28 Şubat’ın üzerinden 29 yıl geçmiş. O günleri insan hatırlamak istemiyor.
Kaostan beslenen insanlar vardı, meclis karıştı, gece yarıları savcılar kapılara dayandı, başbakanlık önüne yazar kasa fırlatıldı.
Cumartesi anneleri vardı. Başörtülü kızlar üniversitelere alınmadığı gibi, kışlalara da sokulmuyordu. Aileler asker çocuklarının yemin törenlerinini dışardan izliyordu.
*
Zemin hazırdı.
Bu süreçte Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Ak Parti kuruldu ve aynı yıl seçime gidildi ve iktidar oldu.
Millet kurtarıcı olarak Recep Tayyip Erdoğan’ı gördü ve sahiplendi. Kadrosunu Büyükşehir Belediyesinden getirdi.
Hepsi şöhret oldu.
Tayyip Erdoğan yasaklıydı dünya turuna çıkarak aylarca ülke liderlerinden destek istedi ve buldu.
Sonunda ülkenin başına geçerek tam 25 yıldır bizi yönetiyor.
Tayyip Erdoğan’ı bilmem ama, teşkilatlarında ve vekillerinde metal yorgunluk var.
Yeni üretilen projeler, geçen yasalar toplumu tatmin etmiyor. Eskisi gibi hikayeleri ilginç bulunmuyor. Sorunlara çare olmuyor.
Ekonomik kriz hepimizi yoksullaştırdı.
25 yılda Ak Parti beton, yol ve turizme yatırım yaptı. Fabrika açıldı mı bilmiyorum, Özel sektör ayağı bunu yürütüyor.
En çok orman yangını Ak Parti döneminde yaşandı ve yaşanmaya devam ediyor.
Eğri oturup doğru konuşalım!
25 yılda Türkiye betona boğuldu. Sahiller işgal edildi. Normal vatandaş sahillerde denize giremiyor, ekonomik kriz halen devam ediyor.
Adım attığı her şey paraya dönüştü.
Emekliler açlık sınırında.
Vekilleri tebdili kıyafet edinip, pazar yerlerini gezsin, insanlar pazar atıklarını topluyor, bunu rapor etsin.
Türk-İş zaman zaman açlık sınırı rakamları söylüyor, Tüik verileriyle hiç uyuşmuyor.
Buluğ çağındaki gençler (ergenlik) sokaklarda terör estiriyor. Hemen hemen her gün kadın cinayetleri devam ediyor.
Boşanmalar artıyor.
Aile birliği yok.
Deistler çoğaldı.
Kız çocukları hastanelere başvurarak erkek olmak istediklerini söylüyor. Cinsiyetsizlik aşılanıyor.
E-KO-NO-Mİ!
Herkesi rayından çıkardı.
***
Herkesin evinde veya belinde silah var.
Kendi adaletini uyguluyor!
Çünkü cezalar caydırıcı değil.
Şimdi TBMM’nde görüşülüyor.
Güvenli sokaklar dendi, masum hayvanlar toplandı, hepimizin içi kanıyor. Barınaklar da açlıktan birbirlerini yiyor.
Bizim gibi inançlı insanlara “İt tapar” deniyor.
Bunları unutacak değiliz.
(Ak Parti’ye oy veren çoğunluk, it tapar diye aşağıladıkları kesim. Buna bende dahilim.)
İt tapar cümlesi çok ağır. İnsanın içini acıtıyor.
Burası Hindistan, Nepal, Kore, Çin veya Uzakdoğu ülkesi değil.
Biz çok tanrılı bir ülke de değiliz, Elhamdüllilah Müslümanız.
Sayın Cumhurbaşkanımıza yanlış bilgiler aktarılıyor, saray da konumunu ve işini kaybetmek, istemeyenler, doğruları saklıyor.
Bizi çok ama çok üzdüler. Kısırlaştırma olsaydı, bu günahlar işlenmeyecekti.

Türkiye’nin nur topu gibi yeni bir lideri oldu.
İlk başta biraz antipatikti ama şimdi herkes alıştı; “Özgür Özel” diyor.
Türkiye’yi karış karış gezdi, yasaklardan, özgürlükten, ekonomiden, yoksulluktan, emeklilerin çilesinden, söz ederken, ülkenin her yeri kazılan madenlerden, (Bu gidişle Afrika gibi olacağız, verimsiz topraklar) yani halkın içinde, milletin hislerine tercüman oldu.
Adaletin iyi işlemediğinden, mahkemelerin yargıçların, savcıların kararlarının tartışılır olduğunu sağır sultan biliyor.
hepsini dile getiriyor.
Yeni Parti’de tıpkı Ak Parti’nin ikinci dönemi gibi papüler isimler çıkmaya başladı. Ali Mahir Başarır, Mahmut Tanal, Murat Emir, Gökhan Günaydın, Murat Bakan, Tekin Bingöl, Burhanettin Bulut bunlar hem iyi eğitim almış hem de ağızları iyi laf ediyor.
Biri alınırsa, diğeri kaldığı yerden devam eder gibi görünüyor. Millet değişim istiyor.
Gittiği yerde Özgür Özel’i müthiş kalabalık karşılıyor, bunu sandığa taşırsa, iktidar olmaması için hiçbir neden yok!
Kim derdi ki bir gün Özgür Özel bu ülkede genel başkan olup iktidara koşacak?
***
Bu millet mağduru sever, yasaklı olan Recep Tayyip Erdoğan’ı Başbakanlığa taşıdı, oradan çıkarıp Cumhurbaşkanı yaptı.
Artık ‘muhtar bile olamaz’ demişlerdi son 13 yıldır Cumhurbaşkanı.
Yasakları delerek mücadele etti ve kazandı. Çünkü millet arkasındaydı.
*
Ak Parti ve kadroları daha önce ne yaşadıysa, misliyle CHP’den ayrılan bu kadroda aynısını yaşıyor.
Türkiye bu filmleri daha önce izlemişti.
Ama sonucuna millet iradesi karar verecek!
Ya iktidar edecek, ya tarihin çöp sepetine gönderecek.
Şu bir gerçek ki, artık herkes Yeni Parti’yi konuşuyor, çoğu da uzaktan seyrediyor, “sandıkta rengimi belli edeceğim. Sandığın başında sabahlayacağım” diyor.
Bakalım Mevlam ne eylerse güzel eyler.
Söylemeden geçmeyeceğim.
Yerel seçimlerden banko iktidar çıkan Özgür Özel, normalleşme adı altında, Recep Tayyip Erdoğan’la tokalaştığı gün bileti kesilmişti.
Yani o gün güçlü olduğu halde “Sarı Kızı” vermişti bile. Şimdi ne yaşıyorsa, o siyasetin ürünü...
|