Türkiye'de Yargı Sistemi Çıkmazı: Geciken Adalet ve Yapısal Sorunlar
Türkiye'de yarıgalam reformu şart!
Türkiye’deki yargı sistemi; bağımsızlık eksikliği, yapısal tıkanıklıklar, liyakat kaybı ve artan dosya yükü gibi kronik sorunlarla karşı karşıya.
Yargılama süreçlerinin yıllara yayılması, "geciken adalet adalet değildir" ilkesini doğurmakta; bu tıkanıklıkların arkasında ise sistemin usuli ve yapısal handikapları yatmaktadır.
Yargılamayı Kilitleyen Temel Usuli ve Yapısal Nedenler
1. Delil Toplama ve Bürokrasi Çıkmazı
Mahkemeler, banka kayıtları, HTS dökümleri veya kamera görüntüleri gibi kritik delilleri ilk celsede toplamakta zorlanmaktadır. ya da toplaması yıllar yılları alıyor. Kurumlardan beklenen yazışmaların aylarca sürmesi, hakimin her duruşmada aynı müzekkereleri yeniden yazmasına neden oluyor. Bu durum, hiçbir hukuki işlem yapılmadan dosyaların defalarca ertelenmesine yol açıyor.
2. Şahit Dinleme ve İstinabe (Talimat) Mekanizması
Şahitlerin duruşma gününden haberdar olamaması veya çağrıldıkları halde gelmemesi davaları uzatıyor. Başka bir şehirdeki şahısların ifadesi için kullanılan istinabe (talimatla ifade) yöntemi ise evrak trafiğini hantallaştırarak süreci doğrudan uzatan bir diğer unsur.
Hakimlerin ve savcıların dosyaları okuyup okumadıklarını bilmiyorum, çünkü okusa davalar bu kadar uzamaz...
3. Hakimlerin İş Yükü ve Savunma Hakkının Kısıtlanması
Türkiye’de bir hakimin önüne günde ortalama 30 ila 50 dosya geliyor. Bu yoğunlukta hakimler her dosyaya yalnızca 5-10 dakika ayırıyor, tabi bu da adeletsizliğe yol açıyor.
Bakan Akın Gürlek’in dediği gibi, mahkamenin uzamaması için delillerin toplanması, şahitlerin dinlenmesi Mahkeme sürecini kısaltıyor.
Yetersiz Dinleme: Sanık, şüpheli veya mağdurlar kendilerini yeterince ifade edemiyor.
Ettiremiyor.
Hakim her zaman kızgın, her zaman negatif yüklü, biz gülsün demiyoruz, ama vicdanını dinleyerek, o duruşmada hakkını arayan insana da aynı mesafede olsun, davalar yıllar yılları bulmamalı.
Bozulan Kararlar: Savunma hakkının kısıtlanması ve eksik inceleme, üst mahkemelerin (İstinaf ve Yargıtay) kararları bozmasına, dosyanın yerel mahkemeye dönerek baştan başlamasına neden olabiliyor.

Lekelenmeme Hakkı İhlali: Suçsuz veya bağımsız olduğu halde delilleri yeterince incelenmeden dava açılan kişiler, ilk celsede beraat etmek yerine yıllarca sanık sıfatıyla tutuklu yargılanabiliyor.
4. Bağımsız Bir "Adli Kolluk" Teşkilatının Olmaması
Savcılıkların ve mahkemelerin kendine ait bağımsız bir adli kolluk (yargı polisi) birimi bulunmamaktadır. Polis ve jandarma, İçişleri Bakanlığına bağlı olarak idari görevlerle (trafik, toplumsal olaylar, güvenlik) meşgul olduğundan, savcı talimatları ikinci plana atılabiliyor. Sürekli tayinler ve bürokratik engeller, delillerin karartılmasına veya dosyaların sahipsiz kalmasına zemin hazır...
Dünyada Hızlı Yargılama Modelleri ve Çözüm Arayışları
Türkiye’deki kronik gecikmeleri aşmak için, gelişmiş hukuk sistemlerinde başarıyla uygulanan modeller örnek alınmalıdır:
Bağımsız Adli Kolluk: Doğrudan Adalet Bakanlığına veya Başsavcılığa bağlı, yalnızca delil toplama ve suç soruşturmasıyla görevli özel kolluk kuvvetleri oluşturulmalıdır.
Etkin Ön İnceleme ve Yapay Zeka: UYAP altyapısı güçlendirilerek basit evrak süreçleri otomatize edilmeli, savcılık aşamasında yeterli ön inceleme yapılarak asılsız dosyaların mahkeme yükünü artırması engellenmelidir.
Hedef Sürelerin İşlerliği: Belirlenen hedef süreler kağıt üstünde kalmamalı, mahkemelerin celse aralıkları makul seviyelere (haftalık/iki haftalık periyotlara) çekilmelidir.
Alternatif Uyuşmazlık Çözümleri: Arabuluculuk ve uzlaştırma mekanizmalarının kapsamı genişletilerek küçük çaplı uyuşmazlıklar mahkemelere gitmeden çözüme kavuşturulmalıdır.
Özetle; adil ve hızlı bir yargılama düzeni; liyakata dayalı atamalar, güçlü bir savunma hakkı, bağımsız adli kolluk gücü ve dijitalleşmenin etkin kullanımıyla mümkündür.
KILIK KIYAFET KONUSUNA
1.Duruşmalarda Resmi Kıyafet (Cübbe) Zorunluluğu Cübbe Giyimi: Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği (TBB) Meslek Kuralları gereğince, avukatlar mahkemelere TBB tarafından belirlenen şekil ve renk standartlarındaki cübbe ile çıkmak zorundadır.
