|
||
| İncefikir: Su stresi yaşayan ülkeyiz | ||
| İncefikir: Su stresi yaşayan ülkeyiz | ||
| EKONOMİ Haberi | ||
![]() |
||
Artan dünya nüfusuna paralel olarak gıda ihtiyacının da arttığını, ancak küresel ısınma, su kaynaklarının kıtlığı ile birlikte Türkiye’nin de artık su stresi yaşamaya başladığına dikkat çeken Cahit İncefikir, ”Küresel iklim değişikliğini bariz bir şekilde yaşıyoruz, bu bir gerçek.. Ancak maalesef yapılan bir şey yok ve ciddi sorunlar yaşamaya başladık. Türkiye’ye baktığımızda da son 20 yılda kişi başına düşen su miktarının 4 bin metreküpten 1.300 metreküplere indiğini görüyoruz. Yani kişi başına kullanılabilir su miktarı bakımından henüz su fakiri bir ülke olmasak da su stresi yaşayan bir ülkeyiz” dedi. Küresel ısınma, dengesiz geçen mevsimler, kutuplardaki buzulların büyük oranda erimesi, artan nüfus, su kaynaklarının kıtlığı ve bilinçsizce kullanımı derken, tüm dünya su sıkıntısı ile karşı karşıya.. Özellikle son birkaç yıla bakıldığında Dünyanın dört bir yanında küresel ısınmanın getirdiği sonuçları bariz bir şekilde yaşanmasıyla, yeni çözüm arayışına girildi. Ülkemizde de sorun aynı.. Geçtiğimiz 2021 yılı ciddi yaşanan meteorolojik kuraklık, zamanında yeterli yağışların olmaması, zamansız yağan yağmurlar, fırtınalar, sel sonuçları ile karşı karşıya kaldık. Bu değişim beraberinde tarımda özellikle rekolte düşüşlerine neden olurken, bazı tarım ürünlerinin ise neredeyse yetiştirilememesi sonucunu doğurmakta.. Yaşanan bu değişim ile birlikte yakın gelecekte beklenen su sorunu hakkında gazetemize konuşan Seyhan Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyesi Cahit İncefikir, “Nüfus durmadan artıyor ve 2050 yılında dünya nüfusunun 9 milyara ulaşacağı öngörülür ancak daha fazla da olabilir. Bu temiz suya olan ihtiyacı, gıdaya olan ihtiyacında artması demektir. Gıdanın artması demek tarımda üretimin artması anlamına gelir. Tatlı suyun en çok kullanıldığı alanın tarım olduğuna bakarsak, suya olan ihtiyacın artması yani önlem alınmazsa su sorunu ile karşı karşıya kalınacağı bir gerçek” dedi. İncefikir, “Her ne kadar dünyamızda karalardan çok su olduğu görünse de bunun sadece yüzde 2,5-3’ü tatlı sular oluşmaktadır. Kullanılabilir su miktarı ise yüzde 1 gibi rakamdır. Bugün güvenli suya erişim sağlık için vazgeçilmezdir ancak dünya ülkelerinin üçte birinin suya erişimi yok veya çok kısıtlı durumdadır. Su kaynaklarının azalması, göç ve salgın hastalıklar gibi olumsuz etkilere yol açmakla beraber, gerekli olan gıdayı üretme açısından tarımı da etkilemektedir. Ülkemizin durumu da bundan geri kalır değil. Çünkü Türkiye’de son 20 yılda kişi başına düşen su miktarı 4 bin metreküpten 1.300 metreküplere inmiş. Yani Türkiye kişi başına kullanılabilir su miktarı bakımından henüz su fakiri bir ülke olmasa da su stresi yaşayan bir ülkedir. Eğer önlem alınmazsa çok değil belki 10 yıl içerisinde nüfus tahminlerine göre ülkemiz su fakiri bir ülke olacaktır. O bakımdan acilen çözümler üretilmeli, kaynaklar çok iyi korunup, planlı kullanılmalıdır” diye konuştu. Tarımda suyun önemine ve en çok su gereksinim duyan