Kur'an mı, Hadis Mi? (1)


Bu makale 2017-07-27 20:30:07 eklenmiş ve 196 kez görüntülenmiştir.
Doğan Kuşman

Kur-an-ı Kerim yeter mi? Hadislere ihtiyaç var mı?

İnsanlar dini nereden öğrenmelerine bağlı. Tek bir delil vardır ki o da Allah'ın ayetleri. Çünkü değişmeyecek tek şey Allah'ın vahyidir ve Allah tarafından korunmaktadır.
HİCR - 9
:İnnâ nahnu nezzelnez zikre ve innâ lehu le hâfizûn (hâfizûne).Muhakkak ki; zikri (Kur'ân-ı Kerim'i) Biz indirdik. O'nun koruyucuları (da) mutlaka Biziz.
Peki, hadislerde böyle bir garanti var mı? Yok. Neden derseniz, Peygamberimiz SAV Efendimizin Kur-an-ı Kerim’in dışında bir şey konuşması mümkün değildir.
NECM - 2:Mâ dalle sâhıbukum ve mâ gavâ.
Sahibiniz dalâlete düşmedi ve azmadı.

NECM - 3:Ve mâ yentıku anil hevâ.Ve o, hevasından (kendiliğinden) konuşmaz.

NECM - 4:İn huve illâ vahyun yûhâ.(O'nun söyledikleri), sadece O'na vahyolunan vahiydir.
Peygamberimiz SAV Efendimiz seçilmiştir, onun için Allah'ın vahyinin dışında bir şey konuşması mümkün değildir.
KASAS - 68:Ve rabbuke yahluku mâ yeşâu ve yahtâr(yahtâru), mâ kâne lehumul hıyarat(hıyaratu), subhânallâhi ve teâlâ ammâ yuşrikûn(yuşrikûne).Ve Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer. Ve seçim hakkı onlara ait değildir. Allah Sübhan'dır (münezzehtir) ve (onların) şirk koştukları şeylerden yücedir.
Rabbimiz Resulüne nasıl amel edileceğini söylemiş ve Kur-an-ı Kerim de açıklanmış.
HAC - 67:Li kulli ummetin cealnâ menseken hum nâsikûhu fe lâ yunâziunneke fîl emri ved’u ilâ rabbik(rabbike), inneke le alâ huden mustekîm(mustekîmin).Ve Biz, bütün ümmetler için mensek (tek bir şeriat) tayin ettik. Onlar, onunla (o şeriatle) amel ederler (etsinler). Öyleyse emrim konusunda seninle niza etmesinler (çekişmesinler). Sen, Rabbine davet et. Muhakkak ki sen, mutlaka mustakîm (Allah'a doğru istikametlenmiş) olan hidayet üzeresin.
Görüyoruz ki yıllarca insanlar Allah'ın emri olan Kur-an-ı Kerim ile amel etmiyorlar. Tabi ki sorarsanız derler ki  “kitapta her şey yazmıyor”.  Bu söz insanı küfre götüren bir iddiadır. Allah'a acizlik ithaf eden bir söz; Allah kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmamıştır.
EN'AM - 38:Ve mâ min dâbbetin fîl ardı ve lâ tâirin yatîru bi cenâhayhi illâ umemun emsâlukum, mâ farratnâ fîl kitâbi min şey’in summe ilâ rabbihim yuhşerûn(yuhşerûne).Ve yeryüzünde yürüyen hayvanlardan ve iki kanadıyla uçan kuşlardan ne varsa (4 ayaklı) hiçbir hayvan ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki; sizin gibi ümmet olmasınlar. Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonra Rab'lerine haşrolunacaklar (olunurlar).
Rabbimiz kitabında hiçbir şeyi eksik bırakmadığını söylerken Kur’an’da hem de insanlar için bütün meselelerden örnek te vermiş.
RUM - 58:Ve lekad darebnâ lin nâsi fî hâzel kur’âni min kulli mesel(meselin), ve le in ci’tehum bi âyetin le yekûlennellezîne keferû in entum illâ mubtılûn(mubtılûne).Ve andolsun ki, bu Kur'ân'da insanlar için bütün meselelerden örnekler verdik. Ve eğer onlara bir âyet getirsen, kâfirler mutlaka: "Siz sadece bâtılla uğraşan kimselersiniz." derler.
Kur’an’da Allah Resulünün söylediği diyerek yazılmış kitaplardan bahsediyor mu? Kesinlikle bahsediyor ama pek hoş şey söylemiyor Rabbimiz. İnsanların elleri ile yazdığı Kur’an’dandır dedikleri kitaplardan bahsediyor.
BAKARA - 78:Ve minhum ummiyyûne lâ ya’lemûnel kitâbe illâ emâniyye ve in hum illâ yezunnûn(yezunnûne).Onlardan bir kısmı ümmîlerdir. Onlar (Allah'ın) Kitabı'nı bilmezler, sadece emaniyyeyi (kişilerin yazdığı kitapları) bilirler. Ve onlar sadece zannediyorlar.

