İblis’in Allah ile konuşması (1)


Bu makale 2018-03-29 19:18:28 eklenmiş ve 123 kez görüntülenmiştir.
Doğan Kuşman

Allah'ın katından kovulan iblis, Âdem AS’ın kendisinden daha değersiz olduğu nedeni ile secde etmeyeceğini söyleyerek Allah'a isyan eder. Bu isyanı nedeni ile de Rabbimiz kendi katından iblisi kovar. Allah'ın katından kovulmasının sebebinin de Âdem AS olduğunu söyler, bu neden ile insanlardan intikam alacağını açıkça Allah'ın huzurunda açıklar ve lanetlenir. Aslında insana karşı savaş açmış olan iblis, hiçbir zaman kazanamayacağı Allah ile savaşa başlar. 

Aslında iblis yaratılan tüm insanlarla uğraşmaz. Ayette açıklandığı gibi, iblis hangi insanlarla mücadele edeceğini açıkça beyan etmiştir.
NİSA - 118
:Leanehullâh(leanehullâhu), ve kâle le ettehizenne min ibâdike nasîben mefrûdâ(mefrûdan). Allah, ona (şeytana) lânet etti. O da dedi ki: “Elbette ben, Senin kullarından belirli bir pay edineceğim.”
Allah'a kul olan insanlarla uğraşacağı açıkça belli;
Peki, bu Allah'a kul olan insanlar kimlerdir. Veya Allah'a kul olmayan insan da var mıdır?
YASİN - 60
:E lem a’had ileykum yâ benî âdeme en lâ ta’budûş şeytân(şeytâne), innehu lekum aduvvun mubîn(mubinun).

Ey Âdemoğulları! Ben, sizlerden şeytana kul olmayacağınıza dair ahd almadım mı? Muhakkak ki o (şeytan), size apaçık bir düşmandır.
Rabbimiz insanlardan ahd almış; kendisine kul olmamız ve şeytana kul olunmuş ki kul olmayacaktın diye de uyarmış.
YASİN - 61:Ve eni’budûnî, hâzâ sırâtun mustekîm(mustekîmun).

Ve Ben, sizden Bana kul olmanıza (dair ahd almadım mı?) Bu da Sıratı Mustakîm (üzerinde bulunmak)tır.
Demek ki iblis, Sırat-ı Mustakim üzerinde olan insanlar ile uğraşacak.
O zaman, bu ayete göre Allah'a kul olan insanlar, Sırat-ı Mustakim üzerinde olan insanlardır; o zaman “BEN ALLAH’IN KULUYUM” diye iddia eden insanlara bir sorumuz olmalı, ”Siz Sırat-ı Mustakim üzere misiniz”? 

Bir insanın Sırat-ı Mustakim üzeri olabilmesi için bu Sırat-ı Müstakim’in ne olduğunun bilmesi lazım. Soralım “siz Sırat-ı Mustakim nedir biliyor musunuz?” 
İnsanlar Sırat-ı Mustakim üzerinde olabilmeyi Allah’dan isterler ama doğru yol olarak öğretilmiş bir kavram olarak kalmıştır. Bu yol doğru yol nedir? Nerededir? Nereye götürür? Bilen olmaz. Müfessirler (Kur-an-ı Kerim’i açıklayan ve meal verenler)Hidayet’e de doğru yol demiştir. Hâlbuki hidayet bir vetire (süreç)dir. Sırat-ı Müstakim’e de hidayete de yol dersek, bakalım Allah'ın vahyini ne şekle getiriyoruz.
EN'AM - 87:Ve min âbâihim ve zurriyyâtihim ve ihvânihim, vectebeynâhum ve hedeynâhum ilâ sırâtın mustekîm(mustekîmin). Ve onların babalarından, zürriyetlerinden (nesillerinden) ve kardeşlerinden onları seçtik. Ve onları Sıratı Mustakîm'e (Allah'a ruhu ulaştıran yola) hidayet ettik (ulaştırdık). 
Desenize “DOĞRU YOLA YOL ETTİK” diye.
Bu ayete göre “DOĞRU YOLA YOL ETTİK” Dememiz gerekiyor.
HİDAYET; insan ruhunun, veçhinin, nefsinin, iradesinin ve hatta mücedditler için aklını da Allah'a teslim edilmesidir. (Allah'ın kendisine ulaştırmasıdır).
“kul inne hudâllâhi huvel hudâ” De ki: “Muhakkak ki Allah'a ulaşmak (var ya) işte o, hidayettir.”(BAKARA-120).“kul innel hudâ hudallâhi “de ki: “Hiç şüphesiz HİDAYET, Allah'ın (Kendisine) ulaştırmasıdır” (ALİ-İMRAN-73). Her iki ayette de hidayetin Allah'ın kendisine ulaştırmasıdır. İyide Allah sizi kendisine ulaştırır mı? Yani siz iblisin şüphe ve tereddütlerini terk ederek Allah'ın sizi kendisine davetine icabet edebilecek misiniz ki Rabbimiz sizi kendisine ulaştırsın, Hidayet etsin.
İblisin etkisi nedeni ile Allah'ın Kur-an-ı Kerim de farz olan emrini yerine getirilmesine engel oluyor, insanlarda bunun farkında değil. Hâlbuki Allah da Resulü de insanları Allah' a davet eder.  