sektörün yine tarım olduğuna dikkat çeken Seyhan Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyesi Cahit İncefikir, şu bilgilere yer verdi; “Tarımda su olmazsa olmazımız, ayrıca suya en çok gereksinim duyan sektör yine tarımdır. Türkiye'deki su varlığının yüzde 73'ü tarıma harcanıyor. Tarıma harcanan suyun büyük bir bölümü ise sulama tekniğindeki yanlışlardan ve aksaklıklardan dolayı boşa gitmektedir. Sulamada, geleneksel yöntemler yerine modern yöntemler kullanılması o bakımdan çok önemlidir. Su gereksinimini neredeyse yarıya indiren çok daha verimli ve çevreye çok daha az zarar veren yöntemler var. En verimli olanı da yağmurlama ve damlatmalı sulama sistemidir. Yağmurlama veya damlatmalı sulama sistemi, su kullanımını yüzde 70 azaltırken, ürün miktarını ise yüzde 90 artırmaktadır. Ayrıca tarım sektöründe kuraklık büyük sıkıntılara yol açar. Tarım diğer sektörlerden daha farklıdır. Çünkü bitkiler için yıl içerisinde yağan toplam yağıştan çok, büyüme dönemlerinde bitki kök bölgesinde var olan su daha önemlidir. Dolayısı ile bitkilerin çıkış ve gelişme döneminde ihtiyaç duydukları suyun toprakta bulunamaması, tarımsal kuraklık olarak adlandırılır. Ülkemizin, küresel ısınmanın muhtemel etkileri açısından, risk grubu ülkeler arasında yer aldığı, gelecekte özellikle Akdeniz ve İç Anadolu bölgelerimizin iklim değişikliğinden daha çok etkileneceği tahmin ediliyor. Zaten geçtiğimiz yıl Meteoroloji tarafından açıklanan 2021 İlkbahar Mevsimi Yağış Değerlendirmesine göre; 2021 yılı ilkbahar mevsimi yağışı 131.3 mm, normali (1981-2010) 168.0 mm ve geçen yıl ilkbahar mevsimi yağışı 185.7 mm olarak görüldü. Mevsim yağışları normaline göre yüzde 22, geçen yıl yağışlarına göre ise yüzde 29 azalma olduğu gözlendiği belirtildi. Bölge bazında Marmara ve Karadeniz Bölgesi haricindeki diğer bölgelerde mevsim yağışlarında azalma gözlendiği dikkat çekerken, en fazla azalma yüzde 54 ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde gerçekleşti. İller bazında bakıldığında da en fazla yağış 311 mm ile Düzce’de gerçekleşirken aynı zamanda Düzce son 50 yılın en yüksek ilkbahar yağışını aldı. En az yağış ise 59 mm ile Şanlıurfa’da olduğu kayıtlara geçti. Ayrıca Burdur, Şanlıurfa ve Mardin son 50 yılın en düşük 2. ilkbahar yağışını alan iller olarak dikkat çekmekte.. Bu yıl ise nasıl olacağını bekleyip göreceğiz. Umarız sıkıntı olmaz. Ülkemiz tarımı için belirtilen bu bölgeler çok önem arz etmektedir. O bölgelerdeki oluşacak sıkıntı tüm tarımımızı büyük ölçüde etkileyecektir. O bakımdan tarımsal kuraklığın olumsuz etkilerini azaltmak, kuraklık olmadan önceki dönemlerde alınacak tedbirler ve kuraklığın yaşandığı dönemlerde yapılacak doğru planlamalarla mümkün olacaktır. Kuraklıktan önceki dönemde alınacak tedbirler ve kuraklık yaşanırken atılacak adımlar ayrı ayrı planlanmalı, yağışların devamlılığını sağlayarak, su arzını artırmak elimizde olmasa da kuraklıktan kaynaklanan olumsuz etkileri azaltmak mümkündür.”
|
||
|
||
| Etiketler: İncefikir:, Su, stresi, yaşayan, ülkeyiz, |
|
Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.








