301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Haber Detayı
20 Mayıs 2022 - Cuma 21:20
 
Korkut: Tarım uzun vadeli planlanması gereken bir sektördür
Korkut: Tarım uzun vadeli planlanması gereken bir sektördür
EKONOMİ Haberi


Yıllarca tarımın başkenti unvanını taşıyan Adana’da Tarım Platformu kuruldu. Kurulan platform oluşumlarını düzenledikleri basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu. Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Feyzullah Korkut, tarımın, doğa koşullarına bağlı, mutlaka korunması gereken ve uzun vadeli planlanması gereken bir sektördür olduğunu belirtti.

Tarım, hayvancılık ve gıda alanında faaliyet yürüten meslek odaları, sendikalar ve çeşitli sivil toplum örgütü kuruluşlar bir araya gelerek Tarım Platformu’nu kurdu. Yaşanan sorunların kalıcı çözümleri için birlikte mücadele edecek olan Tarım Platformunun basın toplantısında konuşan Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Feyzullah Korkut, tarımda yaşanan sorunlara tek tek dikkat çekti. 2020 yılından beri içinde bulunulan pandeminin olumsuz koşulları anlatan Korkurt, ek olarak 2021 yılında yaşanan ciddi kuraklığın, 2022 yılındaki döviz kuru baskısı, Rusya-Ukrayna savaşının ülkeye etkileri, yapısal ve altyapısal sorunları çözülemeyen tarım sektörünü çok boyutlu yeni ve ciddi bir kriz ortamına sürüklediğini anlattı.

ÖNEMLİ VE STRATEJİK BİR SEKTÖR

Bu süreçte üretim ekonomisi yerine rant ve faiz ekonomisinde ısrar edilmesi, girdi ve ürünlerde dışa bağımlılığın kesintisiz sürdürülmesi sonucu üreticinin alandan çekilmesi hızlanırken sektör dışı piyasa aktörleri sektörü daha fazla etkiler hale geldiğini belirten Korkut,  kronikleşen gıda enflasyonunun tüketicinin yeterli gıdaya ulaşmasını engellediğini vurguladı. Tarımın, doğa koşullarına bağlı, mutlaka korunması gereken ve uzun vadeli planlanması gereken bir sektördür olduğunu işaret eden Korkut, “Tüm dünyada özellikle küresel salgının ilk çıktığı günlerden bugüne kadar geçen sürede tarımın ve gıdanın yaşamsal önemi herkes tarafından kabul edilirken, tarım ve gıda sektörü “milli güvenlik sorunu” olarak görülmüş, gelişmiş ülkeler dahil ek ekonomik tarımsal destek paketleri ile korumacı politikalar uygulamaya konularak sektörün tümüyle serbest piyasaya bırakılamayacak kadar önemli ve stratejik bir sektör olduğu anlaşılmıştır” dedi.

TARIM POLİTİKASI

Tarım politikasında emek aleyhine sermaye lehine yapılan her düzenlemenin, yetersiz ve dengesiz beslenmeden yüksek gıda enflasyonuna, çarpık kentleşmeden çevre felaketlerine, toplumsal tahribattan kültürel yozlaşmaya kadar çok çeşitli alanlarda sorunlara neden olduğunu belirten Korkut, “Bu nedenle politika belirlemede; meslek odaları, sendikalar, kooperatifler, üretici dernekleri, yerel kuruluşlar, ekoloji kuruluşları ve tüketici kuruluşları daha etkin rol alabilmeli ve tepeden değil doğrudan aktörlerin belirleyici olduğu aşağıdan yukarıya bir politika belirleme yöntemi ve süreci izlenmelidir. Bizler; tarım, gıda, hayvancılık, orman ve çevre alanında faaliyet yürüten meslek ve emek örgütleri, demokratik kitle örgütleri, tüketici örgütleri olarak ülkemizin tarım politikalarının hayati önem arz ettiğini, tarım ve gıda sektörlerinin kamu yararını ve toplum çıkarını esas alarak ekolojiye duyarlı ve halkın refahına dayalı olması gerektiği düşüncesiyle “Tarım Platformu” oluşturmuş bulunmaktayız” ifadelerini kullandı.

SOMUT TALEPLER

 Yaşanan köklü ve ciddi sorunların çözülmesi için kısa, orta ve uzun vadeli öncelikli somut talepleri Korkut şöyle paylaştı;

“Tarımda ve gıdada yaşadığımız ciddi sorunların çözümü için, alanı serbest piyasanın insafına bırakan mevcut neoliberal tarım politikaları terk edilerek, ivedilikle Kamucu Tarım Politikaları gündeme gelmelidir. Anayasanın 166. maddesi gereği tarım sektöründe planlı kalkınma gündeme gelmeli; arazi kullanım planlaması, tarımsal üretim planlaması, sulama planlaması, eğitim-istihdam-yatırım planlaması ivedilikle yaşama geçirilmelidir. Sağlıklı planlamalar için güncel ve doğru tarımsal veriler hazırlanarak kamuoyu ile sürekli paylaşılmalıdır. Tarımsal kamu yönetimi güçlendirilmelidir.