Lehu da’vetul hakk(hakkı), vellezîne yed’ûne min dûnihî lâ yestecîbûne lehum bi şey’in” Hakkın daveti O'nadır (Kendisinedir, Allah'adır). O'ndan başkasına davet ettikleri (şeyler), onlara bir şeyle icabet etmezler”.(RAD-14)  ved’u ilâ rabbike ve lâ tekûnenne minel muşrikîn(muşrikîne). “Ve Rabbine davet et (Allah'a ulaşmaya çağır). Ve sakın müşriklerden olma”!(KASAS-87) Allah'ın ve Resulün Allah'a davetine sizi icabet ettirmeyen nedir ki? İblis olamaz mı? Tabi ki nefsinizden de nefsinize hükmeden kim?
Rabbimiz bu kadarla da bırakmamış, sadece kendisine davet değil kendisine ulaştıran Sırat-ı Mustakim’e de davet ettirmiştir;
MU'MİNUN - 73:Ve inneke le ted’ûhum ilâ sırâtın mustakîm (mustakîmin).Ve muhakkak ki; sen, mutlaka onları Sıratı Mustakîm'e davet ediyorsun.
Peki bu davete icabet ettirmeyen kimdir? Nefsinizin arkasında ki iblis değil mi?
Sırat yol demek, Müstakim istikamet üzere demek. O zaman bu yol nereye istikametlenmiş bir yoldur ki Sırat-ı Mustakim üzerinde olunca istikametlenmiş yolda giden nereye varır?  
Fatiha da Allah’dan Sırat-ı Mustakim’i isteriz.
FATİHA - 6:İhdinas sırâtel mustakîm(mustakîme). (Bu istiane'n ile) bizi, SIRATI MUSTAKÎM'e hidayet et (ulaştır).
İşte bu dileğin nedenini bilmeden okunan Fatiha’nın ne kadar faydası olur bu da ayrı bir sorun. Namaz kılan bir kişi günde en az kırk beş defa Fatiha okur ve hep Allah’dan “ona kul olmayı ve bunun için özel yardım istemeyi ve bu yardım ile kul olabilmek için Sırat-ı Mustakim üzerinde olmayı istiyor ve ne istediğini bilmiyor. Allah'ın ve Resulü’nün davetine icabet etmeyen bir insan Sırat-ı Müstakim üzerinde olabilir mi?
NİSA - 175:Fe emmellezîne âmenû billâhi va’tesamû bihî fe se yudhıluhum fî rahmetin minhu ve fadlın ve yehdîhim ileyhi sırâtan mustekîmâ (mustekîmen). Allah'a âmenû olanları ve O'na sarılanları (sarılmayı dileyenleri), Allah kendinden bir rahmetin ve fazlın içine koyacak ve onları, KENDİSİNE ULAŞTIRAN SIRATI MUSTAKÎM'E (Allah'a ulaştıran yola) hidayet edecektir, ulaştıracaktır.
Hem Allah'ın ve Resulü’nün davetine icabet etmeyeceksin, hem de davet edilen yere ulaştıran yol üzerinde olacaksın, böyle bir saçmalık olur mu?
Hâlbuki Rabbimiz Kur-an-ı Kerim de iblisin hangi şartlarda etkileyeceğini ve nasıl etkileyeceğini açıklamış.
İblis Sırat-ı Mustakim üzerinde oturması yolun geçilmesini engellemesi anlamındadır.
A'RAF - 16:Kâle fe bimâ agveytenî le ak'udenne lehum sırâtekel mustekîm(mustekîme).(İblis): “Bundan sonra, beni azdırman sebebiyle, mutlaka Senin Sıratı Mustakîmin'e onlara karşı (mani olmak için) oturacağım.” dedi.

Sıratı Mustakîm : Allah'a (cc) ulaştıran yol

A'RAF - 17:Summe le âtiyennehum min beyni eydîhim ve min halfihim ve an eymânihim ve an şemâilihim, ve lâ tecidu ekserehum şâkirîn(şâkirîne). Sonra, elbette onlara, önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından geleceğim ve onların çoğunu şükredenlerden bulmayacaksın.
Demek ki iblisin amacı, Allah'ın davetine icabet edenlerin Sırat-ı Mustakimden ayrılmalarını sağlayarak, Allah'a kul olmalarını engellemek. Peki baştan Allah'ın ve Resulü7nün Allah'a davetine icabet ettirmeyen iblis, Sırat-ı Mustakim üzerinde olanları nasıl etkileyecek ki?
Her şeyden önce iblis nefsinize hükmederek insanların nefsleri ile hareket etmesini sağlar.
YUSUF - 53:Ve mâ uberriu nefsî, innen nefse le emmâretun bis sûı illâ mâ rahime rabbî, inne rabbî gafûrun rahîm(rahîmun).

