/24 emekçi kesimin yanında. Kamuda kadrolu ve taşeron çalışan emekçilerin sendikal haklarını kazanabilmesi için var gücüyle çalışıyor. Girilmedik kamu-kurum ve kuruluşlarını bırakmıyor. Türkiye’nin ikinci büyük HAK-İş Sendikasında yıllardır sendikal mücadele veren Abdurrahman Yücel, sendikanın Akdeniz Bölgesinde kök salmasında, bir bebek gibi büyütüp serpilmesinde büyük emeği var. Adana Hizmet-İş Sendikası Şube Başkanı Abdurrahman Yücel sendikalaşmayı ve örgütlenmeyi  şu sözlerle özetliyor. “İşçilerin örgütlü olması şart değil, FARZ’dır.” Diyerek, işin kutsallığına vurgu yapıyor.  Hz. Peygamberin Hadisi’nde dediği gibi; “Bir çalışanın alın teri kurumadan hakkını verin” buna gönülden amentü gibi inanmış bir sendikacı ve öyle hareket ediyor.

Abdurrahman Yücel masa başında oturan bir sendikacı değil, kapı kapı dolaşıyor, sosyal biri, Adana Ak Parti il kurucularından biri. Siyasi rant peşinde olmadığı için, siyasi kimliğini bir kenara bırakmış. Aynı zamanda bir sivil toplum örgütü başkanı.  Kamuda çalışan taşeron işçilere seslenerek: örgütlenme çağrısında bulundu. Örgütlenmenin gücüne inandığını kaydeden Başkan Yücel; Taşeron’da çalışanların yıllık izinlerini kullanma hakkını, Hak-İş’in taşeronlar üzerinde yaptığı çalışmaların ürünü olarak bu hakkın kazanıldığını kaydederek; bu düzenlemelerin mimarının Hak-İş Konfederasyonun olduğunu özellikle belirtiyor.  Bunun semeresini de çalışan emekçilerin dualarını aldıklarını kaydediyor ve en büyük ödülün bu olduğunu söylemeden geçmiyor.  

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ABDURRAHMAN YÜCEL

1957 Adıyaman doğdu. 1979-1989 tarihleri arasında Sabancı Kuruluşuna ait Ceyhan Yolu Üzerinde Temsa da işçi olarak çalıştı. 1989 Yılında HAK-İş Konfederasyonuna bağlı Özdemir-İş Sendikası Şube Başkanlığına seçildi. 1991 yılında Bağımsız Çelik-İş Sendikasının Özdemir-İş Sendikası ile birleşmesinden sonra ismi Özçelik-İş Olarak Adana Şube Başkanlık görevini yürüttü. 1998 yılında Özçelik-İş Sendikası Adana Şube Genel Kurulunda Aday olmayıp çekildi. Yine ara vermeden Özçelik-İş Sendikası Genel Merkeze bağlı Genel Teşkilat Uzmanı olarak 2001 yılına kadar görevini yürüttü. 2001 yılında Ak Parti kuruluşunda Adana İl Yönetiminde Kurucu Üye olarak görev aldı. 2004 yılında Hizmet-İş Sendikası Genel Başkanı Sayın Mahmut ARSLAN’ın teklifi üzerine Akdeniz Bölge Başkanı olarak 2004 ile 2007 yılları arası görev yaptı. 2007 yılında Hizmet-İş Sendikası Adana Şube Genel Kurulunda Şube Başkanlığına aday oldu ve Şube Başkanı olarak göreve başladı. Son olarak 3 Ocak 2015 tarihinde yapılan genel kurulda yine şube başkan seçildi ve Şube başkanı görevini sürdürüyor. Evli 4 çocuk babası.

DORUK: Sendikacılık çok zor bir meslek, emekçi kesimi nasıl ikna ediyorsunuz?

YÜCEL: Sendikacılık bahsettiğiniz çok zor bir meslek, ancak sendikacılık tam anlamıyla dürüst bir şekilde yaptığınız zaman, hem kolay, hem de kutsal bir görev olduğuna inanıyorum. Sendikacılıkta ki en önemli faktör, kişilerin o anki beklentilerine cevap vermek yerine, doğruları söylemek olmalı. Acı da olsa, o an hoşuna gitmese de siz doğru söylüyorsanız, günün birinde o toplum, o emekçi kesim sizi takdir edecektir. Ama siz slogan sendikacılığı yaparsanız günü kurtarma politikası yürütürseniz, toplumun nabzına göre şerbet verirseniz, belki bir müddet ayakta kalırsınız, ancak toplumumuz artık dün gibi düşünmüyor, her şeyi medyada, TV’de, basında izliyor ve görüyor. Gerçekleri gördükleri zaman, gerçekleri söylemediğinizi anladığı zaman, sizi terk edebiliyor. Sendikacılık yaparken toplumu ikna ederken, tabi ki sendikacı olan kişi işçilikten gelmişse işçinin problemlerini daha yakinen bilir ve anlar. Empati yaptığınız zaman yanlış yapma lüksü ortadan kalkar.