HAYVANCILIĞIMIZ GELİŞTİRİLMELİ VE YERLİ ÜRETİM ARTIRILMALIDIR

Tarım alanları, çayır ve meralar, zeytinlikler ve diğer dikili alanlar koşulsuz korunmalı, rant amaçlı mevzuat düzenlemelerine izin verilmemeli, üretim alanlarımız amacı dışında kullanılmamalıdır. Ormanlarımız, zeytinliklerimiz enerji ve madencilik yatırımları ile yok edilmemelidir. Girdi ve ürünlerde dışa bağımlı politikalardan vazgeçilmeli, ar-ge çalışmalarına daha fazla pay ayrılarak girdilerde, tarımsal üretim planlaması ile temel ürünlerde kendimize yeterli duruma gelinmelidir. Tarımsal destekler yeterli olmalı ve yılı içinde ödenmeli, tarımsal girdi maliyetleri somut olarak düşürülmeli, tarımsal kredi ihtiyaçları çiftçi lehine düzenlenmeli, bitkisel ve hayvansal üretimde öngörülebilirlik sağlanarak üretimde devamlılık ortamı oluşturulmalıdır. Yem-süt-et bütününde hayvancılığımız geliştirilmeli ve yerli üretim artırılmalıdır.

DENİZLERİMİZ VE İÇ SULARIMIZ KİRLETİLMEMELİ

Denizlerimiz ve iç sularımız kirletilmemeli, balık çiftlikleri yeniden değerlendirilmeli, su ürünleri üretimi ve balıkçılık geliştirilmelidir. Tarımsal KİT’ler yeniden açılarak kamunun piyasayı etkin düzenlemesi sağlanmalıdır. Eğitim-istihdam planlaması yapılarak, tarım meslek liseleri yeniden açılmalı, yüksek öğrenimde nicelik ve nitelik sorunu çözülmeli, kamuda yeterli atama yapılmalı, özel sektörde çalışan üyelerimizin çalışma koşulları ve ücretleri iyileştirilmelidir. Üretim, işleme, pazarlama aşamalarında demokratik kooperatifçilik desteklenmelidir. Küçük aile işletmeleri desteklenmeli, yerelde üretim özendirilmelidir. Geçimlik tarım üretimi yapan çiftçi ailelerinin ödenemez hale gelen borçları silinmelidir. Tarımda emek sömürüsü önlenmeli, mevsimlik işçilerin sorunları çözülmeli, kadın ve çocuk emeği istismarı önlenmeli, üreten emek hakkını almalıdır.

GIDA GÜVENLİĞİ VE GIDA GÜVENCESİ

Gıda güvenliği ve gıda güvencesini de kapsayan gıda egemenliğine dayalı bir tarım modeline geçilmelidir. Gıda tedarik zinciri demokratik kooperatifler temelinde kısaltılarak tüketiciler yeterli, sağlıklı ve ucuz gıdaya sürekli erişebilmelidir. İklim değişikliğinin kısa ve uzun vadeli senaryoları dikkate alınarak su kaynaklarına yönelik uzun vadeli planlamalar ile gerekli önlemler somut olarak zamanında uygulanmalıdır. Temiz havanın en önemli kaynağı ve su havzalarını besleyen doğal ve en temiz ortamlar olan biyolojik varlığımız ormanlarımız koşulsuz korunmalı ve ekoloji bütününde orman alanları artırılmalıdır. Biyoçeşitliliğimizi ve gen kaynaklarımızı koruyan politikalar yaşama geçirilmelidir. Üretemezsek tüketemeyiz. Üreticinin ve tüketicinin mutlu olduğu bir ülkede yaşamamız mümkün. Bizler, Tarım Platformu bileşenleri olarak; yaşanan yakıcı ve yıkıcı sorunların çözümü için bilimsel veriler doğrultusunda mücadele, toplumsal mücadele, hukuk mücadelesi ile birlikte, hep birlikte ortak mücadele kararlığımızı kamuoyu ile paylaşıyoruz.”

KİMLER YER ALDI

 Adana Tarım Platformu, Adana Kent Konseyi, Adana Veteriner Hekimler Odası, DİSK, KESK TARIM ORKAMSEN, Sağ Sahil Sulama Birliği, Sarıçam Ziraat Odası, Seyhan Ziraat Odası, Sol Sahil Sulama Birliği,TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Adana Şubesi, TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Adana Şubesi, TMMOB Kimya Mühendisleri Odası Güney Bölge Şubesi, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şubesi, Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER), Türkiye Ziraatçılar Derneği ve Yüreğir Ziraat Odası’nın birlikteliğinden oluştu.

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: Korkut:, Tarım, uzun, vadeli, planlanması, gereken, bir, sektördür,
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Adana

Güncelleme: 06.07.2022
İmsak
Sabah
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı