Adana Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 2026 yılı Nisan ayı ikinci oturumuna, kentin kronikleşen sorunlarına yönelik sert eleştiriler ve kürsüde okunan anlamlı şiir damga vurdu.
Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer başkanlığında toplanan meclis oturumunda; MHP Grup Başkan Vekili Cemal Demirdağ, kaçak yapılaşmadan sivrisinek sorununa, yol kusurlarından personel maaşlarına kadar kentin tüm yaralarını masaya yatırdı.
"Toprağı Kaybedersek Geleceği Kaybederiz!"
Meclis toplantısında gündem dışı söz alan Demirdağ, özellikle tarım arazilerinin "hisseli tapu" oyunuyla betonlaşmasına dikkat çekti. Verimli toprakların küçük parçalara bölünerek işgal edildiğini belirten Demirdağ, belediyeleri ve ilgili kurumları acil göreve çağırarak şu uyarıyı yaptı:
"Bugün tarla dediğimiz yere yarın bakıyoruz elektrik çekilmiş, su bağlanmış. Eğer bu gidişata 'dur' demezsek, her tarla plansız bir kaçak mahalleye dönüşecek. Belediyeler bu yükün altından kalkamaz."
"Şehre Eskiye Dönüş Var: Cibinlik Satışları Arttı"
Adana’nın yaz kabusu haline gelen sivrisinek mücadelesine de değinen Demirdağ, ilaçlama çalışmalarının yetersiz olduğunu savundu. Halkın gece cam açamaz hale geldiğini ifade eden Demirdağ, "Şehrimizde cibinlik satışlarında bile artış var. Lavra ile mücadele neden zamanında yapılmıyor? İlaçlama sadece göstermelik değil, profesyonel ve etkili olmalıdır," dedi.
"Yollar Merdiven Gibi, Lastikler Patlıyor"
Şehrin altyapı ve asfalt kalitesini de eleştiren Demirdağ, yollardaki kot farklarına dikkat çekerek, "Yamalar arasında 3-4 santim fark var, yollar merdiven gibi. AK Parti Gençlik Kolları Başkanımızın aracı bile bu çukurlar yüzünden lastik patlattı. Kaliteli asfalt yapmazsak her yağmurdan sonra birbirimizi suçlamaya devam ederiz," ifadelerini kullandı.
Personel Maaşlarına Düzenleme Talebi
Belediye çalışanlarının ekonomik mağduriyetini de gündeme taşıyan Demirdağ, maaş adaletsizliğine dikkat çekti. Yaklaşık 140 personelin maaşının 40-41 bin TL bandında kaldığını, diğer çalışanların ise 50-52 bin TL aldığını hatırlatan Demirdağ, 15 Mart’ta dolan sözleşmeler öncesi maaşlarda iyileştirme yapılmasını talep etti.
Kapanış "Doktor Bey" Şiiriyle Oldu
Konuşmasının sonunda kürsüden Abdurrahim Karakoç’un meşhur "Doktor Bey" şiirini okuyan Cemal Demirdağ, toplumsal sorunlara ve yoksulluğun geldiği noktaya edebi bir dille dikkat çekerek konuşmasını sonlandırdı.
Doktor Bey
Avrat yeğin sayrı, benim karnım aç,
Keyf için gelmedik bura tohdur beğ.
Fukara harcından yaz da bir ilaç,
Olsun derdimize çare tohdur beğ.
Tama vatandaşık, gardaşık tama...
Bunca pahılm’olur adam adama?
Geldik ta sabahtan, kaldık akşama,
Yarına mümkün mü sıra tohdur beğ?
Yedi baş horanta yıkık hânede..
Tüm kazancım bini bulmaz senede;
Yüz pangunut helâl olsun gene de;
Ben nereyim, beşyüz nere tohdur beğ?
Tek kaşıkla çorba içer dördümüz..
Kul başından ırak ola derdimiz.
Senden, benden esker ister ordumuz.
Candan da mı yeğdir para tohdur beğ?
Dert-belâ tebelleş oldu başıma,
Her gece tahsildar girer düşüme...
Beni mahcup etme can yoldaşıma,
Erkeklik öldü mü bre tohdur beğ?
Büyük oğlan esker, öteki çırak,
Han için param yok, oteli bırak...
Mevsim kış, yollar sarp, köy hayli ırak;
Bir değil, beş değil yara tohdur beğ.
Memur gelir karşılarsın köşeden,
Zengin gelir kırılırsın neşeden.
Öte kaçma bizim garip Eşe’den,
Bakıp boynundaki kire tohdur beğ.
Hemi Müslümanım, insanım hemi;
Hâlimi arzettim darılma e mi?
İçinde mangır yok, gördün kesemi;
Bir de ceplerimi ara tohdur beğ.
Daha sayayım mı? Noksan mı daha?
Yalvara yalvara tükendim aha..
Bu yüzle mi çıkacaksın ALLAH’a?
Vallahi yanarsın nara tohdur beğ.
Abdurrahim Karakoç
|