ALİ DEMİR GİBİ ADAMLAR


Bu makale 2018-05-23 21:32:24 eklenmiş ve 180 kez görüntülenmiştir.
Yumoş_Minik Tekbaş

Adana Hayvan Barınağı’nda işler yolunda diye, bir yıl önce haber yapmıştım. 

Adana Hayvan Barınağı artık çok önemli bir yerde, daha bundan on yıl öncesine kadar şehrin çok uzağında sayılıyordu. Şimdi yanında devasa bir stadyum ve Sarıçam konutları yükseliyor. Büyükşehir Belediyesi yeni bir hayvan barınağı inşaatına girişti ama, henüz ne zaman bitecek, takvim belli değil. Adana Hayvan Barınağı  Türkiye’nin en iyi hayvan barınakları içerisinde yer alıyor. Burada ölümler yok gibi, burada aç kalan hayvanlar da yok. Çünkü burada Hayvanları seven bir Büyükşehir Belediye Başkanı var, onun adı Hüseyin Sözlü.

Adana Hayvan Barınağı’nda hayvanseverlerin tanıdığı bildiği, saygı duyduğu bir isim  Ali Demir.  Ali Demir Hayvan Barınağı’nın adeta her şeyi. Kaç hayvan var, kim hangi yerde tutuluyor, tecritte olanlar, karantinada olanlar, bakımı yapılanlar, hasta olanlar, yaşlı olanlar, bakıma muhtaç olanlar, düşkünler, uyuzlar, kim aradı, kim aramadı, hangi hayvan nereden alınmış, nereye konmuş, kimi arayacak, kime cevap verilecek, hepsi Ali Demir’den soruluyordu.  

Gelen konuklarla da bizzat Koordinatör Ali Demir ilgileniyordu. Adana Hayvan Barınağı mevcut koşullar içerisinde Türkiye’nin iyilerinden sayılıyor. Belki yeri dar, ama en azından şiddet görmüyor, iple bağlanmıyor, karınları tok. Bakımları ve aşıları yapılıyor.

Şimdi Ali Demir Adana Hayvan Barınağında yok. Nedeni ise bilindiği üzere Nisan ayında herkes belediyenin kadrosuna geçmişti. Emekliliği gelenler emekli edildi. Bu genelgeden Ali Demir’de nasiplendi ve emekli edildi. Böyle yetişmiş, donanımlı, akil, barınak hallerinden, insanların ve hayvanların dilinden anlayan, adeta bu işin profesörü olmuş bir insandı koordinatör Ali Demir.

Barınakta Ali Demir yok. Bir defasında aradığımda, yetkili biri bize çok sert çıkmıştı. Ali Demir gibi bir profesyonel olmalıydı orada. 

Şurada seçimlere ne kalmış. Genel seçimlerden iki ay sonra yerel seçim startı verilecek. 

Adana hayvan barınağı diğer barınaklardan daha şanslı, çünkü burada hayvanları seven bir büyükşehir belediye başkanı var, onun adı da Hüseyin Sözlü.

 

Hayvanlar şiddet görmüyor, açlık çekmiyor, bakımı yapılıyor. Yerleri dar olsa da, kötü muamele hiç yok. Arada bir yazın yılanlar hayvanların arısana dalsada, mevcutların içinde iyisi deniyor. 

Türkiye’nin iyi barınakları arasında yer alıyor. Orada güvenle baktığımız bir isim var Ali Demir, bütün hayvanseverlerle arası çok iyi. Bu da can dostlarımızın işini kolaylaştırıyor. Adana Hayvan Barınağı emin ellerde idi.. İnşallah orada kötü hiçbir şey olmaz… 

Kötü bir şey çıkmaz. 

Hayvan Barınağı bölümüne bakan belediye yetkilisine acilen diyorum ki, lütfen Ali Demir bir şekilde görevine dönsün, orada işler sarpa sarmandan.

***

PARTİLERİN MANİFESTOSUNDA HAYVANLAR YOK!

Genel seçimlere gidiyoruz. 

Daha çok özgürlük, daha çok demokrasi diye partiler yola çıktı. Ama nedense şiddet gören, hırpalanan, aç bırakılan, şiddet gören, hayvanları istif yapan, hayvanlara bakıyorum diye, geçimini bu yoldan kazanan istismarcıları hakkında bir şeyler yok. 

Devletin bunlardan haberi olmamış olamaz. 

Neden yapacakları arasında bu hayvanlara yer vermiyorlar mı?

Bu hayvanları koruyan, seven insan sayısı bir siyasi partinin baraj üstü sayılacak bir oy potansiyeline sahip olduğunu bilmezler mi? 

Keşke cesurca yapacakları vaatleri arasında şu sahipsiz sokak hayvanlarına da bir el atılsa, mağdur edilen kedi, köpek, at ve eşek sahiplenilseydi.

Bunlar çok istismar edildi, hakları yenildi.

Bir Devlet Adamı bu ülkenin bir insanından, toprağından, ağaçlarından ve hayvanlarından da sorumlu.

Onlarında en azından bizler kadar yaşama hakkı var.

Şurada seçimlere 32 gün kaldı. 

Daha çok özgürlük ve daha çok demokratikleşme, bütün haklardan geçiyor, buna da hayvanlarda dahil, diye düşünüyorum.

****

Gamze Erkök’ün kaleminden 

Tüm hayvan camiasının ve ailemizin başı sagolsun) 

BİR MERHABA.. BİR VEDA.. GEÇ BULUNUP, ÇABUK KAYBEDİLEN BİR VEFA...

Henüz gözlerini hayata açmış küçücük bir tay ; dağ başında, taşların toprakların arasında, titreyen bacakları ile ürkekçe ayağa kalmaya çalışırken , ilk gördüğü sahne: Henüz doğum yapmış annesinin ayaklarındaki ipleri çözen bir adamın çözdüğü iplerle annesini hoyratça döverek ayağa kaldırımaya çalışması, adamın kömür karası gözlerindeki dipsiz acımasızlık ve annesinin kömür karası gözlerinden akan billur bir dere gibi gözyaşlarıydı.

Çok güzel bir oğlandı . Sapsarı , kendinden röfleli yelesiyle aynı renkte kuyruğu, güneşte kızıl bir ipek halı gibi parlayan tüyleri vardı . 

Hiç adı olmadı . 

Hiç başı okşanmadı. 

Baharda keyifle papatyalar arasında hiç gönlünce koşup oynayamadı.

Dogarken gördüğü ilk sahne kaderine yazılmış, kara bir lanet gibi üstüne yapışmıştı. Gündüzleri küçücük bedenine aldırmadan üstüne ikili, üçlü binen , kuyruğuna asılan, gözüne kum atan, sopalarla vuran mahallenin çocuklarıni arkadaş sanarak geçiyordu . Çok gururluydu. Basını hiç eğmez , canının yandığını kimselere belli etmez. Küçücük cüssesiyle şaha kalkar, isyan ederdi. 

Yine de geceleri iple cekiyordu . O canım annesin titreyen dizleri ile çektiği yük arabasını uzaktan gördüğünde , çocuk sesiyle kişner, bahar kuzusu gibi zıp zıp sevinçle zıplardı .

Bitkin annesi arabadan çözülüp yanına bağlandığında, annesinin ağzından hiç çıkartılmayan , canını çok yaktığı belli olan gemin kestiği dudaklarından akan kanları, kadife burnuyla koklar, kömür gözlerinden hep akan billur dere gibi yaşları yalar, teselli etmeye çalışırdı. Sabahlara kadar annesinin anlattığı, insanların acımasızlığına dair ürkünç hikayeleri dinlerken korkar , gövdesini annesine sımsıkı yapıştırır, hiç ayrılmak istemezdi .

Annesi bazen de güzel hikayeler anlatırdı. Büyük büyük büyük büyük amcasının bir yarış atı oldugunu, büyük büyük büyük kuzenlerden birinin yemyeşil çimlerle bezeli bir cıftlıkte yaşadığını . Bazen de birlikte kaçıp, kırlarda yasama planları yaparlardı.

Bir akşam... Annesi gelmedi!

O gece korktu. O kadar çok korktu ki. 

Annesinin anlattığı ürkünç hikayelerdeki kasapları, bıcakları, kanları aklından uzaklaştırmaya çalışıp, “ belki çok iyi kalpli bir insan almıştır annemi çiftliğinin kırlarında koşması için?” Diye annesinin uydurduğu hikayelerden birisiyle endişesini kovalamaya çalıştı.

Annesini.. O canım annesini bir daha hiç görmedi.

Hemen ertesi sabah o yük arabasına kendisi koşuldu. Annesinin dilini, dudaklarını kesen , o can yakıcı gem ağzına takıldı , billur dere gibi akam gözyaşları kömür gözlerinden akarak.. Daha küçücük vücüdu ile kocaman yükleri çekmeye başladı. Sırtından kamçı acısı, aklından annesi hiç eksilmedi .

Deli gibi yağmur yağan bir Mart akşamı. Karanlıkta, yokuş aşağı dört nala koşturulurken, bir an önce yağmurdan ve soguktan kurtulup, soba başına ve çilingir sofrasına yetişmeye çalışan sahibi kamçıladılar kamçılıyordu .

Bir anda ... Gökyüzü aydınlandı, annesini gördü!

Ayagına ne dolaştığını fark edemedi. Ardından kulakları müthiş bir gökgürültüsü ile doldu. 

Vücudunun her zerresi acıyla titredi ve dizlerinin üzerine yığılıp kaldı!

Ne adamın deri dizginlerle vurması, ne kırbactan beter yağan yağmur, ne şimşekler düştüğü yerden kaldıramadı. Sağ bacağı paramparçaydı!

