Allah onları seviyor mu? (2)


Bu makale 2018-02-20 09:55:00 eklenmiş ve 141 kez görüntülenmiştir.
Doğan Kuşman

Allah’ın insana verdiği ruh, fizik beden, nefs ve iradelerini, sahibi olan Allah'a teslim etmeyi ve âşık oldukları Rablerini kalp gözleri ile görmeyi ölümüne isterler ve Allah'ın emrinden çıkmayan ilim irfan sahibi herkes tarafından sevilen kalplerinde hayır olup kötülük olmayan insanlardır.

RAD - 21:Vellezîne yasılûne mâ emerallâhu bihî en yûsale ve yahşevne rabbehum ve yehâfûne sûel hisâb(hisâbi).Ve onlar Allah'ın (ölümden evvel), Allah'a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O'na (Allah'a) ulaştırırlar. Ve Rab'lerine karşı huşû duyarlar ve kötü hesaptan (cehenneme girmekten) korkarlar.
RAD - 22:Vellezîne saberûbtigâe vechi rabbihim ve ekâmûs salâte ve enfekû mimmâ rezaknâhum sirren ve alâniyeten ve yedreûne bil hasenetis seyyiete ulâike lehum ukbed dâr(dâri). Onlar, sabırla Rab'lerinin vechini (Zat'ını, Zat'a ulaşmayı ve Allah'ın Zat'ını görmeyi) dileyenler ve namazı ikame edenler, onları rızıklandırdığımız şeylerden gizli ve açıkça infâk edenlerdir. Ve seyyiati, hasenat ile (iyilikle) savan kimselerdir. İşte onlar için, bu dünyanın (güzel bir) akıbeti (sonucu) vardır.
Tabi hemen bazı kişiler Allah'ın kalp gözü ile görülemeyeceğini ve Peygamberlerin bile sayılı göre bildiklerini söyleyecekler.
Tabi bir delil var mı diye sorarsanız?

Hâlbuki Rabbimiz, Peygamberimiz SAV efendimiz ve ashabının Allah'a basiret (kalp gözü ile) şahit (görmüşler)olmuşlar ve hepsi insanları Allah'a ve Sırat-ı Mustakim e davet etmiş.
YUSUF - 108:Kul hâzihî sebîlî ed’û ilallâhi alâ basîretin ene ve menittebeanî, ve subhânallâhi ve mâ ene minel muşrikîn (muşrikîne). De ki: “Benim ve bana tâbî olanların, basiret üzere (kalp gözüyle basar ederek, Allah'ı görerek) Allah'a davet ettiğimiz yol, işte bu yoldur. Allah'ı tenzih ederim. Ve ben, müşriklerden değilim.”
İşte bu insanların Allah'ın ayetlerini öğrenmedikleri için, onların Nurlu bir kitabı yoktur, hatta bir hidayetcisi ve dolayısı ile ilimleri de yoktur.  
HAC - 8:Ve minen nâsi men yucâdilu fîllâhi bi gayri ilmin ve lâ huden ve lâ kitâbin munîr(munîrin).Ve insanlardan (öyle) kimseler vardır ki; bir ilme, bir hidayetçiye ve nurlu (aydınlatıcı) bir kitaba sahip olmaksızın Allah hakkında mücâdele eder.
Hâlbuki Kur-an-ı Kerim de okuyup ta anlayamayacağımız o kadar çok ayet var ki; Allah'ın içimizden tayin ettiği bir veli resule tabi olsaydık ve Allah'a davetine icabet etseydik; mutlaka ayetleri Allah'ın resulün lisanı ile daha anlaşılır olduğunu görürdük.
MERYEM - 97:Fe innemâ yessernâhu bi lisânike li tubeşşire bihil muttekîne ve tunzire bihî kavmen luddâ(ludden).Böylece Biz, O'nu (Kur'ân-ı Kerim'i) senin lisanınla kolaylaştırdık. O'nunla, takva sahiplerini müjdelemen ve inatçı kavmi uyarman için.
Gerçi Rabbimiz bilemediğimiz şeyleri, zikir ehli dediği daimi yani yirmi dört saat zikredenlere sorun diyor. Bu ehli zikir dediğimiz kişiler Allah’dan vahiy alan kişilerdir.
ENBİYA - 7:Ve mâ erselnâ kableke illâ ricâlen nûhî ileyhim fes’elû ehlez zikri in kuntum lâ ta’lemûn(ta’lemûne).Ve senden önce, vahy ettiğimiz rical (erkekler)den başkasını göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline (daimî zikrin sahiplerine) sorun.
Hem yaşadıkları din onlara Allah'ın sevgisini kazandırmaz dünyayı huzur içinde yaşamazlar, hem de Allah'ın ayetlerini yalanlarlar.
EN'AM - 21:Ve men azlemu mimmenifterâ alâllâhi keziben ev kezzebe bi âyâtih(âyatihî), innehu lâ yuflihuz zâlimûn(zâlimûne).

