Bir kediye bakmak


Bu makale 2018-09-14 20:47:16 eklenmiş ve 55 kez görüntülenmiştir.
Yumoş_Minik Tekbaş

Neredeyse 20 yıldır kedi köpek bakarım, en çokta köpek bakmışlığım vardır. 

Enik köpeklere de baktım. Kimi telef oldu kimi kurtuldu.

Buna zaman zaman güvercinlerde dahil oldu.

3 Eylül günü akşam üzeri eve dönerken, esnaf bir ayakkabı kutusu içerisinde miniminacık bir kediyi gösterdiler. 

Daha gözleri açılmamıştı. 

Ben nasıl bakmaları gerektiğini söyledim, sanki ben bunları söylememişim gibi, barınağa gönderecekleri haberini alınca, bir solukta gidip aldım.

Yani daha iki haftalık olan gözleri bile açılmayan bir kediye bakmak… 

Annesini bulurum düşüncesiyle o gece eve aldım.

Daha önce Yumoş’um yavrusu eniği 12 gün yaşatabilmiştim, eniğin kazını çıkarmayı bilmediğimden hayvan çatlayarak ölmüştü, çok üzülmüştüm. 

Eve aldığımdan beri, her iki saatte gazını çıkardım, çişini yaptırdım, şırınga ile karnını doyurmaya çalıştım. 

İlk gece bizi hiç uyutmadı. 

Gece suyun damlaları bile duyulur, enik kedi de sabaha kadar miyavladı, annnesini aradı durdu. 

Eminim haykırışları çevreyi de rahatsız etmiştir. 

İçim parçalandı. 

İkinci günü sabah erkenden  alıp çocuk parkına götürdüm, anne kedi geldi, yüzüne bile bakmadı. Ben yılmadım, akşam üzeri tekrar götürdüm, aynı şekilde sadece bakmakla yetindi. 

Tam üç gün kaka yapmamıştı. Karnı şişmi diye baktım, şiş görünüyordu.

Veteriner Hekim Mete Betin’i aradım;  “Üç, dört gün arayla onlar kaka yapar, daha çok çiş yapar, karnına masaj yap, üç saat ara ile besle” dedi.

Ben iki saat ara ile beslediğimi söyledim.

Bana gelişinin üçüncü günü karnını doyurup işe çıktım,  tabi kardeşim Zeynel Abidin Tekbaş’a emanet olarak bıraktım. 

Hal böyle olunca dışarda fazla oyalanamadım. 

İlk üç gün hiç işe gitmedim, bir yerlere bırakamadım.

Dünyadan haberi olmayan bir bebekti o. 

***

Çocuk parkına götürüp annesinin gelmesini defalarca bekledim, ama anne ne yazık ki yavruyu almadı.

Üzerime kaldı.

Belkide dokunduğumuz için, bunda benim kabahatim yoktu. 

Tam 5 gün sonra nihayet karnına masaj yapa, yapa kakasını çıkarabildim.

Çiş ve kakada çıktığına göre, inşallah yaşar diye ümitleniyorum, her iki satte bir şırınga ile beslemeye devam ediyorum. 

***

Miniminacık, ‘miyav” diyor, başka bir şeyde demiyor.  

Enik köpek kangal yavrusu Porsuk aklıma geliyor, kimbilir nerede ne yapıyordu? Allah’ım onu korusun. Bütün canlarımızı korusun. 

Kızım Yumoş 27 Ağustos günü fıtıktan ameliyat oldu. Ameliyatı iyi geçti şükür. 

***

Adını koyamadığımız enik kedi tam 10 gündür bende, bu yazı yayımlandığında her şey yolunda giderse, iki haftadır bende olacak.  

Birbirimize alıştık gibi, Ares onunla oynuyor, her yerini yalıyor, bu kedi için büyük bir şans.

Adeta ona annelik yapıyor, o da bunu hissediyor. 

***

Sosyal medya hesabımdan ilan açtım, kimse yorum bile yazmadı, dönüp bakmadılar bile…

Ben bu insanları anlamakta hep zorlandım.

Hayatımda ilkkez bu kadar yeni doğmuş enik bir yavruya annelik ediyorum.

Pisoş, Minnoş, Sony, Maviş, daha bir çok kediciğim geldi aklıma. Onlar bir başına yemek yiyebiliyorlardı, bu kedi anca gözlerini açtı ve sese doğru gelmeye başladı.

İnşallah iyi bir yer bulurum, inşallah yaşatabilirim. 

Şimdilik sorunsuz yürüyor. 

Sadece sizden dua istiyorum.

***

Dua isterken, gazeteye yazmadığım bir bilgi daha, enik, elimi tırmalamaktan eleğe çevirdi.

Bilin istedim.

***

Hayvanlarla ilgili umudumu gitgide kaybediyorum, yasayı bekliyorum, Türkiye’nin bir türlü başı ayıkmadı ki, yasaya baksın. Dolar almış başını gidiyor, her şeye zam üzerine zam geldi, hayvan mamalarına bile bu kadar büyük zam gelirse, ücretler aynı kalırsa, bu hayvanlar aç mı kalacak, belediyeler resmen ucuz diye küsbe gibi mamalara yatırım yapıyorlar, hayvanlar mecburen yiyorlar.  

Adliye tarafında bir esnaf kedileri öldürüp bir yerlere mesaj vermek için atmış, tabi Adana Barosu harekete geçti.

Neyse inşallah  bunu yapanlar cezalarını çekecek.

Bir başka konuyu da sizlerle paylaşmak istiyorum.

***

BENDE BİLMİYORUM  AMA SORUYORUM

Biliyorsunuz Polis Köpekleri var,  onlar emekli olunca ne oluyorlar, İçişleri Bakanlığana sormak istiyorum. 

Hele askerlerle görev yapan canlarımız, sahi onlar emekli olunca yaşatılıyor mu, yoksa yaşamlarına insan eliyle son mu veriliyor. Duyduklarım tüylerimi ürpertti.

Askerlikte mantık aranmazmış, ama elbette insan ölüyor ama şu hayvanlara bunlar yapılır mı, dağda bayırda çalıştır, sonra ödül olarak uyut.

Akıl alacak iş değil.

Birde deneyselllerde kullanıyorlar, yok mu bunun bir hal çaresi. Aklım hafzalam almıyor ve kendi kendime sorup duruyorum. 

Neden neden neden diye.

Nerede bu hayvan hakları fedarasyonları, dernekler… 

Allah’ın verdiği canı ancak Allah alır, diyorum.

Mezbehanalerde kesimler daha feci, her yerimiz, insanlığımız tel tel dökülüyor…

Seyit Nursi’nin o müthiş cümlesi aklımdan çıkmıyor.

“Zalimler için yaşasın cehennem” kim kime acı çektiriyorsa, ben Tanrı değilim, sabrım yok, aynısını çeksin diyorum. 

Adını Can koydum.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -

Anket
Adana Belediyelerinden Hangisinin İcraatlerini Daha Çok Beğeniyorsunuz ?
Seyhan Belediyesi
Çukurova Belediyesi
Ceyhan Belediyesi
Kozan Belediyesi
Pozantı Belediyesi
İmamoğlu Belediyesi
Saimbeyli Belediyesi
Aladağ Belediyesi
Feke Belediyesi
Adana Büyükşehir Belediyesi
Yüreğir Belediyesi
Sarıçam Belediyesi
Yumurtalık Belediyesi
Karataş Belediyesi
Tufanbeyli Belediyesi
Karaisalı Belediyesi

Adana doruk Gazetesi
© Copyright 2013 Tüm hakkı www.adanadoruk.com'a aittir..
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
Work and Travel
Yurtdışı Eğitim
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
Öneriler
Öneriler