Adam dağ basında onu öylece bırakıp, arabayı iki arkadaşı ile çekip, bırakıp gitti.

Ne bir veda, ne vefa, 

Ne alacak verecek, 

Ne ödeşme, ne helalleşme!

Bir ay boyunca , dağ basında aç, susuz, acılar içinde çürüyen bacağının enfeksiyonu vücudunu yiyip bitirken, önce annesini, sonra ölümü özledi.

Ta ki... O gün gelene,

Bir mucize olana, 

Bir kızın gözleri, kara kömür gözlerden billur bir dere gibi akan yaşları görene kadar !

Sonrası hepimizin malumu....

Fulya Törün nın bana haber vermesi, hemen AÜ Veterinerlik Fakültesine nakledilmesi, HAYKOD’un ve dostların maddi manevi destekleri, benim acele atlayıp Ankara’ya gelmem, herkesin aşık olduğu oğlumuza RİCKY MARTIN adını takmam, Aysun Taşcı’nın Polatli dan getirdiği diğer ata rağmen RİCKY ile de ilgilenmesi , fakültenin en yetkin hekimlerinin ve öğrencilerinin gece gündüz, cansiparane gayretleri ile ölüme karşı savaş açmamız, vücudu sarmış enfeksiyondan arındırmamız, dünyada ilk defa uygulanan operasyonun çok başarılı geçmesi, uyandırma esnasında askıda hırçınlığı , o esnada aşırı kan kaybı, gece yarılarına kadar uğraşıp , kanamayı kesmeyi başaran hekımler, kendi kendisine yatıp kalkabilmesi, yürümeye başlaması, ilaçlar, pansumanlar, serumlar, pamuklar, vitaminler , kan testleri, ucu bucagi olmayan bandajlar.... hiç bir maddi manevi ihtiyacını ikiletmeden sağlayan Aynur Altun, veterinerlik fakültesi öğrencilerinin, kendi canlarını tehlikeye atarak 24 saat tam ihtimam görmesi, bu persembe revizyon operasyonunun planlanması, Anderson askısının siparişinin verilmesi , hayatında ilk defa yumuşacık yerde yatması , tertemiz bakılması, keçiboynuzundan- pekmeze hiç tatmadığı lezzetleri tatması , koruyucu ailelerin ilgisi. ... Ve en önemlisi ... ÇOK AMA ÇOK SEVİLMESİ ! Kaderinin değişmeye başlayıp, yüzünün gülmesi...

Dün gece..

Lanet olası o gece..

Hiç kalkmadı .

Başı Devrim’in kucağında , 

Öylece yatarken,

Annesi göründü bulutlar arasından,

Gelmişti işte,

Nihayet gelmişti,

Birlikte kırlarda koşacakları, 

Yemyeşil çimlerde şaha kalkacakları gün gelmişti. 

Yattığı yerde, dört bacağıyla rahvan yürümeye başladı, 

Annesinin kömür gözlerinde yaş yoktu.

Devrim’i, Deniz’ı, çok sevdiği Erdem’ı, Büşra’yı, Merve’yi, Selo’yu, Hamid’i, Cebrail’i, Demet’i, Eda’yı, Fulya ‘yı, Anıl’ı, Oytun’u, Hasan’ı ... Hepimizi... Güzel gözleriyle vefa dolu bir vedayla selamladı..

Gülümseyerek , bir anda annesine kavuştu.

Sel olan gözyaşlarımızla,

Kırık kalplerimizle,

Avuçlarımızın arasından kayan , sarı röfleli , ipek saçlarla....

Elimizden gelen herşeyi yapmanın huzuru,

Bulmuşken kaybetmenin isyanı, 

Öksüz çocuklar gibi.... 

... Öylece... Kalakaldık! 

RİCKY SADECE 3 YAŞINDAYDI!

Not: RİCKY ‘nin ölüm sebebi muhtemelen , kansızlığa bağlı organ yetmezliği oldugunu tahmin etmekle birlikte, otopsi sonucu beklenecektir. Diğer atımız POLAT ın sağlık durumu çok iyidir. 

Gamze Erkok HAYKOD 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -

Anket
Adana Belediyelerinden Hangisinin İcraatlerini Daha Çok Beğeniyorsunuz ?
Seyhan Belediyesi
Çukurova Belediyesi
Ceyhan Belediyesi
Kozan Belediyesi
Pozantı Belediyesi
İmamoğlu Belediyesi
Saimbeyli Belediyesi
Aladağ Belediyesi
Feke Belediyesi
Adana Büyükşehir Belediyesi
Yüreğir Belediyesi
Sarıçam Belediyesi
Yumurtalık Belediyesi
Karataş Belediyesi
Tufanbeyli Belediyesi
Karaisalı Belediyesi

Adana doruk Gazetesi
© Copyright 2013 Tüm hakkı www.adanadoruk.com'a aittir..
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
Work and Travel
Yurtdışı Eğitim
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
Öneriler
Öneriler