Allah'a karşı yalanla iftira eden veya onun âyetlerini yalanlayan kimselerden daha zalim kim vardır? Muhakkak ki O, zalimleri felâha ulaştırmaz (kurtuluşa eremezler).
Hâlbuki Allah dilediğine vahy eder, buna kim mani olabilir ki? Hâlbuki Rabbim benim ile neden konuşmuyor demek varken hemen Allah'a yasağı koyarlar.
YUNUS - 2:E kâne linnâsi aceben en evhaynâ ilâ reculin minhum en enzirin nâse ve beşşirillezîne âmenû enne lehum kademe sıdkın inde rabbihim, kâlel kâfirûne inne hâzâ le sâhırun mubîn (mubînun).
ONLARDAN BİR ADAMA; İNSANLARI UYARMASI, ÂMENÛ OLANLARI (ÖLMEDEN ÖNCE ALLAH'A ULAŞMAYI DİLEYENLER) MÜJDELEMESİ İÇİN VAHYETMEMİZ İNSANLARA ACAİP (GARİP) Mİ GELDİ? Muhakkak ki; onlar için Rab'lerinin yanında (katında) sıddîkler makamı vardır. Kâfirler şöyle der: “Muhakkak ki bu, mutlaka apaçık bir sihirbazdır.”
Siz hiç boy abdesti ile gece seccadeye oturup kendinizi Allah'a şikâyet ettiniz mi? Yalnız tek başına olduğunuz zaman yapın; bakın samimi olarak konuşursanız Rabbimiz neden konuşmasın.
Unutmayın sadece davetçiler değil Rabbimiz de insanları kendisine davet eder. Sadece mutlu olmamız için.
RAD - 14:Lehu da’vetul hakk(hakkı), vellezîne yed’ûne min dûnihî lâ yestecîbûne lehum bi şey’in illâ kebâsitı keffeyhi ilel mâi li yebluga fâhu ve mâ huve bi bâligıh(bâligıhî), ve mâ duâul kâfirîne illâ fî dalâl(dalâlin).Hakkın daveti O'nadır (Kendisinedir, Allah'adır). O'ndan başkasına davet ettikleri (şeyler), onlara bir şeyle icabet etmezler. Onlar ancak suya, onun ağzına, suyun ulaşması için avucunu açmış kimse gibidir. O (su), ona ulaşacak değildir. Ve kâfirlerin daveti, dalâletten (su nasıl onların ağızlarına ulaşamıyorsa, dalâlette olanlar da hidayete ulaşamaz) başka bir şey değildir.
Allah insanları kendisine davet ediyor. Resulü de insanları Rabbine davet ediyor. Davete icabet edip Allah'ın sevgisini kazanmış nefslerini afetlerden hasletlere dönüştürenler de davet ediyor.
FUSSİLET - 33:Ve men ahsenu kavlen mimmen deâ ilâllâhi ve amile sâlihan ve kâle innenî minel muslimîn(muslimîne).

Allah'a davet eden ve salih amel (nefs tasviyesi) yapan ve: “Muhakkak ki ben teslim olanlardanım.” diyenden daha güzel sözlü kim vardır?

Biz ne yapıyoruz. Kendimiz Allah’ın yardımına ve Allah'ın tayin ettiği bir Hidayetçisine gerek duymuyoruz ve farz olan İslam’ın beş şartını yeterli görüyor kendimizi kurtarabileceğimize inanıp KİBİR YAPIYOR ve ayetleri hayatımıza tatbik etmiyoruz

Bu kibir nereye kadar?
Allah kibirlileri sevmez.
ZUMER - 60:Ve yevmel kıyâmeti terellezîne kezebû alallâhi vucûhuhum musveddeh(musveddetun), e leysefî cehenneme mesven lil mutekebbirîn(mutekebbirîne). Ve kıyâmet günü, Allah'a karşı yalan söyleyenlerin yüzlerini kararmış görürsün. Kibirlenenlerin yeri cehennemde değil mi?
İşte Allah'ın davetine yani emirlerine icabet etmeden Allah'ın sevgisini, huzur ve mutluluğu yaşamamız mümkün değildir.
RAD - 18:Lillezînestecâbû li rabbihimul husnâ, vellezîne lem yestecibû lehu lev enne lehum mâ fîl ardı cemîan ve mislehu meahu leftedev bih(bihî), ulâike lehum sûul hısâbi ve me’vâhum cehennem(cehennemu), ve bi’sel mihâd(mihâdu).Rab'lerine (Rabbinin emrine) icabet edenler için en güzeli vardır. Ve O'na icabet etmeyenler, yeryüzünde olanların hepsi ve bir o kadarı daha onların olsa, onu mutlaka fidye olarak verirlerdi. İşte onlar; onlar için hesabın kötüsü var. Ve onların barınacağı yer, cehennem; ne kötü bir döşektir.
Ayete görüldüğü gibi davete icabet ederseniz, Allah kalbinize sevgisini yerleştirir ve Allah'ın emrettiği her şeyi aşk ile huşu halinde Allah size yaptırır. Allah size en güzeli vardır diyor. Allah'ın davetine icabet etmezseniz sizi hiç bir şey kurtaramaz ve zor bir hayat vardır.
NEDEN TEK DOĞRU OLAN RABBİMİZE SORMUYORSUNUZ? ALLAHDAN BAŞKA KİM YARDIM EDER Kİ? ÖZEL YARDIMI OLAN İSTİHANEYİ RABBİMİZDEN İSTEYİN, BU DA HACET NAMAZIDIR AMA RABBİMİZE TEVEKÜL ETMEYEN YANİ SEVMEYEN İÇİN MÜMKÜN DEĞİL ALLAHDAN HACET NAMAZI KILARAK İSTEYEMEZSİNİZ.
Mutlaka hidayete ermeniz için veli mürşidinizi Allah’dan sorun
BAKARA - 45:Vesteînû bis sabri ves salât(sâlâti), ve innehâ le kebîretun illâ alel hâşiîn(hâşiîne).(Allah'tan) sabırla ve namazla istiane (yardım) isteyin. Ve muhakkak ki o (hacet namazı ile Allah'a ulaştıracak mürşidini sormak), huşû sahibi olanlardan başkasına elbette ağır gelir.
Allah’ı sevmiyorsanız mürşidinizi göremezsiniz ve dalalette kalırsınız.
KEHF - 17:Ve tereş şemse izâ taleat tezâveru an kehfihim zâtel yemîni ve izâ garabet takrıduhum zâteş şimâli ve hum fî fecvetin minh(minhu), zâlike min âyâtillâh(âyâtillâhi), men yehdillâhu fe huvel muhted(muhtedi), ve men yudlil fe len tecide lehu veliyyen murşidâ(murşiden).Ve güneşin doğduğu zaman mağaralarının sağ tarafından geldiğini ve battığı zaman sol taraftan onların yanlarından geçtiğini görürsün. Ve onlar, onun (mağaranın) geniş sahası içinde bulunuyorlardı. İşte bu, Allah'ın âyetlerinden (mucizelerinden)dir. Allah, kimi Kendisine ulaştırırsa, işte o hidayete ermiştir. Ve kimi dalâlette bırakırsa (kim Allah'a ulaşmayı dilemezse) artık onun için
VELÎ MÜRŞİD (irşad eden evliya) bulunmaz.
HADİ; ALLAH’I SEVMİYOR MUSUNUZ? NE DURUYORSUNUZ? YARIN YAŞAYACAĞINIZIN GARANTİSİ VAR MI?

Hacet namazını perşembeyi cumaya bağlayan gecelerde veya kandil gecelerinde kılınması asildir. Ama bütün gecelerde kılınabilir. Önce boy abdesti alınır. Sonra hacet namazına niyet edilir.
Namazda aşağıdaki âyetler okunur:
1. Rekâtta: Subhaneke + Fatiha + 3 Âyetel Kürsî
2. Rekâtta: Fatiha + Ihlâs + Felâk + Nas.
2. Rekâtın sonunda : Ettehiyyâtü
3. Rekâtta: Fatiha + Ihlâs + Felâk + Nas.
4. Rekâtta: Fatiha + Ihlâs + Felâk + Nas.
Namaz tamamlandıktan sonra Allah’tan hacet neyse o istenir. Allah’tan mürşid istemek için bu namaz kılındıysa mürsid istenir.
Bu namazdan sonra hiç konuşmadan yatmak gerekir. Yatarken kıbleyi sağa alacak şekilde yatak kurulur. Vücudun ön cephesi kıbleye çevrilerek yan üstü yatılır, 3 Âyetel Kürsî okunur ve Allah’tan mürşid istenir. Eğer kişinin haceti mürşid değil de başka bir hedefe ulaşmaksa (zahirî veya Batıni bir hedef olabilir) o hedefe ulaşmak istenir. Sessiz zikir (hafî zikir) bu istekten sonra baslar. Yanüstü yatıldığı için sağ kulak yastığa gelecektir. Bas biraz sağa, sola oynatılarak kulakta kalbin atışlarının, basınç sebebiyle rahatça duyulacağı pozisyona gelinir. Ve kalbin her çift atışında “Allah, Allah” diyerek kişi Allah’ı zikr-i hafî ile (yani sessiz olarak) içinden zikredecektir.
Eğer ilk namazdan sonra yatıldığında birşey görülmez ise tekrar tekrar, her perşembeyi cumaya bağlayan gece namaza devam edilmelidir. Her gece de kılınabilir.

dkusman@yahoo.com

 

 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -

Anket
Adana Belediyelerinden Hangisinin İcraatlerini Daha Çok Beğeniyorsunuz ?
Seyhan Belediyesi
Çukurova Belediyesi
Ceyhan Belediyesi
Kozan Belediyesi
Pozantı Belediyesi
İmamoğlu Belediyesi
Saimbeyli Belediyesi
Aladağ Belediyesi
Feke Belediyesi
Adana Büyükşehir Belediyesi
Yüreğir Belediyesi
Sarıçam Belediyesi
Yumurtalık Belediyesi
Karataş Belediyesi
Tufanbeyli Belediyesi
Karaisalı Belediyesi

Adana doruk Gazetesi
© Copyright 2013 Tüm hakkı www.adanadoruk.com'a aittir..
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
Work and Travel
Yurtdışı Eğitim
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
Öneriler
Öneriler