Sabah gazetesinde çalışıyordu. İstihbarat şefiydi. ART Genel Yayın yönetmeni. Cv’si kalabalık. Mehmet Özer’le arkadaşım Şerife Kaya tanıştırdı. Turban Otelleri Genel Müdürlüğünde Basın Danışmanlığı görevini hakkıyla yapıyordu. Kim giderse gitsin, gelen her gazeteciyi Genel Müdür Ömer Bilgin ile görüştürdü, iyi ağırlar, kalmaları için yer ayarlardı. Daha sonra Turban Otellerinde Müdürlük yaparken eşini de tanıdım. Mehmet’in karısı Songül’ü, küçük kızı Tuğçe’yi Turban Otellerinde birinde müdürlük yaparken tanışmıştım.
Songül şahane bir kadındı, Aslı Adıyaman’lıydı. Mehmet Özer’de yabancı sayılmazdı, o da Malatyalıydı. Gazeteciliğin hakkını veren bir isim. Doruk’ta da bir, iki köşe yazmışlığı vardı. Oğlunu evlendirdi, kızı bekar. Sanatta Türkiye starı olmaya aday...
Mehmet şimdi Çukurova Gazeteciler Cemiyeti’nde organizasyon işlerine bakıyor… Geçen cemiyette “Yaza Merhaba Partisi” vardı. Daha önceki etkinliklerde de Mehmet hep başroldeydi. Severek yaptığını biliyordum, gelen gazeteci meslektaşlarını güler yüzle karşılıyor, yakından ilgileniyordu. Yaza Merhaba Partisi’nde de kendisinden bir şeyler istedik. Haliyle bozuldu. “Ben garson değilim, garson arkadaşlardan” isteyin dedi.
Bende; “Sen benim arkadaşımsın,ev sahibisin, bizimle ilgilendiğin için istedim” diye gönlünü aldım. Allah var o da ikiletmedi. Ekmek ve sucuğu getirdi. Zaten kendisi ev sahibi. Bu işi başarıyla yürütüyor. Gazetecilikte ki başarısını işinde de sürdürüyor. Kendisini oldum olası çok severim, bu sevgim baki. Çünkü biz çok eski arkadaşız. Boş zamanında onun yerinde olsam, gazetecilik anılarımı yazarım. Zamanı geldi diye düşünüyorum. Kendisine, çoluk çocuğuna ve Songül’üyle ömür boyu mutluluğunun devamını diliyorum. Önce sağlık tabii.
|