DORUK: Size göre çalışan herkes sendika üyesi olması şart mıdır?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YÜCEL: Tabi ki çalışan her kesimin kendi iş kolunda bütün işçilerin örgütlü olması şart değil, FARZ’dır. Sevgili peygamberimiz (S.A.V) ‘in bir hadisinde; “Bir işçinin alın teri kurumadan hakkını verin, diyor. Kosaca; ‘Bir elin nesi, iki elin sesi var’ atasözünün buyurduğu gibi sendikaların gücü, üyelerinin örgütlenmesinden gelmektedir. Bu örgütlenmeyi koltuğuna oturarak sendikacılık yapmak yerine, alanlara inerek iş yerlerine giderek, sendikalaşmanın yolunu açmak ve bilgilendirme toplantıları yapmak gerekiyor. Bu nedenle bugünkü örgütlenmenin içerisinde Hizmet-İş Sendikanın Adana’da olduğu gibi Türkiye’de faaliyet gösteren 100 sendika içerisinde ikinci büyük sendika olarak yer almıştır. Tabi Türkiye’mizde geriye baktığımızda her on yılda bir darbeler olmuştur. Yapılan darbelerde her türlü hasarı emekçi kesim görmüştür. Sendikalaşma oranın hep ileri yerine, geriye götürmüştür. Geçmişte bazı sendikaların darbe yönetimine sendikadan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı vererek sendikaların önüne surdan bir set çekmiştir. Yüzde on barajıyla yapılmak istenen Türkiye’de tek bir sendika modeliyle, gücü tek bir konferadasyonda tutmak kaydıyla iktidarların ve darbecilerin emrinde yürüyerek bir sendika anlayışı getirilmek istenmekteydi. Ancak buna karşı emekçi kardeşlerimiz bunu görerek ve hissederek diğer konfederasyonlarda zor şartlar altında üyeliğini yaparak tek, tip sendika anlayışını Türkiye de yıkmıştır.

DORUK: Sarı sendikacılık tabiri var, hep iktidardan yana tavır alıyor deniyor, suya sabuna dokunmayan bir tarz… Sizde hükümete yakınsınız, sizi itham edenler oluyor mu?

YÜCEL: Evet doğru. Biz hükümete yakınız, yakınlığımız da var, karşı çıktığımız konularda var. Biz Hak-İş Konferedasyonu olarak 12 Eylül darbesine hayır deyip, yargılanan bir sendikayız. 28 Şubat’ta beşli çetenin içerisinde insiyatif almayan bir konfederasyonuz. Biz yakınlığımız ile hükümeti takdir ettiğimiz konularda da var. Eleştirdiğimiz konularda var. Ak Parti’nin iktidara gelişiyle ilgili çalışan emekçilerin zorunlu tasarruf adı altında kesilen 13, 5 katrilyon devletten alacağı vardı. İktidar yasa çıkarak zorunlu tasarrufu işçiye iade etti. Tabi ki biz bunu destekliyoruz. Ama karşı çıktığımız konulardan bir tanesi, bugün kamuda belediyelerde dahili 1 milyon üzerinden modern köle düzeniyle çalıştırılan taşeron işçisi bulunmaktadır. Hak-İş Konferadasyonu olarak 150 bin 200 bin değil kamuda çalışan taşeron işçilerinin tamamını kadroya alınmasını talep ediyoruz.

Sayın Genel Başkanımızın bir kaç gün önce TRT haberde açıkladığı gibi eğer hükümet bu işçinin tamamına kadro vermez ise 81 ilimizde her iş kolunda muaza davaları açacağız. Çünkü bu yapılan eşitlik ilkesine aykırı bir davranıştır.

