vibratör   vibratör   izmir sex shop   izmir sex shop    sex shop   saç bakım   jartiyer takımı   sex shop   işitme cihazı  

İstanbul'da yaşamak!


Bu makale 2018-08-29 16:50:28 eklenmiş ve 199 kez görüntülenmiştir.
Fatih Tekbaş

Ablam Fatoş anlatıyor. Onlar bir ay İstanbul’da kaldılar.

“Yıllarca filmlerde İstanbul için; “Taşı toprağı altın”  diyorlardı.

Gerçekte öyle miydi.

Şehir 15 milyon, betona boğulmuş.

Her ilçe, şehirleşmiş.

Yoksul çok. Hemen her sokak başında kendinden geçmiş, madde bağımlılarını görmek mümkün. Sabah erken saatlerinde alkol ile güne başlamak, bazıları için olağan hale geliyor.

Akşam çıkıp piknik alanlarına bir baksınlar, hemen herkes içiyor.

Kimse keyfinden içmiyordur, sebepleri var diye düşünüyorum.

***

Güvenlik var mı?

Elbette bu koca kentin güvenliği de çok önemliydi.

Herkes bir koşuşturmaca içerisinde.

Alışamadığım şey, bir yerden bir yere gitmek, insanın üç, dört saatini alabiliyor.

İnsanlar geçimini nasıl sağlıyor, buna akıl sır erdirmek mümkün değil!

İstanbul’da yaşamak gerçekten mucize...

***

Türkiye gerçekten bir ekonomik kriz içerisinde.

Hele ki bu son günlerde doların 7 liraya çıkması, Cumhurbaşkanının; “Onların doları varsa bizim Allah’ınız var” açıklaması, yaraları sarmıyor. Edebi bir cümle ile ruha dokunuyor.

Bu da karın doyurmuyor.

 İnsanların elinde sihirli sopa yok.

2018 yılı itibarıyla asgari ücret net 1.603 lira.

İstanbul’da kiralar en düşük 500 tl, normal bir eve baksan 1.500 lira.

Zamlar yağmur gibi, sessiz sedasız iğneden ipliğe geldi.

Dolarla alışverişi kesinlikle yasaklamak gerek diye düşünüyorum.

Meğer bizim her şeyimiz dolara endeksli imiş, bunu bu krizde daha iyi gördük,

***

İlk gün markete gittim, domates, salatalık, soğan ve patates alayım dedim.

Bakakaldım!

Bu kadar beklemiyordum, şaşkınım.

Nutkum tutuldu.

Domates 5 ila 7 lira arasında değişiyordu. Soğan 7 lira, patates 5 lira idi. 1 demet maydanoz bir buçuk lira.

Halk ekmek 750 kuruş, marketlerde 1.500 lira.

İlk haftam bütün marketleri dolaşmak oldu. Meyvesiz hayatta duramazdım, ateş pahası.

Şoktan kurtulamadım. Adana’da en iyi üzüm 3, en iyi domates 3 milyondu.

En pahalı muz 6, bamya 6 lira idi.

Burada bunun her şeyin iki katı, üç katı.

Hele çerezlerin kilosu 100 milyondan başlıyor. Kestane 100 milyon..

Gel de çıldırma.

Gelir olsa, kimse takmaz. İnsanlar ya sadece ekmek bulgur yiyor, ya da her şeyden kısıtlıyor diye düşünmeye başladım.

Asgari ücret 1600 lira iken, bu insanlar nasıl geçiniyordu?

Merak etmedim dersem yalan söylemiş olurum.

***

Marketlerin indirim gününü beklemeye başladım, tabi domatese 4 lira verdim.

Üç kere indirim gününe denk geldim, domatesi 1 lira 400 kuruşa aldım. Ama diğer şeylerde fazla indirim yok.

***

Herkes akbil kullanıyor, öğrenci 1,25 kuruş, sivil tam 2 lira, 60 kuruş. Öğretmen veya devlet memuru 1 lira 85 kuruş.

Mavi kart aylık 200 TL.

Aktarma olayında daha düşük alınıyor.

İstanbul’da bir yerden bir yere gitmek için en az iki gidiş, iki dönüş yapmanız lazım. Ben Pendik’e gitmek için 4 gidiş, 4 geliş 8 araç değiştirdim.

Neyse ki Allah’tan yol parası vermiyorum.

Öyle olsa, 1600 lira ile çarşıya adım bile atamam.

***

Simit 1,5 lira. Çeyrek su 1 lira. 1 bardak çay, içtiğin yere göre değişiyor, kimi yerde 1 lira 500 kuruş, 3 ila 7 lira arasında değişiyor.

***

İstanbul’da pahalılığa rağmen, yaşamaya değer mi?

İstanbul güzel, lakin çok yorucu, insan ömrü yollarda geçiyor. Keşke bütün özel araçları yasaklasalar ve insanları metro ve toplu taşımaya yönlendirilse, İstanbul yaşanabilir bir şehir olur.

İstanbul’un ucu-bucağı yok, çok büyük, çok kalabalık.

Büyükşehir, büyük sorunları var.

Fakir çok, neden denirse...

Geldiğimden beri İstanbullular akşam olunca yemekleriyle birlikte kendilerini dışarıya atıyorlar. Bir aile restorana gidip ailecek yemek yese, gelecek fatura 300-400 milyon vermeleri gerekir. 1600 ile 2000 bin lira arasında maaş alan insan ödeyemez.

Elektrik, doğalgaz, su ve internet bunlar hep gider, üstelik çocuk okula gidiyorsa, öğrenci varsa...

Allah aklımı korusun.

1 Ayda edindiğim izlenim bu. Kara bir tablo çizdiğimi sanmıyorum, gerçekleri yazdım.

İstanbul’da gerçekten yaşamak için, elinde sihirli bir değnek olması gerekiyor.” Böyle anlatıyor ablam.

Madde bağımlıları, hırsızlık ve fuhuş artıyorsa, bunun sebeplerine bakmalı diye de düşünüyorum.

22.8.2018 İstanbul 

 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Adana Belediyelerinden Hangisinin İcraatlerini Daha Çok Beğeniyorsunuz ?
Seyhan Belediyesi
Çukurova Belediyesi
Ceyhan Belediyesi
Kozan Belediyesi
Pozantı Belediyesi
İmamoğlu Belediyesi
Saimbeyli Belediyesi
Aladağ Belediyesi
Feke Belediyesi
Adana Büyükşehir Belediyesi
Yüreğir Belediyesi
Sarıçam Belediyesi
Yumurtalık Belediyesi
Karataş Belediyesi
Tufanbeyli Belediyesi
Karaisalı Belediyesi

Adana doruk Gazetesi
© Copyright 2013 Tüm hakkı www.adanadoruk.com'a aittir..
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Portalı
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Öneriler
İp Tv
Öneriler
sex shop

seks shop   sex shop   sex toys   erotik seks shop   gay sex shop   gay sex shop   strapon nedir   kızılay sex shop   vibratör   izmir sex shop   antalya sex shop   ankara sex shop   istanbul sex shop   istanbul sex shop   seks shop   sex shop   sex shop   sex shop   seks shop istanbul   sex shop   iç giyim   saç bakım   işitme cihazı   sinop otelleri   sinop otelleri   sinop otelleri   sinop otelleri   sinop otelleri   sinop otel fiyatları   sinop otel tavsiye   فرمتجر الجنس   فروشگاه جنسی   فروشگاه جنسی   هزاز   вибратор   секс-шоп   متجر الجنس اسطنبول