Dinimizde sizce tarikat var mıdır? (II)


Bu makale 2018-07-19 20:23:29 eklenmiş ve 114 kez görüntülenmiştir.
Doğan Kuşman

NECM - 3- 4:Ve mâ yentıku anil hevâ. İn huve illâ vahyun yûhâ.

Ve o, hevasından (kendiliğinden) konuşmaz. (O'nun söyledikleri), sadece O'na vahyolunan vahiydir.

Yolunda ölürüz dediğimiz Peygamber Efendimizin sözünü neden dinlemiyorlar? Bu önemsememek veya sevilmediğinin bir ifadesi değil mi?

MU'MİNUN - 73:Ve inneke le ted’ûhum ilâ sırâtın mustakîm (mustakîmin).Ve muhakkak ki; sen, mutlaka onları Sıratı Mustakîm'e davet ediyorsun.

Allah'ın resulü ayetler ile bizlere açıklamış; O insanları Sırat-ı Mustakim e davet etti ve Allah'a davet etti.

 

KASAS - 87:Ve lâ yasuddunneke an âyâtillâhi ba’de iz unzılet ileyke ved’u ilâ rabbike ve lâ tekûnenne minel muşrikîn(muşrikîne). Ve Sana indirildikten sonra, Allah'ın âyetlerinden sakın seni alıkoymasınlar. Ve Rabbine davet et (Allah'a ulaşmaya çağır). Ve sakın müşriklerden olma!

Allah'ın resulü ayetler ile açıklarken tarikatı ve Sırat-ı Mustakim i bilmeden anlamadan red ederek Allah'a ve resulüne karşı geldiğinizin farkında değilmisiniz. 

AL-İ İMRAN - 101:Ve keyfe tekfurûne ve entum tutlâ aleykum âyâtullâhi ve fîkum resûluh(resûluhu), ve men ya’tesim billâhi fe kad hudiye ilâ sırâtın mustakîm(mustakîmin). Üzerinize Allah'ın âyetleri tilâvet olunurken (okunup açıklanırken) ve O'nun Resûl'ü sizin içinizde (aranızda) iken nasıl (olur da) küfre dönersiniz? Kim Allah'a sarılacaksa muhakkak o, SIRATI MUSTAKÎM'e (Allah'a ulaştıran yola) hidayet edilir, iletilir (ulaştırılır).

Eğer resulü de dinlemem deniyorsa bu apaçık bir küfürdür. Bu kişilere Rabbimiz kâfir olarak hitap ediyor ve şöyle diyor;

 

GÜNAHLARINI BAĞIŞLAMAM;

NİSA - 168:İnnellezîne keferû ve zalemû lem yekunillâhu li yagfire lehum ve lâ li yehdiyehum tarîkâ(tarîkan). Muhakkak ki onlar, kâfirdirler ve zalimdirler (başkalarını da mürşide ulaşmaktan men edip saptırdıkları için). Allah, onlara asla mağfiret etmez (günahlarını sevaba çevirmez) ve yola (Allah'a ulaştıran yola, Sıratı Mustakîm'e) ulaştırmaz.

 

Bu kişiler hidayeti yani Allah'a ulaşmak için Allah'ın yollarına ulaşmayı ret ediyorlarsa bu kişiler için irşat edici bir veli mürşit de yoktur.  Hâlbuki insanların çoğu Allah ile kul arasına kimse giremez der. İyide veli Mürşit’i red eden kişiler hidayete eremez dalalette kalır. Sırat-ı Mustakim üzeri olamaz.

 

KEHF - 17:Ve tereş şemse izâ taleat tezâveru an kehfihim zâtel yemîni ve izâ garabet takrıduhum zâteş şimâli ve hum fî fecvetin minh(minhu), zâlike min âyâtillâh(âyâtillâhi), men yehdillâhu fe huvel muhted(muhtedi), ve men yudlil fe len tecide lehu veliyyen murşidâ(murşiden);Ve güneşin doğduğu zaman mağaralarının sağ tarafından geldiğini ve battığı zaman sol taraftan onların yanlarından geçtiğini görürsün; Ve onlar, onun (mağaranın) geniş sahası içinde bulunuyorlardı. İşte bu, Allah'ın âyetlerinden (mucizelerinden)dir. Allah, kimi Kendisine ulaştırırsa, işte o hidayete ermiştir. Ve kimi dalâlette bırakırsa (kim Allah'a ulaşmayı dilemezse) artık onun için VELÎ MÜRŞİD (irşad eden evliya) bulunmaz.  

 

İşte bu kişiler karşı geldiği ve Allah'ın hak olan hidayet dinini örttükleri için bu kişiler için de Allah'a ulaştıran tarike ulaştırmıyor.

NİSA - 168:İnnellezîne keferû ve zalemû lem yekunillâhu li yagfire lehum ve lâ li yehdiyehum tarîkâ(tarîkan). Muhakkak ki onlar, kâfirdirler ve zalimdirler (başkalarını da mürşide ulaşmaktan men edip saptırdıkları için). Allah, onlara asla mağfiret etmez (günahlarını sevaba çevirmez) ve yola(TARÎKÂ) (Allah'a ulaştıran yola, Sıratı Mustakîm'e) ulaştırmaz.

 

Ama bu kişiler için de bir tarikat var. (tarîka cehenneme)

 

NİSA - 169:İllâ tarîka cehenneme hâlidîne fîhâ ebedâ(ebeden), ve kâne zâlike alâllâhi yesîrâ(yesîren). Sadece cehennem yoluna (tarîka cehenneme) ulaştırır. Onlar orada ebediyyen kalacaklardır. Ve bu, Allah için kolaydır.

 

Nasıl olacak yol mürşit nasıl bulunacak diyorsanız; kolay Allah bunun da kendisine sorulmasını istiyor, çünkü tek doğru Allah'ın sözüdür.

NAHL - 9:Ve alallâhi kasdus sebîli ve minhâ câir(câirun), ve lev şâe le hedâkum ecmaîn(ecmaîne). Ve sebîllerin (dergâhlardan Sıratı Mustakîm'e ulaşan bütün yolların yani mürşidlerin) tayini, Allah'ın üzerinedir. Ve ondan sapanlar vardır. Ve eğer O dileseydi, sizin hepinizi hidayete erdirirdi.

 

Allah'tan istediğimiz ona kul olmak için ve Sırat-ı Mustakim üzeri olabilmemiz için Allah'tan istianeyi isteyin diyor. Bu hacet namazıdır ve Allah'tan yardımı bu namaz ile istememiz lazım. Eğer Allah’ı seviyor ve huşu duyuyorsanız.

 

BAKARA - 45:Vesteînû bis sabri ves salât(sâlâti), ve innehâ le kebîretun illâ alel hâşiîn(hâşiîne).(Allah'tan) sabırla ve namazla istiane (yardım) isteyin. Ve muhakkak ki o (hacet namazı ile Allah'a ulaştıracak mürşidini sormak), huşû sahibi olanlardan başkasına elbette ağır gelir.

BAKARA - 46:Ellezîne yezunnûne ennehum mulâkû rabbihim ve ennehum ileyhi râciûn(râciûne).O (huşû sahipleri) ki; onlar, Rab'lerine (dünya hayatında) muhakkak mülâki olacaklarına ve (sonunda ölümle) O'na döneceklerine yakîn derecesinde inanırlar.

 

NE DURUYORUZ O ZAMAN, YANLIŞ BİRŞEY VAR MI? ALLAH’I İSTİYOR VE ONUN YOLUNDA OLMAK İSTİYORSAK, BU TALEBİMİZİ RABBİMİZE İLETELİM. YOLUMUZU GÖSTERECEK O DEĞİL Mİ?

Hacet namazını perşembeyi cumaya bağlayan gecelerde veya kandil gecelerinde kılınması asildir. Ama bütün gecelerde kılınabilir. Önce boy abdesti alınır. Sonra hacet namazına niyet edilir.
Namazda aşağıdaki âyetler okunur:
1. Rekâtta: Subhaneke + Fatiha + 3 Âyetel Kürsî
2. Rekâtta: Fatiha + Ihlâs + Felâk + Nas.
2. Rekâtın sonunda : Ettehiyyâtü
3. Rekâtta: Fatiha + Ilâs + Felâk + Nas.
4. Rekâtta: Fatiha + Ihlâs + Felâk + Nas.
Namaz tamamlandıktan sonra Allah’tan hacet neyse o istenir. Allah’tan mürşid istemek için bu namaz kılındıysa mürsid istenir.
Bu namazdan sonra hiç konuşmadan yatmak gerekir. Yatarken kıbleyi sağa alacak şekilde yatak kurulur. Vücudun ön cephesi kıbleye çevrilerek yan üstü yatılır, 3 Âyetel Kürsî okunur ve Allah’tan mürşid istenir. Eğer kişinin haceti mürşid değil de başka bir hedefe ulaşmaksa (zahirî veya Batıni bir hedef olabilir) o hedefe ulaşmak istenir. Sessiz zikir (hafî zikir) bu istekten sonra baslar. Yanüstü yatıldığı için sağ kulak yastığa gelecektir. Bas biraz sağa, sola oynatılarak kulakta kalbin atışlarının, basınç sebebiyle rahatça duyulacağı pozisyona gelinir. Ve kalbin her çift atışında “Allah, Allah” diyerek kişi Allah’ı zikr-i hafî ile (yani sessiz olarak) içinden zikredecektir.
Eğer ilk namazdan sonra yatıldığında birşey görülmez ise tekrar tekrar, her perşembeyi cumaya bağlayan gece namaza devam edilmelidir. Her gece de kılınabilir.


 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -

Anket
Adana Belediyelerinden Hangisinin İcraatlerini Daha Çok Beğeniyorsunuz ?
Seyhan Belediyesi
Çukurova Belediyesi
Ceyhan Belediyesi
Kozan Belediyesi
Pozantı Belediyesi
İmamoğlu Belediyesi
Saimbeyli Belediyesi
Aladağ Belediyesi
Feke Belediyesi
Adana Büyükşehir Belediyesi
Yüreğir Belediyesi
Sarıçam Belediyesi
Yumurtalık Belediyesi
Karataş Belediyesi
Tufanbeyli Belediyesi
Karaisalı Belediyesi

Adana doruk Gazetesi
© Copyright 2013 Tüm hakkı www.adanadoruk.com'a aittir..
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
Work and Travel
Yurtdışı Eğitim
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
Öneriler
Öneriler