301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Haber Detayı
24 Ekim 2026 - Cumartesi 20:22
 
ADANA’NIN TARİHİ GÜZELLİKLERİ İNSANLARLA BULUŞUYOR
ADANA’NIN TARİHİ GÜZELLİKLERİ İNSANLARLA BULUŞUYOR
KÜLTÜR SANAT Haberi


Büyüksaat ve çevresinde yıllar sonra gelen değişim: Tarih, sokaklar ve insan yeniden buluşuyor

Özel Haber: Fatoş TEKBAŞ

Adana’nın en eski yerleşim bölgelerinden Tepebağ Mahallesi, tarihî evleriyle geçmişin izlerini günümüze taşımaya devam ediyor. Yüzyıllara meydan okuyan yapıları, dar sokakları ve kendine özgü dokusuyla bu bölge, Adana’nın hafızası ve kentin en özel yüzlerinden biri olmayı sürdürüyor.

Büyüksaat ve çevresinin trafiğe kapatılacağı müjdesi, Adana Valisi Mustafa Yavuz tarafından düzenlenen basın toplantısında duyurulmuştu. Peki, bu karar bölgeye nasıl yansımıştı? Tarihî sokaklar yeniden insanlarla buluşmuş muydu?

Bir arkadaşımın, “Fatoş, lütfen Büyüksaat civarını bir gez, kendi gözlerinle gör!” demesi üzerine 24 Ekim Cumartesi günü saat 17.30 sıralarında soluğu bu tarihî bölgede aldım.

Gördüğüm manzara karşısında gerçekten şaşırdım. Aileler, çocuklarıyla birlikte sokaklarda dolaşıyor; insanlar tarihî yapıların çevresinde ağır ağır gezerek bölgenin tadını çıkarıyordu. Büyüksaat’in çevresine âdeta yeniden hayat gelmişti. Bir süre durup etrafı seyrettim ve kendi kendime, “İyi ki burası trafiğe kapatılmış!” dedim.

Çünkü bir kentin tarihî değerleri yalnızca ayakta duran binalardan ibaret değildir. O yapılar insanların hayatına karıştığında, sokaklar seslerle dolduğunda, aileler çocuklarıyla rahatça gezebildiğinde gerçek anlamda yaşar.

Büyüksaat ve çevresinde gördüğüm manzara da tam olarak buydu: Tarih, insanlarla yeniden buluşuyordu.

BİR ADIMDA TARİH, BİR SOKAKTA GEÇMİŞ

Ulucami Mahallesi adeta tarih barındırıyor. Büyüksaat’in hemen yakınında Ziyapaşa Mezarı ve Parkı, Ulu Cami ve bahçesi, Ramazanoğlu Konağı ve bahçesi bulunuyor. Kadın girişimcilerin üretimlerini değerlendirdiği, organik ürünlerin satıldığı ve kafesiyle ziyaretçilere hizmet veren Adana Kadın Kooperatifleri Birliği, hemen arkası hamam, de bu tarihî çevrenin önemli duraklarından biri.

Düşünsenize, birkaç adımda Adana’nın tarihine, kültürüne, mimarisine ve geleneklerine dokunabiliyorsunuz.

Üstelik bütün bunlar, yalnızca geçmişi hatırlamak için değil; bugünün insanına nefes aldırmak, aileleri bir araya getirmek ve kentin tarihî merkezini yeniden yaşatmak için de büyük bir fırsat sunuyor.

Aslında bu düzenlemenin çok daha önce yapılması gerekirdi. Yine de geç kalınmış olması, bugün ortaya çıkan güzelliğin değerini azaltmıyor.

Büyüksaat’in çevresinde dolaşırken bir anda çok eskilere gittim. Çünkü Tepebağ Mahallesi, benim de hayatımda özel bir yere sahip. İlk mahallemdi burası…

 

BÜYÜKSAAT’İN SESİYLE UYANAN GÜNLER

O yıllarda bu sokak, otomobil tamircilerinin bulunduğu bir yerdi. Caminin yanı başındaydık; yaklaşık 20 adımda camiye ulaşıyorduk. İki sokak arkamızda ise Çevik Kuvvet ve Adana Valiliği vardı.

Bugün yeniden gezdiğim sokaklar, beni çocukluğumun ve gençliğimin Adana’sına götürdü. Ziyapaşa Parkı da bugünkü kadar düzenli değildi. Her şeyin bugünkü hâline gelmesi için yılların geçmesi gerekti.

Bir de sabahları vardı…

Siz daha mışıl mışıl uyurken Büyüksaat’in sesiyle uyanmak, o günlerin kendine özgü güzelliklerinden biriydi. Saatin çanları tek tek çalardı. Ben de sesleri sayar, üzerimi giyinir ve işe gitmek için hazırlanırdım.

Bugün o bölgede yeniden dolaşırken yalnızca taş sokakları, tarihî binaları ve parkları görmedim. Geçmişimi, hatıralarımı ve Adana’nın zaman içinde geçirdiği değişimi de yeniden yaşadım.

İşte kent belleği dediğimiz şey biraz da budur. Bir sokak, bir saat kulesi ya da eski bir yapı, insana hiç beklemediği anda yıllar öncesini hatırlatır. Şehirler, hatıralarıyla da yaşar.

 

KAZANCILAR’IN LEZZETİ, ALİ MÜNİF YEĞENAĞA’NIN TARİHÎ DOKUSU

Adana denildiğinde akla gelen lezzet duraklarının başında Kazancılar Çarşısı gelir. Yıllardır Adana’nın kebap kültürünün önemli merkezlerinden biri olan bu bölge, yalnızca yemek yemek isteyenlerin değil, kentin geleneklerini tanımak isteyenlerin de uğrak noktasıdır.

Adana kebabının tadına bakmak, cezerye almak ve geleneksel çarşı kültürünü görmek isteyenler için Kazancılar ve çevresi ayrı bir anlam taşır. Buraya gelenler, yalnızca alışveriş yapmaz; Adana’nın kendine özgü yaşam biçimini de tanıma fırsatı bulur.

Ali Münif Yeğenağa Caddesi’nin düzenlenmesi konusunda da hakkı teslim etmek gerekiyor. Dönemin Adana Büyükşehir Belediye Başkanvekili Zihni Aldırmaz’ın gerçekleştirdiği çalışmalar kapsamında caddenin Arnavut kaldırımlarıyla düzenlenmesi ve dükkânların yenilenmesi, bölgenin görünümüne önemli katkı sağlamıştı.

Ancak zaman içinde bu güzelliğin korunması ve caddenin amacına uygun kullanılması da ayrı bir mesele hâline geldi. Eskiden araç trafiğinin aktığı caddenin, yapılan düzenlemelerin ardından dolmuşların, taksilerin ve iş yerlerine ait araçların etkisiyle zaman zaman otopark görünümüne büründüğü bir dönem yaşandı.

Bugün ise trafik düzenlemesiyle birlikte bölgenin insanlara daha fazla alan açması, tarihî çevrenin yaya hareketliliğiyle canlanması açısından önemli bir gelişme.

Elbette mesele yalnızca araçları sokaktan çıkarmak değil. Asıl önemli olan, bu alanı insanların vakit geçirmek isteyeceği, kültürle buluşacağı ve Adana’nın tarihini hissedeceği bir cazibe merkezine dönüştürmek.

Kısa sürede gördüğüm hareketlilik, bu yönde umut verici bir tablo ortaya koyuyor.

PARK DOLU, SOKAKLAR CANLI: ADANA BURAYI YENİDEN KEŞFEDİYOR

Bölgedeki düzenlemenin en güzel sonuçlarından biri, insanların burada daha rahat vakit geçirebilmesi. Parkın dolu olması, çevrede yükselen müzik sesleri ve ailelerin sokaklarda dolaşması, tarihî merkezin yeniden canlandığını gösteriyor.

Bir kentte yapılan hizmetin değerini anlamak için bazen uzun raporlara gerek yoktur. İnsanların o alana gelip gelmediğine, orada vakit geçirip geçirmediğine, çocukların rahatça dolaşıp dolaşamadığına bakmak yeterlidir.

Büyüksaat çevresinde gördüğüm manzara bana bunu düşündürdü.

Bununla birlikte, yapılabilecekler henüz bitmiş değil. Hatta bence bölgeyi çok daha özel bir yere taşıyacak öneriler var.

Örneğin Büyüksaat’in doğu tarafı, amatör ressamlar için açık bir sanat alanına dönüştürülebilir. Birkaç masa, uygun oturma alanları ve küçük düzenlemelerle burası herkesin yararlanabileceği bir açık hava atölyesi hâline getirilebilir.

Adana’nın tarihî dokusu içinde resim yapan insanları düşünün… Batı tarafında ise canlı müzik, gençlerin eğlenebileceği küçük bir alan... Bir yanda Büyüksaat, diğer yanda geçmişin izlerini taşıyan sokaklar; önlerinde tuval, ellerinde fırça, diğer tarafta müziğin notaları havada uçuşuyor, gençler dans ediyor. 

Yandan da bu güzel hinterlant alanı içerisinde faytonların geçişleri, nasıl şahane olurdu? 

Hem sanatın halkla buluştuğu hem de kentin tarihî güzelliklerinin farklı bir gözle yorumlandığı bir ortam ortaya çıkabilir. Böyle bir uygulama, bölgeye yeni bir kültürel kimlik kazandırırken gençlerin ve sanat meraklılarının da ilgisini çekebilir.

Üstelik bunun için büyük yatırımlardan önce iyi düşünülmüş, uygulanabilir ve sürdürülebilir adımlar yeterli olabilir.

KAZANCILAR ÇARŞISI’NDA HİJYEN VE DÜZEN DE ÖNEMLİ

Bölgenin güzelleşmesi kadar korunması da önemli. Bu nedenle Kazancılar Çarşısı’nın hijyen ve genel düzen açısından daha fazla özen gerektirdiğini düşünüyorum.