Cübbe Altı Kıyafet Standartları: Cübbenin altına giyilecek kıyafetlerin mesleğin ciddiyetine ve saygınlığına uygun olması beklenir. Genel uygulama ve baro tavsiyelerinde koyu renk (siyah, lacivert, koyu gri) takım elbise, etek-ceket, pantolon-ceket veya sade elbiseler tercih edilir; tamamlayıcı olarak genellikle sade ve koyu tonlarda gömlek veya bluzlar giyilir.
2. TBB Meslek Kuralları ve Genel Görünüm Mesleğe Yaraşır Duruş: TBB Meslek Kuralları'nın 20. maddesi, avukatların stajyerler dahil olmak üzere mahkemelerde ve mesleki faaliyetlerinde mesleğe yaraşır bir kılık ve kıyafetle görev yapmalarını öngörür.
Günlük Ofis ve Duruşma Dışı Çalışmalar: Avukatlar mahkeme salonu dışındaki büro çalışmalarında veya adliye koridorlarında mesleğin saygınlığına ve iş etiğine uygun, şık ve profesyonel (iş insanı/kurumsal stil) kıyafetleri tercih ederler.
3. Yasal Çerçeve ve Özgürlük Dengesi Avukatlık Kanunu'nun ilgili maddeleri ve baroların yapısı gereği, avukatlar bağımsız serbest meslek erbabıdır.
Bu nedenle kamu kurumlarındaki memurlar için geçerli olan katı kılık kıyafet yönetmelikleri (örneğin geçmişteki bazı tek tip kısıtlamalar) avukatlar için birebir aynı şekilde uygulanmaz; avukatların mesleği icra ederken kılık kıyafet özgürlüğü meslek kurallarının ve yargının saygınlığının sınırları içinde değerlendirilir. Yargı mercilerinde ve duruşma salonlarında avukatların hem savunma dokunulmazlığına hem de mahkemenin vakar ve ciddiyetine uygun, abartıdan uzak bir dış görünüm sergilemesi hem mesleki gelenek hem de mahkeme düzeni açısından esas kabul edilir.
BİZİM MAHKEMELERDE GÖRDÜĞÜMÜZ AVUKATLAR SANKİ MANKEN
Türkiye’de avukatlarımız sınırları aşan bir giyimle adliye koridorlarında mankenleri aratmıyor.
Bu kılık kıyafet kamusal alan dışında istediğini giyebilir, ama adliye koridorlarında yakası şuh, etek boyu kalçalarında yüzünde on kilo makyaj, duruşma salonlarında gerdanları açık, cübbeleri kolunda girebiliyor.
O zaman şöyle yapalım doktor, hemşire, öğretmen, prof. İtfaiye, polis, asker neden resmi kıyafet giyerek iş yerinde bulunuyor. O zaman bu meslek gurubu da istediğini giysin.
Üniforma bir kişinin hangi meslekte olduğunun bir sembolü!
Adalet Bakanı barolara bir yazı yazarak adalet dağıtalan bir kurumda, hiç kimse keyfi davranamaz, yaptıkları işin ve kurumun ciddiyetine gölge düşürüyorlar.
Elbette ki duruşmalarda dikkatsizlik yaşanabilir. Nihayetinde zaman zaman olaylar olmuyor, değil!
Bir avutımız İstanbul Adliyesinde “Pozlar vererek savcımızın odasındayız” diye, kıyafet o biçim, dersiniz ki, Adnan Hoca'nın kedicikleri... bu yaşandı.
hakkında işlem yapıldı ama hatırlamıyorum.
Peki böyle uyarılara gerek var mı? Sen savunma makamısın, bu makama karşı duyarlı ve saygılı ol!
Kısacası; Denetim ve Standart Eksikliği: Hakim ve savcıların kıyafet ve cübbe düzeni Adalet Bakanlığı ve HSK tarafından sıkı bir disiplinle denetlenirken, avukatların kılık kıyafet ve cübbe kullanımı Barolar Birliği'nin kurallarına tabidir ancak pratikte bu konuda çok katı bir yaptırım veya tek tip denetim uygulanmıyor.
Adına da çağdaşlık deniyor!
***
Asıl önem verdiğim konu Türkiye’de hakim ve savcıların iş yükünün çok olması. Davaların yıllar yılı bulması, çoğu insanlarımız mahkeme sonuçlarını görmeden hayatını kaybediyor. Bu sancılı ve ağrıyan duruma ancak çözüm bulursa, tarihe geçmek, dua almak istiyorsa, Adalet Bakanımız Akın Gürlek yaparsa, o yapar.
Sayın Bakanımız Akın Gürlek bu gidişatı değiştirebilir. Hak kaybının önüne geçebilir.
Davalar uzamasın, adaletsizler yaşanmasın. Örneğin, Gülistan Doku, Yaren veya diğer ravalar sonuçlandı mı, üzeri kapatıldı. Sonra bir cesur savcı çıkıyor ve dosyaları aralayabilir.
Pandoranın kutusunu açar gibi açtı ve içinden kimsenin duymak istemediği üst rutbeliler ve makam sahibi kişilerin işledikleri cürümler, hepimizi incitti. devlete güvenmek zorundayız.
Cinayete kurban giden faillerin aileleri ne yaşadı acaba? Nasıl atlatabildiler acaba?
Dip not; Hakim ve Savcıların iş yükü çok, lakin dosyayı okumalı, delileri istemeli, tanıkları dinlemeli ve duruşmalar uzamadan bir kaç celsede son noktayı koymalıdır.
|