BAKARA - 79:Fe veylun lillezîne yektubûnel kitâbe bi eydîhim summe yekûlûne hâzâ min indillâhi li yeşterû bihî semenen kalîlâ(kalîlen), fe veylun lehum mimmâ ketebet eydîhim ve veylun lehum mimmâ yeksibûn(yeksibûne).Yazıklar olsun onlara ki; elleriyle kitap yazarlar, sonra da (emaniyye bilgiler içeren) bu yazdıklarını az bir bedel (para) karşılığında satmak için: “Bu, Allah'ın indindendir.” derler. Yazıklar olsun onlara, elleriyle yazdıkları şeylerden dolayı. Yazıklar olsun onlara, kazandıkları şeyler sebebiyle.
Allah'ın yazıklar olsun dediği Kur’an’ın dışında kitap yazan ve Kur’an’ı bilmeyen bu kişiler kimlerdir. Bu kişiler genellikle “GÜNAHLARINIZ KADAR CEHENNEME GİRECEKSİNİZ VE GÜNAHLARINZ BİTİNCE DE BAZI İŞLEVLERDEN SONRA CENNET’E GİRECEKSİNİZ” diyen kişilerdir.
BAKARA - 81:Belâ men kesebe seyyieten ve ehâtat bihî hatîetuhu fe ulâike ashâbun nâr(nâri), hum fîhâ hâlidûn(hâlidûne).Hayır, (sandığınız gibi değil) kim günah kazanmış da hataları kendisini kuşatmışsa; işte onlar, ateş halkıdır ve içinde de devamlı kalacaklardır.
Demek ki günahı sevabından fazla olanların devamlı cehennemde kalacakları için iblis gibi insanların kendileri ile beraber cehennemde kalmasını isteyen şeytan insanları kandırması, iyi niyetli olup nasıl olsa günahlarımız kadar yanacağız diyenlerin Kur-an-ı Kerim den uzaklaşmasına neden olmakta.
Hâlbuki insanlar Kur-an-ı Kerim den sorumludurlar;
ZUHRUF - 44:Ve innehu le zikrun leke ve li kavmik(kavmike), ve sevfe tus’elûn(tus’elûne).
Muhakkak ki O (Kur'ân), senin için ve senin kavmin için mutlaka bir zikirdir (öğüttür). Ve siz, (Kur'ân'dan) sorumlu olacaksınız.
Yok, ben Kur-an-ı Kerim den değil de dışındaki kitaplardan okurum, öğrenirim derseniz gene Kur-an-ı Kerim den Allah'ın bu konuda ne dediğini öğrenin.
MAİDE - 68:Kul yâ ehlel kitâbi! lestum alâ şey’in hattâ tukîmût Tevrâte vel İncîle ve mâ unzile ileykum min rabbikum ve le yezîdenne kesîren minhum mâ unzile ileyke min rabbike tugyanen ve kufr(kufren), fe lâ te’se alâl kavmil kâfirîn(kâfirîne).
De ki; "Ey Ehli Kitap! Tevrat'ı, İncil'i ve size Rabb'iniz tarafından indirileni, yerine getirip uygulamadıkça siz bir şey (bir din) üzerinde değilsiniz. Ve sana Rabb'inden indirilen, mutlaka onların birçoğunun azgınlık ve küfrünü artırır. Artık sen kâfirler topluluğuna üzülme.
Kur-an-ı Kerim’i öğrenecek ve hayatınıza tatbik edeceksin ki yaşantınız Allah'ın dini olsun. Eğer Allah'ın indirdiği Kur-an-ı Kerim ile hükmetmezseniz; Rabbimiz bu kişiler için aşağıdaki üç ayette KAFİR, ZALİM, FASIK olarak bahsediyor.

MAİDE - 44:İnnâ enzelnet tevrâte fîhâ huden ve nûr(nûrun), yahkumu bihen nebiyyûnellezîne eslemû lillezîne hâdû ver rabbâniyyûne vel ahbâru bimestuhfizû min kitâbillâhi ve kânû aleyhi şuhedâe, fe lâ tahşevûn nâse vahşevni ve lâ teşterû bi âyâtî semenen kalîlâ(kalîlen) ve men lem yahkum bimâ enzelallâhu fe ulâike humul kâfirûn(kâfirûne).Muhakkak ki Tevrat'ı Biz indirdik, onda hidâyet ve nur vardır. Kendileri (Hakk'a) teslim olmuş peygamberler, yahudilere, onunla hükmeder. Rabbaniler (kendilerini Rabb'lerine adamış olanlar) ve Ahbar olanlar da (zahidler, yahudi âlimler, hahamlar) Allâh'ın Kitab'ından korumakla görevli oldukları ile hüküm verirler ve onlar, onun üzerine şahidler oldular. Artık insanlardan korkmayın, Ben'den korkun ve Benim âyetlerimi az bir değere satmayın. Ve kim, Allâh'ın indirdiği ile hükmetmezse, o taktirde işte onlar, onlar kâfirlerdir.
MAİDE - 45:Ve ketebnâ aleyhim fîhâ ennen nefse bin nefsi vel ayne bil ayni vel enfe bil enfi vel uzune bil uzuni ves sinne bis sinni vel curûha kısâs(kısâsun) fe men tesaddeka bihî fe huve keffâretun leh(lehu) ve men lem yahkum bimâ enzelallâhu fe ulâike humuz zâlimûn(zâlimûne).Onun içinde (Tevrat'ta) onlara, cana can ile, göze göz ile, buruna burun ile, kulağa kulak ile, dişe diş ile ve yaralamalara karşı kısas olduğunu yazıp farz kıldık. Kim onu bağışlar da (kısas hakkından vazgeçerse) artık o kendisi için (günahlarına) kefâret olur. Ve kim, Allâh'ın indirdiğiyle hükmetmezse, o taktirde işte onlar, onlar zâlimlerdir.
MAİDE - 47:Vel yahkum ehlul incîli bimâ enzelallâhu fîh(fîhi) ve men lem yahkum bimâ enzelallâhu fe ulâike humul fâsıkûn (fâsıkûne).Ve İncil sahipleri, Allâh'ın onda (İncil'de) indirdiği (ahkâm) ile hükmetsinler. Ve kim, Allâh'ın indirdiği ile hükmetmezse, o taktirde işte onlar fâsıklardır.
Arapça öğrenmek ile dininizi öğrenemezsiniz Kur-an-ı Kerim ayetleri dışında yaşamanız da yasaklanmış, ne yapacağız o zaman diyorsanız, Allah'ın kitabı nasıl öğrenileceğini de kitabına yazmış.