DORUK: Taşeron işçilerin durumu ne olacak? Hem düşük maaş, hem sendikasızlık, hem de sendikalı olunca işten çıkarılma korkusu yaşıyorlar. Sendikacı bu durumda nasıl bir yol izlemeli?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YÜCEL: Taşeron işçisi her zaman sendikalı olma hakkı vardır. Çünkü anayasamızda sendikal hakkı bireysel özgürlük hakkı tanınmıştır. Ancak kamuda çalışan taşeron işçilerinin örgütlendiği zaman, hemen işveren işten çıkarılma tehdidiyle karşı karşıya kalırdı. Çünkü kamu kurumu ile alt işveren arasında yapılan ihale üzerine kamu kurumunun bir şey verme şansı yoktur. Örgütlendiği zaman alt işverenden toplu iş sözleşmesi yapılacaktır. Ancak alt iş verenler ihaleye girenle birbirleriyle yarışarak en düşük fiyatı verenlerin üzerinde ihale kalırdı. Siz örgütlendiğinizde bu alt iş verenin sıfır maliyetle, veya cüzi bir karla ihaleye alan işverenden kaç kuruş alabilirsiniz? Dolaysıyla Hak-İş Konfederasyon kamuoyunda hükümete yakınlığı ile bilinmekte ve söylenmektedir. Bununla ilgili Hak-İş Konfederasyonu İstanbul Teknik Üniversitesi ile anlaşarak taşeron işçilerin yoğun çalıştığı 22 ilde 25 bin taşeron işçi üzerinde anket yapıldı. Yapılan anket sonucunda 15, 20 yıllık işçinin yıllık izinlerini bile kullanamadıklarını çünkü ihaleler 3 aylık, 4 aylık, 6 aylık, 11 aylık dilimler halinde yapılıyordu. Yılı doldurmadan giriş, çıkışlar yapılıyordu. Yılı doldurmadığı için izin hakkını kaybediyordu, kıdem tazminat hakkını alamıyordu.

Konfederasyonumuz bu anketin sonucunu bugünün Cumhurbaşkanı, o günün Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a götürdüğünde, kendisinin de bu duruma şaşırdığını ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Faruk Çelik’e, taşeron işçilerle ilgili düzenlenmesini yapılması için talimat verdi. O talimat üzerine 2014 yılında çıkan torba kanunun içinde, yer altı madenlerinde çalışan içsilerle ilgili ve normal taşeron ilgili bir takım düzenlenmeler yapıldı. Bu düzenlemeyle getirilen kanun çerçevesinde, taşeron işçisinin işe girdiğinden bugüne kadar geçen sürenin tamamını birleştirerek yıllık izinlerinin kullandırılmasına düzenleme getirildi. Yine aynı şekilde başka bir kamu kuruluşunda çalışmış olsa dahi, son çalıştığı kamu kurumunda hizmetler birleştirilerek kıdem tazminat haklarını kamu kurumu üstlendi.

Dolaysıyla bir milyon yüz bin işçinin kıdem tazminatı ve yıllık izinleri bu düzenlemeyle güvence altına alındı.

Yine aynı şekilde çıkan torba kanunu 13. Maddesinde kamu da çalışan taşeron işçisi, sendikalaştığı zaman yeterli sayıyı bulup, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında yetkiyi alarak toplu iş sözleşmeyi işveren sendikasıyla yürütür. Yapılan toplu iş sözleşmesiyle alınan ücret farkları, kamu kurum tarafından, mevcut yapılmış olan ihalenin üzerine ilave edilerek işçiye ödenir, şeklinde değişiklik yapıldı. Her ne kadar Ak Parti iktidarı bu yasayı çıkardıysa da 2008 yılından bu yana Hak-İş’in taşeronlar üzerinde yaptığı çalışmaların ürünü olarak bu değişikliği yapmıştır. Bu düzenlemelerin mimarı Hak-İş Konfederasyonudur…

DORUK: Adana Hizmet-İş Sendikası olarak nerelerde örgütlendiniz, sayı ne kadar, toplu iş sözleşmeleri ne durumda?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YÜCEL: Adana ili Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterliği’ne bağlı Ruh Sağlığı Hastanesi, Ağız Diş Hastanesi, Aşkın Tüfekçi Devlet Hastanesi, Devlet Hastanesi, Numune Araştırma ve Seyhan Uygulama Hastanesi, Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi, Karaisalı Devlet Hastanesi, Ceyhan Devlet Hastanesi, Ceyhan Çocuk ağız diş hastanesi, Pozantı devlet hastanesi, İmamoğlu devlet hastanesi, kozan Devlet Hastanesi, Tufanbeyli Devlet Hastanesi…

Ayrıca Kadirli Devlet Hastanesi, Kadirli Ağız Diş Hastanesi, bu saydığımız toplam bin 500 işçi, tamamında örgütlendik.

