Özel Haber; Fatoş TEKBAŞ
Her yıl büyük bir heyecanla beklenen Portakal Çiçeği Karnavalı, Adana’nın akciğeri Atatürk Parkı’na ağır bir fatura çıkarıyor. Çimlerin üzerine serilen kumlar ve on binlerce kişinin baskısı, asırlık parkın toprağını "betonlaştırarak" öldürüyor.
Adana’nın simgesi haline gelen karnaval coşkusu, maalesef şehrin en değerli yeşil alanı olan Atatürk Parkı için sessiz bir çığlığa dönüşmüş durumda. Her yıl festival öncesi yeşil alanların üzerine dökülen tonlarca kum, kurulan dev stantlar ve on binlerce ziyaretçinin yarattığı yoğun baskı, parkın ekosistemini geri dönülemez bir noktaya sürüklüyor.
KUM TABAKASI BİR ‘BOĞMA’ ARACINA DÖNÜŞÜYOR
Normal bir toprağın üzerine kum dökülüp üzerine tekrar toprak serilmesi, bilimsel olarak "tabakalaşma bariyeri" yaratır. Bu bariyer, toprağın nefes almasını keserken, suyun alt katmanlara ulaşmasını engelleyerek asırlık ağaçların köklerini çürütüyor. Festival sonrası kumun toprakla karıştırılmadan öylece bırakılması, toprağın verimlilik özelliğini tamamen yitirmesine ve biyolojik ölümüne neden oluyor.
ON BİNLERİN BASKISI: TOPRAK BETONLAŞIYOR
Sadece stantlar değil, bir hafta boyunca parkı dolduran on binlerce insanın yarattığı fiziksel yük, toprağın içindeki gözenekleri kapatıyor. "Kompaksiyon" denilen bu süreç sonunda toprak, üzerine beton dökülmüşçesine sertleşiyor. Yağmur suyunu ememeyen, oksijen barındıramayan bu ölü toprak, artık ne çimleri yeşertebiliyor ne de parkın o meşhur dokusunu koruyabiliyor.
SÜRDÜRÜLEBİLİR FESTİVAL ŞART
Uzmanlar; "Festivali kutlayalım ama ev sahibimizi öldürmeyelim." Uzmanlar, stantların sert zeminlere kurulması ve yeşil alanların bariyerlerle korunması gerektiğini vurgularken; parkın toprağının festival sonrası acilen profesyonel yöntemlerle havalandırılması çağrısında bulunuyor.
|