Çelikcan kendini anlatamıyor!


Bu makale 2012-07-01 21:48:43 eklenmiş ve 304 kez görüntülenmiştir.
Fatoş Tekbaş

Mahmut Çelikcan’ın kim olduğunu biliyorsunuz.

Yüreğir Belediye Başkanı.

Onu her gördüğümde: “Başkanım yüzünüz gülsün” diyorum.

İnsan şöyle uzaktan bakıp ön yargılı davransa, yüzüne düşen sinek bile paramparça oluyor hissine kapılıyorsunuz.

Gölgesi ağır gibi duruyor.

Sanki insanlarla arasında duvar varmış gibi bir algı var.

Önce şunu söyleyeyim ki, öyle bir değil.

Samimi davranması, içten konuşması, karşılıklı konuşurken içten olduğuna sizi inandırıyor. Ayrıca dinlemesini çok iyi biliyor. 

Hele Sokak Hayvanları içinde bişeyler yaptığını duyunca, daha çok keyifleniyorum. 

Mahmut Çelikcan’ı daha önce de yazmıştım.

Merak edenler...

29.9.2009 tarihli www.adanadoruk.com sitemize girerek benim köşe yazıma bakabilirler. “Çelikcan Küs mü" diye?

Karayollarından gelmiş bir isim. Geçmişte 6 katrilyonluk bütçeye imza atmış biri.

Haliyle büyükşehir’den küçük ilçeye, üstelik zor bir yere belediye başkanı oldu. Burada hizmet vermeye çalışıyor.

Mahmut Çelikcan’ın ufku son derece açık biri, insanlara hizmet vermek için hyecan duyuyor. 

Şikayetler yok mu? 

Var elbet... 

Yüreğir halkı ana cadde ile ara sokak görev tanımını bilmediği için herşeyi Mahmut Çelikcan’dan bekliyor.

Bu defa Çelikcan koşulları zorluyor, yazışmalar yapılıyor ve Yüreğir halkı için Büyükşehirle karşı karşıya geliyor. 

Meclis oturumlarını iyi takip ederim, kentsel değişim dönüşüm için nasıl çırpındığını, hazırlanan projelerin nasıl tekrar tekrar komisyona havale edişi, red edilişine tanık oldum.

Sinirleri sağlam. 

Üzülüyor. 

Zaman su gibi akıp geçiyor.

Yapmak istediklerini yapamıyor, derdini anlatamıyor. 

Seçimler yaklaşıyor, elbette yüzünün akıyla ben şunları şunları yaptım diyecek, zaman kolluyor. 

Aslında ramazan ayına girmeden başkan gazetecilere Yüreğir ilçesini gezdirmeli, nasıl zor bir yerde görev yaptığını cümle aleme göstermeli. 

Biliyorsunuz Ölümsüzlükler şehri Misis’e de el attı. Size söylemiştim, benim “Şahmeran ve Lokman Hekim” romanımda ki ana temayla örtüşmesi, beni daha çok heyecanlandırmış, eski Misis şehrini animasyon film şeklinde gösterdi, hayranlığım bir kat daha artı başkana. 

Artık yüzünün gülüp gülmemesi önemli değil, başkanı tanıyorum artık...

Herkes benim gibi şanslı değil, biraz daha halka inmeli diye düşünüyorum. 

İçten pazarlıklı değil, içinde saklı bir çocuk olduğuna inanıyorum, adalet duygusunu hiç kaybetmemiş, yere basarken karıncaları düşünen biri... Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğunu çok iyi doldurur düşüncesindeyim.

Bilgi birikimi, devlet hizmeti, katrilyonluk bütçelere imza atması, Yüreğir belediyesinde yaptığı hizmetler, belediyeciliği iyi bilmesi, artı referansı diye düşünüyorum.

Mahmut Çelikcan’la çalışan mesai arkadaşları ve çalışanlarda bir hayli memnun. Eylül 2013 tarihinde yapılacak yerel seçimlerde bana göre Ak Parti’nin en güçlü aday isimlerinden biri Muhmat Çelikcan olur düşüncesindeyim.

Çünkü zikri ve fikri bir, illa ben biliyorum diye diretmeyen biri, karşı tarafı dinleyen, önem veren, projelere açık ve herşeyden önemlisi adalet duygusu oldukça yüksek bir insan...

Hizmetlerini saymayacağım, çünkü Yüreğir Belediyesi veb sayfasına girerseniz, çalışmalarını da bizzat görmüş olursunuz...

***

Allah bizi samimiyetsiz, çok yüzlü, yüzümüze gülüp, arkamızdan nanay çekenlerden korusun...

 

SAVAŞ

Türkiye bir savaşa hazırlanıyor, bu çok kötü bir duygu...

Barış varken savaşı yazmak...

Yazmayacağım...

Nasılsa hergün görsel ve yaygın medyada kalem oynatanlar bir hayli fazla.

Sanki bana evcilik oynayacaklar gibi.

Orada ya varsın veya yoksun...

Bu çırılçıplak bir gerçek!

Binlerce hayalin, umutların, geleceğin bir kurşunun veya bir bombanın etkisiyle tarumar oluyor...

Kısacası anlatılacak öykün varsa hikaye oluyorsun.


SANCILI DOĞUM

Sevineyim mi üzeleyim mi bilmiyorum.

Herşeyin haktan hayırlısı...