Kredi Yurtlar Kurumu, Adana Bölge Müdürlüğüne bağlı Hatay, Osmaniye, Niğde, Mersin, Adana..

Toplam 30 Yurtta örgütlendik. 550 çalışan sendikalı oldu.

Adana il Müdürlüğüne bağlı, Adana Huzurevi Bakım ve Rehabilitasyon Merkez Müdürlüğü, Sevgi Evleri, Kadirli Engelsiz Yaşam Merkezi, Seyhan Huzurevi Müdürlüğü, Adana Sosyal Sigortalar İl Müdürlüğü, M.Şükrü Tülay Çocuk Destek Merkezi Müdürlüğü, Karaisalı Engelsiz Yaşam Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi, Koza Şiddet Önleme İzleme, Merkezi Müdürlüğü, 7 Pınar Engelli Çocuk Rehabilitasyon Merkezi Müdürlüğü, Seyhan Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğü, Adana Çocuk Destek Merkezi Müdürlüğü, Üçüncü Kadın Konukevi Müdürlüğü…

Ayrıca;

PTT Baş Müdürlüğü, Adana Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü, Devlet Su İşleri 6. Bölge Müdürlüğü, Adana Havalimanı, Devlet Demir Yolları 6. Bölge Müdürlüğü, Adana İl Kültür Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü, Vergi Dairesi Başkanlığı,

Adana Emniyet Müdürlüğü, Kadirli 80 Yıl Yatılı Ortaokulu, Çukurova Üniversitesi, Mühendislik Mimarlık Fakültesi, Çukurova Üniversitesi Adana Meslek Yüksek Okulu, Sosyal Güvenlik Kurumu Adana İl Müdürlüğü, Ceyhan BOTAŞ, iş yerlerinde toplamda 65 üzerinde iş yeri, 3500 civarında taşeron işçisi çalışmakta…

Bu bahsedilen iş yerlerinde yüzde 90’nında toplu iş sözleşmesi müzakereleri devam etmektedir. Bazı iş yerlerimizin toplu iş söyleşmesi Yüksek Hakem Kurulunda çıkmak üzere.

Dolaysıyla iki yıldır Hak-İş’e bağlı sendikalar bu taşeron işçilerinin derdini kendine dert edinerek bütün sorunları çözme noktasında 2 yıldır gece gündüz çalışarak, örgütlenmemiz devam ediyor ve halen devam etmekte…

Şimdiden daha toplu iş sözleşmesi imzalamadan binlerce emekçinin dualarını almaktayız. İşte bizim Hak-İş’in hükümetle yakınlığında bazıları tarafından eleştirilen taşeron işçilerle yapılan düzenlemeler, örgütlenmeler kendini ortaya koymaktadır. Kimin emekten yana olup olmadığını da bu tablo ortaya koyuyor.

 

 

 

ETİKETLER : HAK-İş Hizmet İş Adana Şube Başkanı Abdurrahman Yücel Fatoş Tekbaş
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Yaşam haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -

Anket
Adana Belediyelerinden Hangisinin İcraatlerini Daha Çok Beğeniyorsunuz ?
Seyhan Belediyesi
Çukurova Belediyesi
Ceyhan Belediyesi
Kozan Belediyesi
Pozantı Belediyesi
İmamoğlu Belediyesi
Saimbeyli Belediyesi
Aladağ Belediyesi
Feke Belediyesi
Adana Büyükşehir Belediyesi
Yüreğir Belediyesi
Sarıçam Belediyesi
Yumurtalık Belediyesi
Karataş Belediyesi
Tufanbeyli Belediyesi
Karaisalı Belediyesi

Adana doruk Gazetesi
© Copyright 2013 Tüm hakkı www.adanadoruk.com'a aittir..
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
CapsLockTR Türkiye'nin Yeni Sosyal Ağı
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
Öneriler
Halı Yıkama
Perde Yıkama
Acıbadem Halı Yıkama
Ataşehir Halı Yıkama
En Kaliteli Halı Ve Perde Yıkama Siteleri
Sancaktepe perde yıkama
Ataşehir Halı Yıkama
Sancaktepe Halı yıkama
Sancaktepe Halı yıkama
Öneriler