Sosyal medyaya girdikçe çıldrıyorum.
Girmezsem olmaz, artık çağın gerektirdiği bu.
Gazeteciyim, o yüzden kaçış yok!
Sosyal medyada, ister köpek, ister at, ister maymun, kedi, domuz veya başka hayvan olsun.
Örnekleri çoğaltmak mümkün.
Yakası açılmadık şiddet olayına gün geçmesin ki, rastlamayalım.
Çileden çıkıyorum. Küfürleri basıyorum, artarda bütün beduaları gönderiyorum.
Bu kadar.
Öfkemi bastıramıyorum, üzüntümü gideremiyorum.
Toplumun ruh sağlığını bozdular.
İnsanların sinir uçlarını kaşıyorlar.
Bir köpek yılda 30 vakaya karışıyor, ama bir insan yüzlerce insanın kanına girebiliyor.
Hangisi daha tehlikeli?

Hepsinde mi şaşırır insan, yok artık dedirten.
Egeli şifresiyle yetti gayri desekte bu çığlığımızı kim duyacak?
Yazıktır, günahtır. Onlarda candır, ruh taşıyor.
Biz başka milletlere benzememeliyiz.
Peygamberimiz Müslümanlar diğerlerinden farklı olmalı derken, bugünleri işaret ediyordu.
O ki Allah’ın sevgilisi, bütün canlara merhamet ederken, biz onun ümmetiyiz, tam tersini yapıyoruz.
Merhameti, vicdanı, sorumluluğu gözardı ediyoruz.
***
Kur’an-ı Kerimi açın okuyun, hayvanlar için Allah’ımız neler diyor.
Size peygamberimizin hadislerinden birkaç örnek vereyim.
Peygamberimiz çocukları çok severdi. Mescitte özellikle çocuklarla namaz kılardı.
Birgün fark ediyor bir çocuk mescide gelmiyor.

Merak ediyor ve gelen çocuklara soruyor.
“Kuşu öldü efendim” diyor.
Kainatın efendisi Hz. Muhammed (s.a.v) Efendimiz kalkıp çocuğun evine gidiyor ve başsağlığı dileyerek acısını paylaşıyor. İkinci bir hadis, Ensar’da bir at koşarak yanına gelir.
“Ey efendim sahibim beni yıllarca koşturdu durdu, yaşlanınca kesmeyi düşünüyor” diyerek ağlamış.
Peygamberimiz, Ensardan birine diyor ki; “Gidin bu atın sahibini çağırın” diyor.
“Efendim biz bilmeyiz o adamın evini’’ diye yanıt veriyor.
“Siz atı takip edin, o sizi evine götürür” diyor.
Atı takip ediyorlar. Atın sahibi peygamber efendimizin yanına geldiğinde.
“Bu atı yıllarca koşturdunuz, yaşlanınca kesmeyi düşünüyorsunuz” demiş.
“At ne dediyse doğrudur efendim” demiş.
“Bu atın ederi neyse, ben onu özgür kıldım, kesmeyin” diyor.
Sahipleri de atı satmaktan vazgeçip peygamber efendimize bağışlıyor.
At kesilmekten kurtarıyor.
Düşünün ki biz millet olarak büyük baş hayvanları nasıl kesiyoruz, acı çektirerek, vurarak, kırarak, dökerek.
İslam dünyası maalesef böyle.
Sanki batılıların sicili bu konuda çok mu iyi?
Onlar kapitalist sistemin tüm nimetlerini, azgınlıklarını, doymazlığını, birbirlerini boğazlayarak çıkarıyorlar.
Konumuza dönensek...
Peygamberimiz Mekke’den Medine’ye hicret ederken yolun ortasında bir kararltı görür.
10 bin kişi ile Mekkeye girecek.
Öncü olarak bir askerini gönderir.
“Asker peygamberimize ; “Efendimiz yolun ortasında bir köpek doğum yapmış, yavrularını emziyor” demiş.
Köpek rahatsız olmasın diye koskoca ordunun yolunu değiştiriyor.
Merhamete bakın.
Yine bir hadis...
Peygamberimiz demek Kur’an-ı Kerim demektir.
Kötü bir kadın kuyuya inerek su içiyor, kuyudan çıktıktan sonra bakıyor, dili bir karış sarkmış bir köpek görür, onunda susadığını gördüğü için müşkül bir şekilde kuyuya iner, pabucuna su doldurur ve o köpeğin susuzluğunu giderir.
Rabbimin hoşuna gider ve peygamberimize Hz.Cebrail tarafından bildirilir. Kadın günahlarından arındırılarak cennetle müjdelenir.
***
En kötüsü kerbala sıcaklığını yeniden yaşıyoruz. Bir sokak canı çok susamış, kimbilir kaçgündür su içmemiş.
biri ona su veriyor, o suya da benzin katmış, hayvan içince orada çırpınarak ölmüş.

Kim böyle bir vahşeti düşünebilir?
Vahşeti görün, gelinde üstünüzü başınızı yırtmayın. Hz. Ömer diyor ki, “Korkarım ki Fırat Nehri keniranda bir koyun kaybolur, onu benden sorarlar” diye.
Biz Müslümanız, neyle amel edilyoruz.
Böyle bir şey...
Sussuz kalmış bir hayvan, sen ona bu sıcaklarda benzin içiriyorsun.
Evin yıkılsın.
***
Peki bu katliamlar ne?
Bütün hayvanlar toplandı, kerbala sıcaklığı yaşanıyor, birbirlerini yesinler diye topluca barınaklyara tıkılıyor.
Kim bu emri verdi ve neye dayanarak verdi.
Rabbim Kur’an’ı Kerim’de En’am 38. Ayette diyor ki...
“Göklerde kanat çırpan, yerde sürünen bütün hayvanlar benim sessiz kulumdur, onları da sizin gibi topluluklar halinde yarattım” diyor.
Allah sebepsiz bir şey yaratır mı?
Sümme haşa..
Peki bu yakası açılmadık şiddetler silsilesi ne?
İçişleri Bakanı kesin kararlı, Hafız diye biyoğrafisine yazmış. Belli ki bütün ayetleri biliyor.
Hesabını kendi verecek, misliyle.
Toplatma kararına harifiyen uyuyor.
Saf süresi 1 ayet, “Yerdeki bütün canlar Allahı zikreder. Sadece 2 canlı Allah’ı zikretmez.”
Bir insan, diğeri cinler.
***
Onlar için azap günleri yakındır. Hesap gününde bütün mahlukat mahşerde insanların yargılanmasını görecek... Boynuzsuz hayvan, boynuzludan hakkını alacak. Şükür ellerimiz temiz, kanlı değil. Kana bulayanlar düşünsün. Rabbin huzurunda kendilerini nasıl savunacaklar?
Rabbimize şöyle yalvaracaklar; "Bize ikinci bir şans ver, keşke bizide köpek olarak yaratsaydın da karşına böyle gelmeseydik" diyecekler.
Lakin kendine verilen ömürü kötülüğe kullanmış, çekecek..
***
Parkımızdaki benim baktığım köpeklerimizide barınağa kapatmışlar. Adalet er geç yerini bulacak!
|