DUHAN - 58:Fe innemâ yessernâhu bi lisânike leallehum yetezekkerûn(yetezekkerûne).İşte böylece O'nu (Kur'ân-ı Kerim'i), senin lisanın ile kolaylaştırdık. Umulur ki onlar tezekkür ederler.
İyide işte lisanı ile kolaylaştırılan Allah'ın Resulünü sözleri; diyeceksiniz de, O Allah'ın söylediğinden başka bir şey söyleyebilmesi mümkün değil ki. O zaman insanlar Allah'ın Resullerini tanımıyorlar.
Allah'ın Resulleri tezekkür ederler insanlarda bu tezekkürden kitabı öğrenirler.
KASAS - 51:Ve lekad vassalnâ lehumul kavle leallehum yetezekkerûn(yetezekkerûne).
Ve andolsun ki, tezekkür etsinler diye sözü (âyetlerimizi) ardarda onlara ulaştırdık.
Allah her zaman insanların dinini öğrenerek yaşasın diye insanların içinde Resuller kılmış. Bu resuller canlı ve içlerinden olmalı ki onlara Allah'ın ayetlerini anlatsın da Allah insanlardan ne istiyor öğrensinler.
A'RAF - 35:Yâ benî âdeme immâ ye’tiyennekum rusulun minkum yekussûne aleykum âyâtî fe menittekâ ve asleha fe lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn(yahzenûne).Ey Âdemoğulları! Sizin içinizden, SİZE ÂYETLERİMİ ANLATAN (kıssa eden) RESÛLLER geldiği zaman, bundan sonra KİM TAKVA SAHİBİ OLUR VE NEFSİNİ ISLÂH EDERSE (nefs tasfiyesi yaparsa),
ARTIK ONLARA KORKU YOKTUR. VE ONLAR MAHZUN DA OLMAZLAR.  
Demek ki insanların mahzun olmaması için her dönem içlerinden veli Resuller yollamış. İşte bu Allah dostları insanlara Allah'ın ayetleri açıklarsa anlarlar ve takva sahibi olurlar.

Peki, takva sahibi olurlarsa ne olur?
BAKARA - 2
:Zâlikel kitâbu lâ reybe fîh(fîhi), huden lil muttekîn (muttekîne).İşte bu Kitap; O'nda hiç(bir açıdan) şüphe yoktur. Takva sahipleri için bir hidayettir.
İşte Kur-an-ı Kerim o zaman sizin hidayete ermenizi sağlar. Ama nasıl? İşte bu Allah'ın veli Resulleri insanlara Allah'ın ayetlerini açıklayarak okur. Ölmeden Allah'ın emanet olarak içinize üflediği ruhunu Allah'a ulaştırmayı dileyin diye insanları Allah'a davet ederler. İyi de insanlar koşturarak Allah'ın dinine mi girerler; hayır. Allah öyle söylemiyor.
Rabbimiz de şöyle söylüyor.
AHKÂF - 31:Yâ kavmenâ ecîbû dâiyallâhi ve âminû bihî yagfir lekum min zunûbikum ve yucirkum min azâbin elîm(elîmin).

Ey kavmimiz! Allah'ın davetçisine icabet edin. Ve O'na îmân edin ki, sizin günahlarınızı bağışlasın ve mağfiret etsin (sevaba çevirsin). Ve sizi elîm azaptan korusun.
Allah'a davet olunuyorken davete icabet etmeyen çoktur.
AHKÂF - 32:Ve men lâ yucib dâiyallâhi fe leyse bi mu’cizin fîl ardı ve leyse lehu min dûnihî evliyâu, ulâike fî dalâlin mubîn(mubînin).