Mayıs’ın ilk haftası kitaplarım çıkacaktı.

Yayımcıya Mart ayının ortalarında teslim ettim.

Kısmet, Haziran ayının son gününü buldu.

Belki birgün o hikayeyi de anlatırım. 

 

REKTÖRÜN DURUMU 

BANA DOKUNDU...

Gözyaşının rengi yok demiş bir bilen...

Hepsi aynı akıyor,

Hepsi aynı yerden vuruyor.

Hepsi aynı acıyı veriyor.

Hepsi sonuçta bir envanterin sonucunda duygu patlamasında arta kalan kırıntılardır.

Belkide bazılarının dediği gibi bir duygu birikimi, bir merhamet, bir vicdan sızlanması, bir haksızlığa uğrama gadri, yada yitirilen bir cana yakılan ağıttır. 

Birçok şeyi barındırır rengi olmayan gözyaşının veya aynı renkte akan. 

Duyguların nirvanasıdır gözyaşı.

***

Haziran ayının ortalarında rektörlük seçimlerinin akabinde ertesi günü Rektör Prof.Dr. Alper Akınoğlu makamında gözaltına alındı. Polisler kolunda girdi, yada girmeye çalıştı. İzin vermediyse bile, zorlada olsa koluna girilip öyle poz verdirildi. 

***

Ne acı bişey?

Adalet herkese eşit şekilde uygulanmalı diye gırtlak yırtmışımdır.

Ama herkese...

Hiç kimsenin ayrıcalığı olmamalı.

Hz. Ömer adaleti esas alınmalı.

Rol modelimiz olmalı.

***

Uygulamada mutlaka bir sac ayağı eksik oluyor.

Kimisi gözaltına alınıyor kimseye gösterilmeden savcılığa çıkartılıyor, kimisi içinde alarm çanları çalınıyor, haber salınıyor dört bir yana...

Cümle alem gelip görsün nasıl gözaltına alınıyor diye...

***

Çok nadiren peşin hükümlü olurum. 

Bazen adalet terazisi de şaşar...

Bazen kamuoyu mahkum eder vicdanlarda,

Bazende şeriatın kestiği parmak acıtmaz... 

Yoktur ortası...

***

Bu adam okumuş, dirsek çürütmüş, profesör olmuş..

Üniversitede sevilen biri olmuş, yetmemiş iki defa seçilmiş...

Uygulamalarıyla, icraatleriyle, yapıp ettikleriyle bir tarafı sevindirirken, diğer tarafı üzmüştür.

Herkes memnun olacak diye bir kural yok ki...

Öyle olsaydı bütün bunlar neden yaşansın.

Allah herkese ayrı beğeni ve zevk vermiş.

Benim hoşuma giden, başkasının gitmeyebilir misali...

Bütün mesele kamuoyu gözünde küçük düşürme, yıpratma ve itibarsızlaştırma gayretidir.

***

Gözylaşları içeresinde anlattı başına gelenleri.

Sevmeyenleri sevinip oh çekti...

Sevenleri ise her olgun insan gibi sineye çekip üzüldü.

***

“İhalede haksız çıkar sağlama ve örgüt kurma...” iddiasıyla gözaltına alınmıştı. 

Tutuksuz yargılanıyor, arşivlerde bize kalan görüntüsü ise tutukluluk hali ve polislerin koltuğunun altına girmesi, görüntüleri kaldı geriye.

Belkide sayın rektör buna ağlıyordu sessiz sessiz gözyaşı dökerken...

Belkide: “Rektörlük için bunca riski göze almaya değer mi” diye döküyordu gözyaşını...

Doktorlar hayatı boyunca okurlar, kendilerini yenilerler, diğer mesleklerden ve insanlardan farklıdırlar. Bu gerçeği unutarak, itibarsızlaştırmak hiç kimsenin hakkı olmamalı diye düşünüyorum. Sonuçta tutuksuz yargılanıyor...

Dedimya, bütün mesele itibarsızlaştırma, bunu da başardılar.

Lakin vicdanlı insanlarda terazi şaşmıyor.

 

Yazı Tarihi :1.7.2012 

Okunma Sayısı :1009

 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -

Anket
Adana Belediyelerinden Hangisinin İcraatlerini Daha Çok Beğeniyorsunuz ?
Seyhan Belediyesi
Çukurova Belediyesi
Ceyhan Belediyesi
Kozan Belediyesi
Pozantı Belediyesi
İmamoğlu Belediyesi
Saimbeyli Belediyesi
Aladağ Belediyesi
Feke Belediyesi
Adana Büyükşehir Belediyesi
Yüreğir Belediyesi
Sarıçam Belediyesi
Yumurtalık Belediyesi
Karataş Belediyesi
Tufanbeyli Belediyesi
Karaisalı Belediyesi

Adana doruk Gazetesi
© Copyright 2013 Tüm hakkı www.adanadoruk.com'a aittir..
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
CapsLockTR Türkiye'nin Yeni Sosyal Ağı
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
Öneriler
Halı Yıkama
Perde Yıkama
Acıbadem Halı Yıkama
Ataşehir Halı Yıkama
En Kaliteli Halı Ve Perde Yıkama Siteleri
Sancaktepe perde yıkama
Ataşehir Halı Yıkama
Sancaktepe Halı yıkama
Sancaktepe Halı yıkama
Öneriler