Ve ben, nefsimi ibra edemem (temize çıkaramam). Çünkü nefs, mutlaka sui olanı (şerri, kötülüğü) emreder. Rabbimin Rahîm esmasıyla tecelli ettiği (nefsler) hariç. Muhakkak ki Rabbim, mağfiret edendir (günahları sevaba çevirendir). Rahîm'dir (rahmet nurunu gönderen ve merhamet edendir).
Çünkü insan nefsi, insana kötülükten başka bir şey yapmasını istemez. Zaten insan nefsi başlangıçta cehennemin en altında ki bir yapıda afetler ile yaratılmıştır.
TİN - 4:Lekad halaknel insâne fî ahseni takvîm(takvîmin).

Andolsun ki Biz, insanı (nefsini), ahseni takvim içinde (nefs tezkiyesi ve tasfiyesi yaparak en güzele ulaşabilecek özellikte) yarattık.
Allah'ın emaneti olan ruh gibi hasletlerin sahibi olabilecek şekilde yaratılan nefs, başlangıçta cehennemin en dibine layık şekilde verilmiştir.
TİN - 5:Summe redednâhu esfele sâfilîn(sâfilîne).Sonra onu, esfeli safiline (en sefil hale, nefsinin karanlıklarına) iade ettik (çevirdik).
İşte insan nefsi, yaptıkları ile övünen ve yaptıkları ise iblis tarafından süslü gösterilerek azmaya müsait bir yapıdadır.
HİCR - 39:Kâle rabbi bi mâ agveytenî le uzeyyinenne lehum fil ardı ve le ugviyennehum ecmeîn(ecmeîne).(İblis şöyle) dedi: “Rabbim, beni azdırmandan dolayı, onlara mutlaka yeryüzünde (azgınlığı) süsleyeceğim ve mutlaka onların hepsini azdıracağım.
Peki, insanlardan Allah'ın davetine icabet edenler için bir risk var mıdır? Tabi ki var; davete icabet etmiş ve ruhun hidayetine ulaştırılmış bir mümin bu noktadan sonra fizik, nefs ve irade teslimine gitmiyorsa Allah’dan yardım kesileceği için artık yozlaşmaya ve iblisin adımlarına uymaya başlar. Rabbimizin burada kullarına bir uyarısı, bir hatırlatması var bu noktada.
NUR - 21:Yâ eyyuhellezîne âmenû lâ tettebiû hutuvâtiş şeytân(şeytâni), ve men yettebi’ hutuvâtiş şeytâni fe innehu ye’muru bil fahşâi vel munker(munkeri) ve lev lâ fadlullâhi aleykum ve rahmetuhu mâ zekâ minkum min ehadin ebeden ve lâkinnallâhe yuzekkî men yeşâu, vallâhu semî’un alîm(alîmun).

Ey âmenû olanlar, şeytanın adımlarına tâbî olmayın! Ve kim şeytanın adımlarına tâbî olursa o taktirde (şeytanın adımlarına uyduğu taktirde) muhakkak ki o (şeytan), fuhşu (her çeşit kötülüğü) ve münkeri (inkârı ve Allah'ın yasak ettiklerini) emreder. Ve eğer Allah'ın rahmeti ve fazlı sizin üzerinize olmasaydı (nefsinizin kalbine yerleşmeseydi), içinizden hiçbiri ebediyyen nefsini tezkiye edemezdi. Lâkin Allah, dilediğinin nefsini tezkiye eder. Ve Allah, Sem'î'dir (en iyi işitendir) Alîm'dir (en iyi bilendir).

Demek ki Allah'ın rahmetini isteyenler boşuna Allah'a yalvarmıyorlar.
AL-İ İMRAN - 8
:Rabbenâ lâ tuziğ kulûbenâ ba’de iz hedeytenâ veheb lenâ min ledunke rahmeh(rahmeten), inneke entel vehhâb(vehhâbu). Rabbimiz, bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi kaydırma. Katından bize rahmet ihsan buyur. Hiç şüphesiz; Sen, Vehhab'sın.
Eğer ruhun hidayetinden sonra Allah'a veçh, nefs ve irade teslimine samimi bakmayanlar, Sırat-ı Mustakim üzerinde ilerlemeyenler olduğu açıkça belli. Rabbimizin bunlar için de uyarısı ve ihtarı var.

Devam edecek

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -

Anket
Adana Belediyelerinden Hangisinin İcraatlerini Daha Çok Beğeniyorsunuz ?
Seyhan Belediyesi
Çukurova Belediyesi
Ceyhan Belediyesi
Kozan Belediyesi
Pozantı Belediyesi
İmamoğlu Belediyesi
Saimbeyli Belediyesi
Aladağ Belediyesi
Feke Belediyesi
Adana Büyükşehir Belediyesi
Yüreğir Belediyesi
Sarıçam Belediyesi
Yumurtalık Belediyesi
Karataş Belediyesi
Tufanbeyli Belediyesi
Karaisalı Belediyesi

Adana doruk Gazetesi
© Copyright 2013 Tüm hakkı www.adanadoruk.com'a aittir..
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
Work and Travel
Yurtdışı Eğitim
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
Öneriler
Öneriler