Ve Allah'ın davetçisine icabet etmeyen kimse, yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakacak değildir. Ve onun Allah'tan başka dostları yoktur. İşte onlar apaçık dalâlet içindedirler.
İşte bu kişiler Allah ile insan arasına kimse giremez derler. Ve kendileri gibi düşünenler Kur-an-ı Kerim den nasipleri olmaz.
Kur-an-ı Kerim’in dışında ayetler ile insanların kurtuluşunu anlatan bir belge bulamazsınız.
Her zaman aramızda Allah'ın veli Resulleri vardır ve insanları Allah'a davet eder. Sebebi, bir insanın Allah'a ulaşabilmesi için Sırat-ı Mustakim üzeri olması gerekir. Çünkü Allah davete icabet edeni Sırat-ı Mustakim ile kendisine ulaştırır.
NİSA - 175:Fe emmellezîne âmenû billâhi va’tesamû bihî fe se yudhıluhum fî rahmetin minhu ve fadlın ve yehdîhim ileyhi sırâtan mustekîmâ (mustekîmen). Allah'a âmenû olanları ve O'na sarılanları (sarılmayı dileyenleri), Allah kendinden bir rahmetin ve fazlın içine koyacak ve onları, KENDİSİNE ULAŞTIRAN SIRATI MUSTAKÎM'E (Allah'a ulaştıran yola) hidayet edecektir, ulaştıracaktır.
Sırat-ı Mustakim üzeri olursa ne olacak.
AL-İ İMRAN - 51:İnnallâhe rabbî ve rabbikum fa’budûh (fa’budûhu), hâzâ sırâtun mustakîm(mustakîmun).
Allah, hiç şüphesiz benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. O halde (öyleyse) O'na kul olun. İşte bu SIRATI MUSTAKÎM'dir.
Neden Sırat-ı Mustakim derseniz bu Allah'a ulaştıran yol ve bu yoldan başka bir yol daha vardı oda “tarîka cehenneme” dediği cehennem yolu.
NİSA - 169:İllâ tarîka cehenneme hâlidîne fîhâ ebedâ(ebeden), ve kâne zâlike alâllâhi yesîrâ(yesîren). Sadece cehennem yoluna ulaştırır. Onlar orada ebediyyen kalacaklardır.
Ve bu, Allah için kolaydır.
Allah'ın Resulü onu Sırat-ı Müstakime davet eder.
MU'MİNUN - 73:Ve inneke le ted’ûhum ilâ sırâtın mustakîm (mustakîmin).Ve muhakkak ki; sen, mutlaka onları Sıratı Mustakîm'e davet ediyorsun.
Allah Resulünün insanları Allah'ın yolu olan Sırat-ı Müstakime çağırmasının nedeni de gene insanların emanet olan ruhlarını ölmeden Allah'a ulaştırmayı dilemesidir.
HUD - 56:İnnî tevekkeltu alâllâhi rabbî ve rabbikum, mâ min dâbbetin illâ huve âhızun bi nâsıyetihâ, inne rabbî alâ sırâtın mustekîm(mustekîmin).
Muhakkak ki ben, benim ve sizin Rabbiniz olan Allah'a tevekkül ettim. Yürüyen hiçbir canlı mahlûk (dabbe) yoktur ki; O (Allahû Tealâ), onun perçeminden tutmuş (O'nun kontrolü altında) olmasın. Muhakkak ki benim Rabbim, Sıratı Mustakîm üzeredir (Sıratı Mustakîm'in kontrolü Allah'tadır).
Evet, Kur-an-ı Kerim den başka hangi kitap Allah'ın bu emirlerinden bahseder ki; onun için Allah ayetler ile hüküm vermemizi istiyor maide 44.45.47 de. Yoksa kâfir, zalim ve fasık olarak niteliyor.
Allah'ın âdemoğullarına içlerinden Nebi Resul veya veli Resul göndermesinin nedeni; Allah'ın ayetleri ile insanlara anlatmasının nedeni onların takva sahibi olmaları ve nefislerinin terbiye edilmesi ve dünya ve ahiret saadetinin sahibi olmaları için.
A'RAF – 35: Yâ benî âdeme immâ ye’tiyennekum rusulun minkum yekussûne aleykum âyâtî fe menittekâ ve asleha fe lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn(yahzenûne).Ey Âdemoğulları! Sizin içinizden, size âyetlerimi anlatan (kıssa eden) resûller geldiği zaman, bundan sonra kim takva sahibi olur ve nefsini ıslâh ederse (nefs tasfiyesi yaparsa), artık onlara korku yoktur. Ve onlar mahzun da olmazlar
.
Allah ile insan arasına kimseyi sokmayanlar için bu ayete göre takva sahibi olabilme ve nefs terbiyesi yapa bilmeleri mümkün değil.
Peki, Resul Allah'ın ayetlerini anlatmasının bir faydası var mı? Bakalım;
TALÂK - 11:Resûlen yetlû aleykum âyâtillâhi mubeyyinâtin li yuhricellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti minez zulumâti ilen nûr(nûri), ve men yû'min billâhi ve ya'mel sâlihan yudhilhu cennâtin tecrî min tahtihel enhâru hâlidîne fîhâ ebedâ(ebeden), kad ahsenallâhu lehu rızkâ(rızkan).Resûl, âmenû olanları (ölmeden önce Allah'a ulaşmayı dileyenleri) ve amilüssalihat (salih amel, yani nefs tezkiyesi) yapanları, karanlıklardan nura çıkarmak için size Allah'ın âyetlerini açıklayarak okur
. Ve kim, Allah'a îmân ederse ve salih (nefsi ıslâh eden) amel işlerse onu, içinde ebediyyen kalmak üzere, altından ırmaklar akan cennetlere dahil eder (koyar). Allah('ın Zat'ı), onun (resûl) için en güzel rızık olmuştur.
Demek ki Resuller canlı olmalılar ve insanlara Allah'ın ayetleri okuyarak insanların nefislerinin kalplerinin karanlıktan nura çıkmasını sağlıyor. Karanlıktan nura çıkarma işlemini demek ki veli Resulleri ile yapıyor ve bu kişilere DOSTUM DİYOR.
BAKARA - 257:Allâhu velîyyullezîne âmenû, yuhricuhum minez zulumâti ilen nûr(nûri), vellezîne keferû evliyâuhumut tâgûtu yuhricûnehum minen nûri ilâz zulumât(zulumâti), ulâike ashâbun nâr(nâri), hum fîhâ hâlidûn(hâlidûne). Allah, âmenû olanların (Allah'a ulaşmayı dileyenlerin) dostudur, onları (onların nefslerinin kalplerini) zulmetten nura çıkarır
. Ve kâfirlerin dostları taguttur (onlar, şeytanı dost edinirler, şeytan kimseye dost olmaz), onları (onların nefslerinin kalplerini) nurdan zulmete çıkarırlar. İşte onlar, ateş 
ehlidir. Onlar, orada ebedî kalacak olanlardır.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -

Anket
Adana Belediyelerinden Hangisinin İcraatlerini Daha Çok Beğeniyorsunuz ?
Seyhan Belediyesi
Çukurova Belediyesi
Ceyhan Belediyesi
Kozan Belediyesi
Pozantı Belediyesi
İmamoğlu Belediyesi
Saimbeyli Belediyesi
Aladağ Belediyesi
Feke Belediyesi
Adana Büyükşehir Belediyesi
Yüreğir Belediyesi
Sarıçam Belediyesi
Yumurtalık Belediyesi
Karataş Belediyesi
Tufanbeyli Belediyesi
Karaisalı Belediyesi

Adana doruk Gazetesi
© Copyright 2013 Tüm hakkı www.adanadoruk.com'a aittir..
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
CapsLockTR Türkiye'nin Yeni Sosyal Ağı
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
Öneriler
Halı Yıkama
Perde Yıkama
Acıbadem Halı Yıkama
Ataşehir Halı Yıkama
En Kaliteli Halı Ve Perde Yıkama Siteleri
Sancaktepe perde yıkama
Ataşehir Halı Yıkama
Sancaktepe Halı yıkama
Sancaktepe Halı yıkama
Öneriler