Adana’nın kebap kültürünü temsil eden, yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgisini çeken bir çarşının temizliği, düzeni ve çevre görünümü en az tarihî yapılar kadar önem taşıyor.

Çarşı esnafının emeğiyle yerel yönetimlerin sorumluluğu bir araya geldiğinde, bölgenin çok daha iyi bir noktaya taşınması mümkün. Tarihî merkezler yalnızca restore edilerek değil, günlük yaşamın içinde temiz ve düzenli tutularak da yaşatılır.

Büyüksaat ve çevresinde başlayan hareketliliğin kalıcı olması için bu konuların da göz ardı edilmemesi gerekiyor.

DİYANETİN ÇAY BAHÇESİNDEN ZİYAPAŞA PARKI’NA: ADANA’DA KEŞFEDİLECEK ÇOK ŞEY VAR

Bir gün (2015) bir arkadaşımın beni, Diyanet’in işlettiği çay bahçesine çay içmeye davet etmesi, "Gel çok güzel bir yer keşfettim" demesi beni şaşırtmıştı. Kendi şehrimde, bu kadar yakın bir yerde bulunan bir güzelliği neden daha önce keşfetmediğimi düşünerek hayıflanmıştım.

İnsan bazen yaşadığı kentin içindeki güzelliklerin farkına varamıyor. Her gün yanından geçtiği bir yapıyı, bir parkı ya da tarihî bir sokağı görse bile onu gerçekten tanımıyor.

Oysa Adana’nın tarihî merkezinde keşfedilmeyi bekleyen çok sayıda değer var.

Buraları yalnızca aceleyle geçip gitmek yerine, biraz zaman ayırarak gezmek gerekiyor. Tarihî binaların ayrıntılarına bakmak, avluların havasını solumak, çarşıların sesini dinlemek, sokakların geçmişini düşünmek…

Kısacası bölgeyi didik didik etmek, her köşesini alıcı gözle incelemek ve güzelliklerini özümsemek gerekiyor.

Bunun için de mutlaka para harcamak gerekmiyor. Ziyapaşa Parkı bunun güzel örneklerinden biri. İmkânı olmayanlar da bir katlanır masa getirip çayını yanına alarak parkta vakit geçirebilir; çevreyi seyredip dinlenebilir.

Çünkü kentle bağ kurmanın, yaşadığı yeri tanımanın ve tarihî güzelliklerden yararlanmanın bedeli her zaman para değildir. Bazen bir banka oturmak, bazen bir saat kulesini seyretmek, bazen de geçmişi hatırlamak yeterlidir.

ADANA’NIN TARİHÎ MERKEZİNE EMEĞİ GEÇENLERE TEŞEKKÜR

Bir gazeteci olarak Büyüksaat ve çevresinde yapılan düzenlemelere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

Bölgenin trafiğe kapatılması, benim gözlemime göre, yerinde bir karar olmuş. Büyüksaat’in ve Ali Münif Yeğenağa Caddesi’nin yeniden hareketlenmesi, parkın gün boyunca insanlarla dolması, bu tarihî çevrenin yeniden ilgi görmesi sevindirici.

Elbette eksikler konuşulmalı, eleştiriler yapılmalı ve daha iyisi için öneriler sunulmalı. Benim sanat alanı oluşturulması ve Kazancılar Çarşısı’nda hijyenin güçlendirilmesi yönündeki önerilerim de bu düşüncenin bir parçası.

Önemli olan, yapılan güzellikleri görmek kadar onların üzerine yenilerini ekleyebilmek.

Adana’nın tarihî bölgeleri yalnızca geçmişin hatırası olarak kalmamalı. İnsanların buluştuğu, ailelerin gezdiği, sanatın hayat bulduğu, esnafın kazandığı ve kentin kültürel değerlerinin gelecek kuşaklara aktarıldığı yaşayan alanlara dönüşmeli.

Büyüksaat’in sesiyle uyanan günlerden bugün ailelerin çocuklarıyla dolaştığı sokaklara uzanan bu değişim, bana Adana’nın hâlâ keşfedilmeyi bekleyen çok güzel hikâyeleri olduğunu hatırlattı.

Haydi Adanalılar! Bir gününüzü de kendi şehrinizi yeniden keşfetmeye ayırın. Büyüksaat’ten başlayın, Kazancılar Çarşısı’na uğrayın, Ulu Cami’nin bahçesinde soluklanın, Ramazanoğlu Konağı’nın tarihî havasını hissedin, Ziyapaşa Parkı’nda oturup etrafı seyredin.

Çünkü bazen uzaklara gitmeye gerek yoktur. İnsan, yaşadığı şehrin içinde bile yeni bir yolculuğa çıkabilir.

Adana’nın tarihi burada, sokaklarında ve insanlarının hatıralarında yaşıyor. Yeter ki ona bakmayı, onu tanımayı ve korumayı bilelim.

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: ADANA’NIN, TARİHİ, GÜZELLİKLERİ, İNSANLARLA, BULUŞUYOR,
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Adana

Güncelleme: 06.07.2022
İmsak
Sabah
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı