301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Haber Detayı
23 Eylül 2026 - Çarşamba 18:38
 
Türkiye-Afrika Ticaretinde Lojistik
Türkiye-Afrika Ticaretinde Lojistik
EKONOMİ Haberi


Türkiye ile Afrika ülkeleri arasındaki ticaretin büyümesi, lojistiği iki bölge arasındaki iş birliğinin temel unsurlarından biri haline getiriyor. Ticaret Bakanlığı’nın 2025 yılında paylaştığı verilere göre ikili ticaret hacmi 2003’teki 5,4 milyar dolar düzeyinden 2024’te 37 milyar dolara yükseldi. Artan yük akışı, yeni pazarların yanı sıra liman bağlantıları, aktarmalar, gümrük süreçleri ve son kilometre teslimatında daha dikkatli planlama ihtiyacını da beraberinde getiriyor.

 

Uluslararası taşımacılık ve entegre lojistik çözümleri sunan Lanes Lojistik, Türkiye-Afrika ticaretindeki fırsatları forwarder perspektifiyle değerlendirdi. Lanes Lojistik Operasyon Direktörü Ali Demircan, kıtanın farklı ticaret koridorlarında transit süre, servis sıklığı ve yerel operasyon koşullarının değiştiğini belirterek, ihracatçıların pazar seçimiyle lojistik planlamayı birlikte yürütmesi gerektiğini vurguladı.

 

Ticaretin büyümesi lojistik talebi artırıyor
Türkiye ile Afrika arasında dış ticaret hacminin artması, düzenli denizyolu çıkışları kadar parsiyel yüklerin birleştirilmesi, proje taşımaları ve varış ülkelerindeki dağıtım hizmetlerine yönelik ihtiyacı da artırıyor. Ticaret Bakanlığı, 2025’teki Türkiye-Afrika İş ve Ekonomi Forumu’nda ticaret hacminin 2028’de 50 milyar dolara çıkarılmasını hedeflediğini açıkladı. Bu hedef, lojistik kapasitenin ve ticari bağlantıların birlikte geliştirilmesinin önemine işaret ediyor.

İnşaat malzemeleri, makine ve ekipman, gıda ve tüketim ürünleri gibi farklı yük grupları aynı teslim modeline ihtiyaç duymuyor. Büyük hacimli yüklerde konteyner veya proje taşımacılığı öne çıkarken, yeni pazara sınırlı miktarda ürün gönderen firmalar için parsiyel sevkiyat ve düzenli konsolidasyon daha uygun olabilir. İhracatçının yük türünü, teslim tarihini ve varış noktasını önceden netleştirmesi, toplam maliyetin doğru hesaplanmasını kolaylaştırıyor.

Ali Demircan ticaretteki büyümeyi şu sözlerle değerlendirdi: “Afrika pazarına açılan bir firma için fırsat yalnızca yeni bir müşteriye ulaşmak değil, o müşteriye öngörülebilir bir teslimat sunmaktır. Aynı kıtadaki iki ülkeye benzer ürün gönderiliyor olsa bile servis sıklığı, aktarma ve iç taşıma koşulları birbirinden farklı olabilir. Bu nedenle lojistik planı satış görüşmesi tamamlandıktan sonra değil, pazar stratejisi oluşturulurken hazırlanmalı.”

Kuzey ve Sahra Altı Afrika’da farklı rota ihtiyaçları
Kuzey Afrika bağlantılarında Akdeniz üzerinden kurulan denizyolu servisleri, coğrafi yakınlığın sağladığı seçenekleri öne çıkarıyor. Buna karşılık Batı ve Doğu Afrika’ya giden yüklerde aktarma limanları, gemi programları ve varış limanından iç bölgelere uzanan bağlantılar transit süreyi daha fazla etkileyebiliyor. Bu farklılık, tek bir “Afrika navlunu” veya tüm pazarlara uygulanacak standart bir teslim takvimi oluşturmayı güçleştiriyor.

Özellikle iç kesimlerdeki alıcılara yapılan teslimatlarda liman sonrası kara taşımasının, varış ülkesindeki gümrük işlemlerinin ve yerel iş ortağının kapasitesinin önceden teyit edilmesi gerekiyor. Dolu konteyner yüklerinde ekipman ve boş konteyner dönüş planı; parsiyel yüklerde ise konsolidasyon ve aktarma takvimi ayrı ayrı ele alınmalı. Gecikme riskinin yüksek olduğu sevkiyatlarda alternatif liman veya servis seçeneklerinin rezervasyon öncesinde karşılaştırılması teslimat sürekliliğini destekliyor.

