Hükümetin Karnesi


Bu makale 2012-07-15 21:52:17 eklenmiş ve 308 kez görüntülenmiştir.
Fatoş Tekbaş

Milli Görüş Gömleği...

Dikkatin edin...

Bu gömleği uzun süre amel edip giyinen biri, üzerinden çıkarsa dahi yeni kimlikle amel edemez, bocalar durur. 

Arafta gezinir durur.

***

Rahmetli Erbakan Hoca’nın bir çekirdek kadrosu vardı.

Milli Görüşçüleri iyi bilirim...

Babam’da bunlardan biridir, bu zihniyete askerlik yapmıştır, onlar ise vezir-i-azam!

Çekirdek kadroda başta; Recai Kutan, Oğuzhan Asiltürk, Şevket Kazan, Fehim Adak, Ahmet Tekdal, Süleyman Arif Emre, Bülent Arınç, Yasin Hatipoğlu, Salih Kapusuz, Mehmet Ali Şahin, Abdüllatif Şener, Nevzat Yalçıntaş, Ali Coşkun, Cemil Çiçek, Abdülkadir Aksu, Abdullah Gül, Ali Gören, Ertan Yülek, Mehmet Bekaroğlu, Numan Kurtulmuş gibi isimler sayabiliriz. 

Tayyip Erdoğan o zaman yasaklı bir siyasetçi.

Erbakanla ve Kutanla yürünmeyeceğine inanan bir yenilikçi kanat var.

Bu isimler çoğabilir...

***

Yenilikçi kanadın başını Tayyip Erdoğan çekti ve kadrosunu kurarak iktidar oldu. Belediyede çalıştığı kurmaylarını bakan yaptı. 

Bir konuşmasında: “Ben Milli Görüş Gömleğini çıkardım...” Dedi. Bu altı çizilmiş net bir cümle idi. Kimi Erdoğan’ın değiştiğine, kimi ise Erbakan’dan daha radikal biri olduğuna hükmedip fikir yürüttüler. 

Milli Görüş Gömleği gelişigüzel sarfedilen bir cümle değildir. Milli Görüş Gömleği, bir düşünceyi, bir akımı anlatır. Ha diyince çıkmıyor, bütün kılcal damarlardan, beyinin dalgalarından da koparıp atmanız lazım. Bu da tıbben mümkün değil!

***

İktidarın yol kazasında ilk fire Abdüllatif Şener oldu, o da boş durmayıp kerameti kendinde görüp hemen bir parti kurdu ve umut bağlayanları da hayal kırıklığına uğrattı. 

Önemli olan halkın bir kişiye atfettiği değerdir, Tayyip Erdoğan’ı ister beğenirsin ister beğenmezsin halk onu bir lider olarak benimsemiş zaten. 

İsyan bayrağı açıp karşı çıkan Şener ve Mumcu ise tarih oldu. 

***

Erbakan ailesi ile yürünmeyeceğini anlayan Numan Kurtulmuş yenilikçi bir kanat olarak ayrıldı ve Has Parti’yi kurdu. Buna denize düşmüş yılana sarılır misali bel bağlayanlar oldu. 

Numan Kurtulmuş artık bir lider gibi davranıyor ve demeçler patlatıyordu. Profesördü, bilgi birikimi, kariyeri, siyaset deneyimi olan biriydi. Tayyip Erdoğan gibi ağzı laf ediyordu. Üstlendiği misyonun yanı sıra bir vizyon adamı olduğunu da kısa sürede herkese gösterdi. Genel seçimlerde iyi kötü sıfır nokta yüzde 76 oy almıştı. Bir çok ciddi partileri geride bırakmıştı. 

Kurtulmuş Hürriyet’e verdiği demeçte: “Harun gibi gelip, Karun gibi gitmeyeceğim” diyordu. Hatta daha da ileri gidip Tayyip Erdoğan’ın sağır, dilsiz ve kör olduğunu ima ediyor ve Firavun olmakla suçluyordu. Ak Parti iktidarını parti toplantılarında Firavunlaşmakla itham ediyordu. 

Kurtulmuş: “İnsanları köleleştiriyor, malda mülkde yalan" diyordu. ‘Bu zenginlikle insanlar arasında ayrıcalık görülmesini, kamu malını kullanarak haksız yere zenginleşmek, Karunlaşmak dediğim budur, en büyük insanlık suçu” diye göndermelerde bulunuyordu. Bu söylemlere inanan kesimler giderek artıyordu. Söyleyen itham eden kendi cenahlarından biriydi. Miting meydanlarında bu söze atıpta bulunarak her yerde :Gemicikler, yalılardan, konaklardan sözeder oldu. Vikileaks belgelerinde İsviçrede yatan milyar dolarlardan söz ediyordu. 

***

Tayyip Erdoğan artık şehir şehir dolaşmak istemiyordu, sağlık sorunları vardı. Başkanlık yolunu da açmalıydı.

Türkiye’nin bütün kılcal damarlarına operasyon düzenlemiş, kurunun yanında yaşı, yaşların yanında kuruları yakmıştı.

Geriye dönüş yoktu artık!

Bir yıl önce yapılan seçimlerde bu halk yüzde 50 güven oyu vermişti. Son günlerde komşularla sıfır problem meselesi, bir anda çevremizi cehenneme dönüştüren politikalarla rüzgar tersine dönmeye başlamıştı. 

Halk artık yavaş yavaş hesap sormaya, irdelemeye ‘ne oluyoruz’ diyerek sorgulamaya başlamıştı.

Elbette ki başbakanda boş durmuyor sürekli anket yaptırıyordu.

Bu anketlerin sonuçlarının ne olduğunu bilmiyoruz.

Numan Kurtulmuş’u partiye davet etti.

Kurtulmuş bunu bekliyor olmalı ki, hiç düşünmeden...(parti meclisini toplaması, görüş alması falan hepsi hikaye...) balıklama atladı.

Yani düne kadar Tayyip Erdoğan’ı ‘Karunlaşmakla’ suçlayan Numan Kurtulmuş bu sözlerini kamuoyu önünde yalayıp yutuyordu. 

İki şık var...

Bir Tayyip Erdoğan ya Çankaya’ya çıkacak, Numan Kurtulmuş başbakan olacak..

Ya da Numan Kurtulmuş’a İstanbul’u teslim edecek!

Birinci şık daha ağır basıyor...

Hükümetin karnesine gelecek olursak...

Neden Numan Kurtulmuş sorusuna da iyi bir cevap olacak!

 

1- Abdullah Gül’e başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı koltuğunu verdi ve onu dinlenmeye alacak...

Abdullah Gül başbakan gibi karizmatik olsada, kitleleri peşinden sürükleyecek bir lider değil, parti kururup başına geçse bile iktidar olacak oyu alamayacağını biliyor, anketler bunu doğrular. 

2- Bülent Arınç radikal biri, ağzına geleni söylüyor, devlet adamı olacak pozisyonu çoktan kaçırdı. Allah onu ikinci adam olarak yaratmış, Türkiye teslim edilemez...

3- Ali Babacan ilk parti kuruluşunda adam yokluğunda Gül’ün kontejanından gelebileceği en yüksek mertebeye gelmiştir...

4- Beşir Atalay gelebileceği en yüksek yere gelmiştir.

5- Bekir Bozdağ iyi bir hucum ve savunma adamı, ikinci veya üçüncü adam olarak her yerde kullanılabilir.

6- Sadullah Ergin gelebileceği her yere gelmiştir.

7- Fatma Şahin keza aynı.

8- Egemen Bağış belki Dışişleri Bakanlığına kadar yolu açılabilir... böyle siyasi figürler dışarda Türkiyeyi iyi temsil edebilir ve tanıtımına katkı koyabilir. 

9- Nihat Ergün yerini başkalarına bırakabilir.

10- Faruk Çelik o makamda fazladan oturdu.

11- Erdoğan Bayraktar Erdoğan’ın kontejanında en başarısız bakandır, istifa ettirilseydi, Ak Parti bir kaç puan yukarıya sıçrardı. O koltukta tutularak tepki almaya devam ediyor. Yaptırdığı konutlara müfettişler gitsin raporlar çıkarıp tarafsızca başbakanın önüne koysun, başarılı olup olmadığına o zaman anlaşılır.

12- Ahmet Davutoğlu mütevazi görünsede, belki fiziki yapısı öyledir, bilemeyiz Türkiye’yi içine soktuğu durum malumumuz... savaş kapımızda. Düşman sayımızı artırdı. 

13- Zafer Çağlayan’ın son dönemi olabilir tıpkı Kürşat Tüzmen gibi.

14- Taner Yıldız’ın varlığı ve yokluğu pek belli olmayan bakanlarımızdan.

15- Suat Kılıç hayal edemeyeceği konumdadır. 

16- Mehmet Mehti Eker yıllardır Genetiği Değiştirilmiş gıdalar ve katkı maddeli ekmekler hep bu dönemde çıktı ortaya. Kanatlı kanatsız yaktırdığı hayvanları hiçbir zaman bu ülke unutmayacak. Utanç yılı 2007.

17- Hayati Yazıcı Başbakan’ın kontejanındadır, hukukçudur, her daim lazım joker gibi yanında olabilir. 

18- İdris Naim Şahin alemi cihan olsa, artık o vatandaşı ayı gibi oynatması bütün ülke insanının belleklerinden çıkmayacaktır. Halkın yüreğinde o sahne ile vicdanlara kazılarak mahkum edildi. 

19- Cevdet Yılmaz’ı hatırlayan var mıdır?

20- Ertuğrul Günay Kültür ve Turizm Bakanı bütçesi mi yok, yoksa sadece kültür varlıkları olarak sadece Antalya ve Ege’yi mi görüyor. Son altı yedi yıldır hiçbir yere yatırım yapmış değil, değerli sit alanları harabe durumunda.

21- Mehmet Şimşek maliye’den iyi anlıyor, her zaman geçerli akçe gibi duruyor.

22- Ömer Dinçer tarihe bütün okulları İmam Hatip Liselerine çevirmesiyle hatırlanacak.

23- İsmet Yılmaz Savunma Bakanımız.

24- Veysel Eroğlu Orman ve Su İşleri Bakanı sokak hayvanlarına bu birim bakıyor, henüz net bir projesi yok... Boşa akıp giden bir çok suyumuzunda olduğunu hatırlatmak isterim. 

25- Recep Akdağ Sağlık Bakanı yerini en kuvvetli şekilde korumaya devam ediyor. Hatta onun için tarikatlerin emrinde bir bakan olarak Türk halkı hatırlıyor. El atmadığı hiçbir alan kalmadı.

26- Binali Yıldırım miadı dolmuş bakanlarımızdan...

***

Bu kadar isim saydık, siz olsanız Türkiye’ye başkanlık yolu açılmışken, 26 isimden hangisini başbakan koltuğuna oturturdunuz acaba?

Numan Kurtulmuş bunun için biçilmiş kaftan.

Haa...

Etik mi derseniz, o takdir milletimizin...

Biri beni acımasızca eleştirecek, itham edecek, zan altında bırakacak, hiçbir şey olmamış gibi, onu yanıma alıp taltip edeceğim.

Belkide yaptığı hep danışıklı döğüştü kimbilir? 

Numan Kurtulmuş’un değerler silsilesi, felsefesi, duruşu, ilkeleri ve amacı ne bilmiyorum...

Ama bu kararıyla azda olsa bize fikir vermiş oldu. 

Parti kurup, meydanlarda atıp tutup, sonra buna siyaset deniyorsa, olmaz olsun derim.

Benimde aklıma Has Parti’de iktidar olmayacağını anladığı için Karunlaşmaya gelmiş gözüyle bakabiliriz...

***

Son söz: Anavatan Partisi de son dönemlerinde böyle flash isimleri partisine transfer ediyordu. Belkide BİTİŞ-BİTMELERİN sonuna doğru oynanan bir final mi seyrediyoruz acaba?


Yazı Tarihi :15.7.2012 

 

Okunma Sayısı :1113


 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -

Anket
Adana Belediyelerinden Hangisinin İcraatlerini Daha Çok Beğeniyorsunuz ?
Seyhan Belediyesi
Çukurova Belediyesi
Ceyhan Belediyesi
Kozan Belediyesi
Pozantı Belediyesi
İmamoğlu Belediyesi
Saimbeyli Belediyesi
Aladağ Belediyesi
Feke Belediyesi
Adana Büyükşehir Belediyesi
Yüreğir Belediyesi
Sarıçam Belediyesi
Yumurtalık Belediyesi
Karataş Belediyesi
Tufanbeyli Belediyesi
Karaisalı Belediyesi

Adana doruk Gazetesi
© Copyright 2013 Tüm hakkı www.adanadoruk.com'a aittir..
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
Work and Travel
Yurtdışı Eğitim
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
Öneriler
Öneriler