Demircan rota seçiminin toplam maliyet üzerindeki etkisini şöyle anlattı: “Denizyolundaki ilk fiyat tek başına doğru karar için yeterli değil. Uygun görünen bir sefer, ek aktarma veya uzun liman beklemesi nedeniyle toplam teslim süresini ve maliyeti artırabilir. Müşterilerimize çıkış limanından alıcının adresine kadar bütün aşamaları gösteren seçenekler hazırlıyor, özellikle iç bölgelere giden yüklerde yerel bağlantıyı sevkiyat başlamadan netleştiriyoruz.”

Dokümantasyon ve yerel iş ortakları belirleyici
Afrika ülkelerine yönelik ihracatta belge ve izin gereklilikleri ürüne ve varış ülkesine göre değişiyor. Menşe belgeleri, uygunluk ve ürün kayıtları, ithalat izinleri veya etiketleme koşulları gereken pazarlarda evrakların yük yola çıkmadan kontrol edilmesi, limanda bekleme ve ilave masraf riskini azaltıyor. Teslim şeklinin, sigorta kapsamının ve varış noktasındaki sorumluluk paylaşımının sözleşmede açıkça belirlenmesi de operasyonu daha öngörülebilir hale getiriyor.

Güçlü yerel acente ağı, gümrük ve dağıtım süreçlerinde önem taşıyor. Limandaki işlem sürelerinin yanı sıra depolama, kapıya teslim ve gerektiğinde iç taşıma kapasitesi de teklif hazırlığında değerlendirilmesi gereken unsurlar arasında bulunuyor. İhracatçıların ilk sevkiyatta yalnızca navlunu değil, varış ülkesindeki işlem ve teslim maliyetlerini de karşılaştırması gerekiyor.

AfCFTA ile yeni ticaret bağlantıları
Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Bölgesi (AfCFTA), Afrika ülkeleri arasındaki ticareti geliştirmeyi amaçlıyor. Kıta içi ticaretin genişlemesi, Afrika’ya ürün gönderen Türk firmaları açısından bölgesel dağıtım ve birden fazla pazara erişim için yeni iş modellerini gündeme getirebilir. Ancak AfCFTA kapsamındaki tercihli koşullar Türkiye’den gelen ürünlere kendiliğinden uygulanmıyor; ilgili ülkenin ithalat kuralları ve ürünün menşei ayrıca incelenmeli.

Bölgesel dağıtım merkezi, konsolidasyon veya yerel ortakla yürütülen depo modeli, ancak düzenli yük hacmi ve hedef pazarların teslim koşullarıyla birlikte değerlendirildiğinde avantaj sağlayabilir. İhracatçıların birden fazla ülkeye satış planlarken her pazarın belge, vergi ve iç taşıma gereksinimlerini ayrı ayrı araştırması, lojistik ağın sağlıklı kurulması açısından önem taşıyor.

Forwarder yaklaşımıyla sürdürülebilir büyüme
Türkiye-Afrika koridorunda lojistik fırsatların büyümesi, yalnızca daha fazla yük taşınmasına değil; yüklerin güvenilir, izlenebilir ve maliyeti öngörülebilir biçimde teslim edilmesine bağlı. Firmaların üretim ve satış takvimlerini lojistik sağlayıcılarıyla erken paylaşması, uygun servis seçimini, belge kontrolünü ve varış ülkesindeki teslim organizasyonunu kolaylaştırıyor. Forwarder firmaların taşıyıcı ve yerel acenteler arasındaki koordinasyonu, özellikle yeni pazarlara yapılan sevkiyatlarda önem kazanıyor.

Ali Demircan değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı: “Türkiye-Afrika ticaretindeki fırsatların kalıcı hale gelmesi için her sevkiyatın aynı standartta yönetilmesi gerekiyor. Pazara özel rota planı, doğru dokümantasyon ve güvenilir yerel iş ortağı birlikte çalıştığında ihracatçı hem süreyi hem de toplam maliyeti daha iyi yönetebilir. Lanes Lojistik olarak denizyolu, havayolu ve gerektiğinde çok modlu taşımacılık seçeneklerini yükün niteliğine göre değerlendiriyor; müşterilerimizin Afrika pazarlarına yönelik operasyonlarını uçtan uca planlıyoruz. Amacımız yeni ticaret bağlantılarının düzenli ve sürdürülebilir yük akışına dönüşmesine katkı sağlamak.”

Lanes Lojistik, küresel acente ağı ve entegre taşımacılık yaklaşımıyla Türkiye-Afrika hattında ihtiyaçlara özel lojistik çözümler sunmayı sürdürüyor.

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: Türkiye-Afrika, Ticaretinde, Lojistik, ,
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Adana

Güncelleme: 06.07.2022
İmsak
Sabah
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı